Ural ATEŞER
Çoğunlukla günlük düşünenler, o gün hangi tarafın "adamıysa" ona göre yazar-çizerler... Kendileri dışındakileri de böyle değerlendirirler... Onlar için kendi "takımı" ve düşman "takım vardır... Onların takımından değilsen, düşman olursun hemen... Olayları anında ve o günün konjonktürel "tarafgirliği" dışında değerlendirme yetenekleri gelişmediği için, dün başka takımın, bugün başka takımın amigosudurlar... Yarın tekrar eski takımına dönmesi ya da yeni bir takım bulması da şaşırtıcı olmamalıdır... Futbol takımı amigoları kadar güvenilirlikleri de yoktur...
Dün gece bir kadim dost yazdı özel mesaj olarak... “Senin açıklama yapma hakkına saygılıyım, ama üslubunu eleştiriyorum, çok öfkelisin” diye yazıyor ve ekliyor, "bu İranlıyı herkes tanıdı, biliyor, bir tek sen kaldın tanımayan" diye... Gel de öfkelenme...
Bir haber paylaşıyorum sosyal medyada diyelim... Haber bir ekonomi gazetesinde, beni şaşırtan bilgileri içeriyor ve paylaşırken de şaşkınlığımı belirtiyorum... Bu paylaşımın altında insan ne bekler..."Bu haber tamamen yanlış... İçerik uyduruk..." denebilir mesela... Ya da "bak bu konuda başka bilgiler de var. Bu haberi yapanlar atlamışlar..." gibi bir şeyler olabilir değil mi... Hayır, paylaşımla ilgili tek satır yok paylaşımın altındaki yorumlarda... Karınlarındaki öfke ve kini kusmak için bekleyenler hemen şeytan taşlamaya başlamışlar... Yahu bir adamdan söz ediyorlar, benim paylaştığım haberde böyle bir adam yok... Hatırlatıyorum... Hala direniyorlar, "ama o adam hırsız..." Bu böyle devam ediyor... Bu bir tek örnek her gün yaşadıklarıma... La havle diyeceğim, oralara sığınma inancım olsa... Bunun üzerine, kadim dostum, "neden bu kadar öfkelisin " diyor... Gel de öfkelenme...
Sildim paylaşımı da, altındaki "şeytan taşlamalarını" da... Benim sayfamı şeytan taşlamak için kullanmalarına tahammül edemedim...
Aşağıya, bir kaç eski yazımdan notları paylaştım... Hafıza-i beşer nisyan ile malul olmasın diye... Zamanınız olursa okursunuz... Şeytan taşlayanları tatmin etmek değil amacım... Çünkü onlar işlerine geleni, işlerine geldiği gibi okurlar... Buyurun:
"...'Milli irade' toplumun çoğunluğu tarafından onaylanan iradedir... Toplumun tamamını ya da büyük çoğunluğunu kucaklamayan hiç bir irade MİLLİ İRADE olamaz... Bu 'kandırmaca', iktidara gelen her siyasal parti tarafından halka böyle yutturulmuştur...
Başbakan'ın milli irade diye satmaya çalıştığı şey, kendisine oy veren ve sırf seçmen yaşında olanların bile değil, seçime katılanların çoğunluğudur ki, bu 'çoğunluk' milli iradenin bir küçük küsuratıdır...
Legaldir... Yasalara ve demokratik kurallara göre bir çoğunluktur ve böyle olması da normaldir... Mutlak çoğunluğu sağlayan bir demokratik sistem bulununcaya kadar... Hükümetin bu çoğunlukla iktidar olmasına saygısızlık etmek hiç bir demokrata yakışmaz... Ama bunu milli irade olarak satmak da hiç bir hükümet başkanına yakışmaz..." (13.12.2013)
"... İçişleri Bakanı Güler, Hrant'ın öldürülmesi olayında İstanbul'daki en yüksek mülki Amir ve en önemli sorumlu... Anadolu Ajansı'na açıklamada bulunmuş: 'Maalesef bu operasyonun, yolsuzluk kılıfı altında sunulan son derece çirkin bir tuzak olduğunu değerlendiriyorum' buyurmuş... Yani oğlunun suçüstü yakalanmasını tuzak olarak değerlendiriyor... Bu şu demek oluyor ki, eve hırsızlığa giren hırsızı sakın yakalamayın ya da hırsıza 'tuzak' falan kurmayın... Çünkü hırsız, kendini savunurken, 'hakim abi, bunlar bana tuzak kurmuşlar...' falan diyebilir... Aman dikkat...
