Abdurrahman Dilipak
İnsan çok zalim ve cahildir. Kitap “Allah’ın cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmeyeceğini” söyler. İnsanların çoğu da zalim ve cahildir. İnsanoğlu sabretmeye meyyal değildir ve acelecidir. Onun için kitap “…sabredenler ve sabrı tavsiye edenler”den sözeder. Yaratan yarattığı kulu tarif ederken kitabında “insanın menfaatine çok düşkün” olduğunu söyler. Menfaatçilerden sakının. İnsanın önünde onu cehenneme sürükleyen yolda bir diğer zaaf noktası “İnsanoğlunun haris (ihtiras sahibi/Muhteris) olması ve cimri”liğidir. İnsanlar “kıskanç ve haseddir”ler. İnsan bu konularda zayıf yaratılmıştır. Ve bu belalardan ancak iman, ahlak ve ilimle kurtulabilir. Bu hastalıklara yakasını kaptırırsa “Belhum adal” olma yolunda ilerler, değil ise “ekmel-i mahlukat”, “eşrefi mahlukat olma yolunda ilerler.. Yaratılış gayesi ile barışır ve münevver olur, irfan sahibi olur.
Ama öte yandan, Allah bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek ister. Mecazi anlamda O’nun halifesi, yani rızasının tecellisinin vesilesi oluruz.
Bu anlamda kimse kendi nefsine güvenmemeli. İnsanoğlu haddini bilmelidir. Hiçbirimizin varlığı, hiç kimsenin arzularının gerçekleşmesinin ya da korkularından emin olması için yeterli değildir. Allah’ın kimsenin yardımına ihtiyacı yok. Kendini ya da bir başkasını bu anlamda mutlaklaştıranlar yaptıkları şeyin üzerinde yeniden düşünmeleri gerek.
Biz yokken de bu dünya dönmeye devam ediyordu, biz göçtükten sonra da dünya devam edecek, ta ki kıyamete kadar.
İnsanoğlu ne kadar faydasız işlerle ömür tüketiyor.
Faydalı şeyleri ise hemen silaha döndürüyoruz. Uzayı keşfe çıktık, bilim, GENOM derken, atom altı parçacıklara ulaştık. Madde’nin 4. halini keşfettik, maddenin yapısını dönüştürebiliyoruz artık. Hücrenin sırrını büyük ölçüde çözük gibi. Sahi geriye ne kaldı. Bilişim deseniz, dünya artık global bir köy.
Zenginlik ve fakirlik ya da her şey Allah’ın iradesinin içinde, biz O’nun rızasına tabi olmalıyız. Haramlardan ve mekruhlardan sakınmalı ve helal ve mübah dairesinde kalmalıyız. Azimeti kendi nefsimize, ruhsatı kardeşlerimize öğütlemeliyiz.
Yaratılmış, beşeri ve maddi olan hiçbir şey mutlak ve vazgeçilmez değil. Baki olan yalnız Allah’tır. Bir ve tek olan Allah’tır. Öncesi ve sonrası olmayan, mekâna ve zamana bağlı olmayan sadece O vardır. Doğmamıştır ve doğrulmamıştır. O’nun varlığı, beşeri olanın idraki dışında kalır. Kaldı ki biz sivrisinek misalinden bile yeterinde bir ders çıkartmamışken neyi konuşacağız.
“Şu geldi şöyle oldu”, “bu giderse böyle olur” gibi kurgulardan aklımızı kurtarmamız gerek. Determinizmi din edinemeyiz. Sünnetullaha ve eskilerin tecrübelerinden ve bize verilen bilgilerden yola çıkarak bir takım kestirimlerde bulunabiliriz. Ama unutmayalım ki bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şeri gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmeyiz Allah bilir. Herkes için ancak yaptığının karşılığı vardır.
Sahi, daha önce de sordum: Babam kız olsaydı ben kim olurdum.
Bir ara yine yazmıştım: Talut- Calud olayını nasıl anlayacağız? Hz. Ömer Halid b. Velid’i niçin azletmişti. Adamın hiçbir eksikliği yoktu, yanlış da yapmamıştı, şikâyet de yoktu. Ama Hz. Ömer Halid b. Velid’i azletti. Çünkü Müslümanlar zaferi Allah’tan değil, Halid b. Velid’den bekliyor olacaklardı. Hz. Ömer, zaferin Allah’tan geldiğini anlatmak için Halid b. Velid’i azletti. Zafer de yenilgi de Allah iradesi içindedir. Şüphesiz Allah cahillere, zalimlere, fasıklara, münafıklara, müfsitlere yardım etmeyecek. Onların üzerine pislik yağdıracak, onların işlerini sarp dağlara sardıracak.
