Yüksel TAŞKIN
22 Ekim günü Barış Meclisi bir basın toplantısı düzenledi. Bu toplantıda okunan bildiri, tarihe önemli bir not düşüyor. Barış Meclisi, barışı inşa edebilecek her kesimle konuşmaya çalışan bir yapı. Kapsayıcı olma gayreti çok olumlu. Son üç ayda ellerin tetiklerden çekilmesi için harcanan çabanın şahidiyim.
Ne var ki ülkedeki kutuplaşma bu arzuyu da dinamitliyor. AK Parti’ye yakın duran çok sayıda aydın ve siyasetçi, bu gidişatın gidişat olmadığının farkındalar. Ama öyle bir kilitlenme hâli yaşıyorlar ki, anlaşılır gibi değil.
Zaman dar siyasi hesaplar zamanı değil. İrademizi göstererek cesur olma ve kendi cenahımızın özeleştirisiyle harekete geçme zamanı. AK Partililer, eğer Çözüm Süreci’nin ülkemiz için yaşamsal bir proje olduğuna inanıyorsanız, lütfen barış için sesinizi yükseltin.
Aynı şey, CHP için de geçerli elbette. Çözümün nasıl olması gerektiği konusunda bu partilerin elbette farklılıkları olacaktır. Ama siyasi bir sorunun sadece siyasi yollarla çözülebileceği konusunda çok daha net tavır alabilirler.
Bildiriden bazı bölümler paylaşmak istiyorum:
“10 Ekim’de Ankara Barış Mitinginde 102 kişinin yaşamını yitirmesine, 500 yakın insanımızın yaralanmasına yol açan katliam Diyarbakır ve Suruç’tan sonra yeni bir milat oldu. Barışın inşasını kökten sarsan ve zora sokan yeni toplumsal sorunlara yol açtı. İnsanlarda barışamama duygusunu ve düşüncesini derinleştirdi. Farklı kesimlerde ‘bunlarla barış olmaz’ sözünü fazlasıyla duyar olduk. Karşılıklı güvensizlik büyüyor.
Bu, çözümün bedelini ağırlaştırıyor ve yolumuzu uzatıyor. 30 yılı aşan savaştan çıkarılan dersleri bir çırpıda unutmak ve ağır bedeller ödediğimiz yöntemlere dört elle sarılmak aklın yolu olmaz. Nefret, öfke ve güç gösterisine dönüşen bu savaşı durdurmakta geciktiğimiz her an, zifiri karanlığa daha fazla yaklaşıyoruz.
Bu nedenle bu gidişatı durdurmak zorundayız. Mümkün olan en kısa sürede yeniden kaldığımız noktaya dönülmelidir. Herkes artık Yeni Çözüm Süreci’nin eski gibi olmayacağının farkında. Türkiye’nin ve hepimizin bunun nasıl olacağını konuşmaya, tartışmaya ve çözüm yolunu bulmaya ihtiyacı var. Buna mecburuz. Barış herkese lazım. Bundan kaçış olamaz. Dünyayı yeniden keşfetmeyeceğiz. Dünya deneyimlerinden ve iki yıl süren Çözüm Süreci’nden çıkarılacak derslerle kendimize has Yeni Yol Haritası oluşturmalıyız.
Ancak bütün bunlar için zamana ve sükûnete ihtiyacımız var. Önce ölümlerin önüne geçilmedir. Ankara Katliamı’nın olduğu 10 Ekim 2015 tarihinde KCK tarafından 1 Kasım seçimlerine kadar geçerli olacak Tek Taraflı Eylemsizlik açıkladı. Hükümet ise, bunu muhatap almadığını, askeri ve siyasi operasyonları sürdüreceğini açıkladı. Nitekim aynı günün akşamı Türkiye yastayken askeri ve siyasi operasyonlar yapıldı. Eylemsizlik karşılık bulmadı. Ölümler sürüyor. Eylemler durmadı.
…
Şimdi yapılması gereken şudur: KCK eylemsizlikte ısrar etmeli, parmağını ettikten çekenlere karşı yapılan operasyonlar durdurulmalı, çatışmasızlığa dönmek için Abdullah Öcalan ile görüş sağlanmalı ve yeni bir çözüm iradesinin ortaya çıkaracak bir seçim süreci yaşanmalıdır. Bu ancak Hükümet ve ana muhalefet partisi başta olmak üzere bütün partilerin, sivil toplum örgütlerinin ve seçmenin kendi sorumluluklarını doğru ve zamanında yerine getirilmesi halinde başarılabilir.”
TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017