Yahu bunlar kendilerini çok akıllı, âlemi de aptal mı sanıyorlar... Halk Bankası operasyonunun arkasına saklanmaya çalışıyorlar... Oysa o iş ayrı, Bakan çocuklarının suçlandıkları şeyler ayrı..." (22.12.2013)
"... İçişleri Bakanı 'bu iş varsa, kafama sıkarım'' diyor. Bir bakan kafasına sıkacağına, soruşturmaların adilce yapılabilmesi için makamı işgal etmez, istifa eder... Yok, 'ben Başbakana istifa etmeyi teklif ettim... Karar Başbakanındır...' gibi masalları, serbest kalınca/kalırsa çocuğuna anlatsın... İstifa tek taraflı bir iradedir... İstifa edersin... O kadar... Kafana mı sıkacan, nerene sıkacaksan da sık ondan sonra istersen... Hırant'ın kafasına sıkılırken İstanbul'un en yüksek mülki amiri olan zat, hala bakanlık makamını işgal ediyorsa, hatta tüm kadro kararlarını veriyorsa bu işi kimseye yediremezsiniz... Hükümet kendisine Anayasa'yla tanınan tayin ve azil hakkını/yetkisini kullanır... Buna kimse itiraz edemez... Görevden aldıklarını da bu hükümet o mevkilere atamıştı... Şimdi de azlediyor... Hukuki ve siyasi sorumluluğu da hükümet taşır... Ama hakkında şaibeler olan ve bu şaibeler yıllar öncesinden beri var olan bir adamın bakanlığında, bu adamın yapacağı/yaptığı atamaları ve görevden almaları izah edecek hiç bir demokratik gerekçe gösteremez kimse... Hakkında şaibeler olan bir adamın hala Bakanlık koltuğunda oturması ve hatta kadro tasarruflarını yönetmesi, hükümetin boynunda ağır bir külfettir..." (24.12.2013)
"... Şimdi bu savaşta iki taraf da silahları kendi egemenliğine göre seçiyor... Bir taraf hamle yapınca, öbür taraf savcıları polis şeflerini değiştiriveriyor... 'Ayıp oluyor ama neden değiştiriyorsun polisleri ve savcıları' denecek bir ortam da yok böylece... İki taraf da her türlü silahı kullanıyor... Burada doğal olan bir şey yok ki biz de alışılmış kriterlere göre yorum yapalım... Bekleyelim bakalım... Ferdan Ergut'un teşhisi doğru: 'Bugüne kadar ahlaken bu kadar tefessüh etmişini' görmedik biz... Bilmediğimiz konular bunlar... Erken davranmamak gerekir derim... Bu kavgada 'yenen' gladyatörde de ayakta duracak hal kalmamış olabilir... Ortaya dökülenlere baksanıza, ayakkabı kutularında milyonlar, uçak dolusu altınlar...
Bu kavganın dışında durup ellerimizi ovuşturarak yesinler birbirlerini demek de var... Ama unutmayalım ki, böyle bir tavır bizim de ahlaken tefessüh ettiğimiz anlamına gelmez mi... Sonunda temizlenmiş, arınmış, her türlü spekülasyonu gereksiz bırakacak bir iktidar çıkmasını beklemek durumundayız... Gemi tamamen batarsa bizimde içinde olduğumuzu unutmadan... (*) Tefessüh etmek: Alçaklaşmak, bozulmak, çürümek..." (18.12.2013)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2020
27.01.2020
1.02.2020
29.12.2019
27.11.2019
12.10.2019
5.06.2019
3.06.2019
1.06.2019
24.04.2019