Yüksel TAŞKIN
Kâbus gibi günler geçiriyoruz. “Kuvvet haktır” fikrinin, “amaç uğruna her yol mubahtır” anlayışının normalleştiği; demokrasi adına bedeller ödeyerek elde ettiğimiz kazanımların, tek bir şahsın muhafızlığına soyunanlarca pervasızca dinamitlendiği, korkunç bir dönemden geçiyoruz.
Bir tarafta bal peteği içine düşen arı sarhoşluğu içinde dünyalık toplama hırsına mağlup olanlar, diğer tarafta, delil biriktirerek zamanı gelince şantaja soyunmayı vicdanlarına kabul ettirebilecek kadar körleşenler, tekme tokat birbirlerine girmiş durumdalar. Çamurun içerisinde kavga ederken, “fazilet için dövüştüklerine” inanmamızı bekliyorlar. Cemaat de AKP’nin bugüne kadar yaptığı yanlışlara büyük ölçüde ortaktır.
Kavganın taraflarının tam olarak ne yaptıklarını bilmedikleri, sürüklendikleri; sürüklenirken vicdan muhasebesi yapmadıkları; bunu “ferah” zamanlara öteledikleri, tuhaf zamanlardan geçiyoruz. Oysa bugün vicdan muhasebesi yapmadan, kendilerini inkâr bataklığına saplayanların, yarın içerisine daha da yuvarlanabileceğimiz çirkefte payları olacak. Aklanmak için adım atılması gereken gün bugündür. Yarın çok geç olacak.
Bugün “yeter artık!” diyemeyenler, yarın da ferah günler göremeyecekler. “Hele bu kavgayı bir atlatalım, sonra kendi yanlışlarımızı da düzeltiriz” demek lüksü kimsede yok. Hele AKP’lilerde hiç yok. Böyle giderse, yarın bu kavganın taraflarından hiçbirisi temiz kalamayacak.
Yarın AKP’lilere ve Cemaatçilere çocukları soracaklar: “Sizler inanç ve dava sahibi olmak iddiası üzerine bir hayat inşa etmiştiniz. Peki, inancınız adına savunduğunuz her şey darmadağın olurken ne yaptınız?” Bu soruları zamanında sormadığınız için çirkin bir kavganın içerisine düştünüz. Bu soruları sormaktan kaçarak, tüm bu yaşananlar içerisindeki sorumluluğunuzla yüzleşmeyi öteliyorsunuz.
En zor durumda olanlar AKP’liler. Salt menfaat uğruna görmemeyi, duymamayı seçenlere lafım yok. Benim sözüm, ağır bir travma geçiren ve gerçeği inkâr ederek, bu travmayı atlatacaklarını düşünen AKP’lilere.
AKP’nin yolsuzluk soruşturmalarını engellemek adına demokratik kazanımlardan, yargı bağımsızlığından, haberleşme özgürlüğünden tavizler vermesi ve otoriter bir Türkiye inşa etmesi, temiz kalmış AKP’lilerin çıkarına mıdır? Partinizi kurarken ortaya koyduğunuz iddialar ve bugün telaşla yapılmaya çalışılanlar arasındaki uçurumu nasıl kabulleneceksiniz?
Eğer bütün bu baskı araçları, acele ve telaşla devreye sokuluyorlarsa, ortada ağır bir suç olması ihtimali yüksek değil midir? Yapılması gereken, adil yargılanma koşullarını oluşturarak, suç isnat edilenlerin bizzat kendileriyle ilgili soruşturmalara gönüllü olarak gitmeleri değil miydi? Demokratik her devlette, üzerlerinde şaibe olanlar, kendi iradeleriyle aklanma yolunu seçmezler mi?
Eğer mevcut HSYK yapısı, adil yargılanma için umut vermiyorduysa, onu bütünüyle AKP’nin denetimi altına almak yerine, muhalefet partileriyle anlaşıp, daha demokratik bir yapıya kavuşturmak yolu seçilemez miydi? Şimdi tercih edilen çıkmaz yol, suçun örtülmek istendiği izlenimini yaratmıyor mu?
AKP, eğer bir şahıs veya zümre partisi değilse, partinize sahip çıkmak için bir “temiz eller operasyonu” başlatmanız gerekmez mi? Bir şahsa endekslenmiş partilerin yaşadığımız çağda alabilecekleri mesafe sınırlıdır. Bugün hayır deme cesaretini gösterirseniz, parti içi demokrasiyi oturtma ve temiz kalma şansınız olabilir. Yarın ise çok geç olacak...
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017