İnsan ne anlamsız korkulara kapılıyor, ne garip heva ve hevesler peşinde koşuyorlar. İnsanoğlu çoğu zaman kaçtığını sandığı şeye doğru koşar aslında.
Düşünün bir: Kaderinizi mi değiştireceksiniz. Haşa! Ben kaderiyeci değilim. Hani akıllı olmayı erdem kabul edip akılcı olmaktan kaçınmak gibi bir şeyden söz ediyorum. Allah Kadir-i Mutlaktır değil mi? Allah mutlak iktidar ve irade sahibi, “ol” deyince olduran “öl” deyince öldüren, ezeli ve ebedi olan değil mi olan eceliniz gelmeden ölmeyeceksiniz ve onu bir saniye bile geciktiremezsiniz. Rızkınızdan 1 gram az ya da çok yemeyeceksiniz. Bu yediklerinizin helal ya da mübah ya da haram veya mekruh olup olmadığı sizin imtihanınızla ilgili, irade-i cüz’iyenizle verdiğiniz bir karardır.
Gereksiz korkular, basit heva ve heveslerle hayatımızı zehir ediyoruz aslında. Gereksiz korkular üretiyoruz, ihtiraslarımız peşinde koşarken aslında ömür tüketiyoruz.
Hiçbir ölümlüye bel bağlamayın. Göklerin hazinesinin anahtarı Allah’tan başka kimsenin elinde değil. Allah kullarını görür, duyar ve bilir. Peygamberler aracı değil elçidir. Âlimler ve zahidler Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesidirler. Din ve devlet büyüklerinizi İlah ve Rab edinmeyin.
Allah’ın ipinden tutunanlar kurtuluşa erenlerden olacaktır. O’nun ipini bırakanlar ise helak olacaktır. Hiç kimse Allah’ın iradesinin dışında değildir. Hayır da şer de O’nun iradesi içindedir. İman edenler ise O’nun iradesi içinde aynı zamanda rızasına tabidirler. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden helak olmak” istemiyorsak, haksızlıklar karşısında susanlardan olmayacağız.
Başımıza gelen şeyler ya yaptıklarımızın karşılığıdır, ya da bir imtihandır. İmtihan şekli ise malımız, canımız ve sevdiklerimizle eksilterek ve artırılarak olabileceği gibi, Allah zalim ve müfsid birilerini başımıza musallat ederek, onların azabını artırırken de bizim ellerimizle onları cezalandırmak ve mazlumlara yardım ederek bizim derecemizi yükseltmek istemektedir. Dolayısı ile O’nun her işinde bir hikmet ve ölçü vardır.
Hepimizin tüm işlerinde, devlet idaresinden, sosyal sorumluluklara, ticaretimizden aile hayatımıza kadar, her alanda bu ilkeler üzerinde düşünüp, birbirimize nasihat ederek, yardım ederek Hakk’ın rızası istikametinde yolculuğumuza devam etmeliyiz. Yoksa halimiz yaman!
Selam ve dua ile.
Not: 1- Murat Ülker, Şehir Üniversitesi ile ilgili, iletişim danışmanı aracılığı ile açıklama gönderdi. Bütün taahhütlerini yerine getirdiğini ve kurumların yönetim kadrolarının farklı olduğunu ve herkesin kendi kararlarını kendilerinin verdiğini söylüyor. Bu bir, ikinci bir konu da Şehir Üniversitesi ile Halk Bankası arasındaki kredi anlaşmazlığına kendilerinin taraf olmadığını belirtiyor.
Not: 2- Osman Kavala avukatı aracılığıyla, geçen gün iş ve siyaset dünyasındaki kişilerin aile ilişkileri ile ilgili yazımdaki alıntı bilgiler hakkında kendisi hakkındaki birtakım iddianın doğru olmadığını söylüyor, cezaevinden gönderdiği mesajında. İddia şu idi: Muhammed Dahlan’ı tanıdığı, 15 Temmuz sürecinde 2 kez görüştüğü, Dubai’deki toplantıya FETÖ’cülerin de katıldığı iddiaları. Kavala bunları reddediyor. 30 yıldır Dubai’ye gitmediğini, Dahlan’ı tanımadığını, PKK’ya yardımının ve FETÖ ile ilişkisinin söz konusu olmadığını söylüyor.
Bilgilerinize.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024