Ahmet ALTAN
Önce Bülent Arınç “Oslo sürecinin devam edebileceğini” söyledi, sonra Başbakan da kapının Oslo’ya açık olduğunu vurguladı, ardından Adalet Bakanı Ergin, Abdullah Öcalan’la da görüşülebileceğini belirtti.
Bunlar çok önemli bir gelişmenin işareti bence.
Hükümet “Oslo sürecine” yeşil ışık yakıyor.
Yeniden Oslo’ya dönülebilir mi, dönülürse oradan bir sonuç çıkar mı bilmiyorum.
Kandil, Apo’suz savaşabileceğini gösterdi ama onların Apo’suz barışabileceğini sanmıyorum.
Birincisi, “barış” için savaş için olduğundan daha kuvvetli bir liderlik ve irade gerekiyor.
İkincisi, PKK yönetimine şu anda “yönetebilecekleri bir toprak parçası vermek” dışında önerilebilecek onlar için avantajlı bir teklif gözükmüyor.
Üçüncüsü, Kandil Ortadoğu’daki ve Suriye’deki gelişmelerden sonra “o toprağı” silahla alabileceklerine inanmış vaziyette.
Dördüncüsü, savaş sürdükçe Apo’nun etkisinin azalacağını, kendi etkilerinin artacağını biliyorlar.
Bütün bu “varsayımlarımdan” çıkan sonuç da PKK yönetiminin “barışı” artık pek istemediği.
Üstelik PKK’nın savaşı kazanmasına yetecek bir halk desteği yok ama savaşı daha epeyce sürdürmesini sağlayacak kadar bir halk desteği var.
Eğer hükümet savaşın bitmesini Kandil’e endekslemeye devam ederse bu savaş kolayından bitmez benim görebildiğim kadarıyla.
Kandil’in bütün olumsuz yaklaşımlarına rağmen hükümetin “Oslo süreci” konuşmalarını önemli kılan, siyasi iktidarın, İçişleri Bakanı’nın “son PKK’lı da öldürülene kadar savaş” türünden saçmalıklarından yolunu ayırdığını göstermesi.
Hem kendisinin hem ülkenin barışa ihtiyacı olduğunu fark etmesi.
İktidarın ne kadar samimi olduğunu bilemeyiz.
Ama burada iktidarın “niyetinden” de “samimiyetinden” de daha güvenilir başka bir ölçü var, ihtiyaç.
Kandil’in aksine hükümet varlığını sürdürebilmek için barışa muhtaç.
Bu ölümleri daha fazla taşıyamaz.
Metropoll Şirketi’nin araştırması, şiddetin ve savaşçılığın Erdoğan’a Çankaya için istediği desteği sağlamadığını ortaya koydu.
Büyük bir ihtimalle AKP’nin elinde de benzer araştırmalar bulunuyor.
Bu gerginliğin AKP tabanını da huzursuzlandırdığını fark etmiş olmalılar.
Süratle barışa ve demokrasiye dönmezlerse, yaklaşan ekonomik krizle birlikte bütün siyasi hesaplarının altüst olabileceğini görmeye başladılar sanırım.
Çankaya ve başkanlık yolu “savaştan ve gerginlikten” geçmiyor.
İhsan Dağı dün, AKP tabanının “4+4+4” ve Suriye politikalarını tasvip etmediğini ve bunun “ilk kez”olduğunu söylüyordu.
AKP tabanı “ilk kez” kıpırdanıyor çünkü bugüne kadar o tabanın isteklerini geçekleştirmeye çalışan hükümet, şimdi o tabanın isteklerini bir kenara bırakıp kendi isteklerini hem AKP tabanına hem de bütün ülkeye dikte ettirmeye kalkıştı.
İktidar partisinin tabanı böyle bir gerginlik istemiyor, bu gerginlikten bir çıkarı yok.
Sanırım, iktidar bir yıldan biraz fazla süren “çılgınlık” döneminden çıkıp yeniden hayatın gerçeklerine dönüyor.
Bu gerçeklerden biri de işte “barış” ihtiyacı.
Bu barışı Kandil ile sağlamanın pek mümkünü yok ama İmralı’da kapalı duran Apo’nun Kandil üzerinde olmasa da Kürt halkının önemli bir kısmı üstündeki sihirli gücü sürüyor.
Silvan baskını öncesinde yaptığı açıklamaları ve yakın bir zamanda kardeşine söyledikleri, Öcalan’ın“barışı sağlayan lider olmaya” adaylığını koyduğunu gösteriyor.
Apo, anlayabildiğim kadarıyla, PKK’nın savaşı sürdürecek gücü olduğunu ama savaşı kazanacak gücü olmadığını görüyor, imkânların elverdiği bir dönemde en fazla kazanımla bu savaşı bitirmek istiyor.
Eğer hükümet barışı gerçekten istiyorsa ve bunu sağlamakta Apo’nun ne kadar etkili olabileceğinin de farkındaysa, Apo’ya barışı sağlayabileceği bir ortamı da yaratmalı.
Apo, İmralı’da parmaklıkların arkasında olduğu sürece Kandil’e söz geçiremez, Silvan’da bunun örneğini gördük, Kandil açıkça Apo’ya karşı çıkamaz ama onu sürekli biçimde etkisizleştirir.
Bunun çözümü Apo’nun herkesle görüşebileceği, barış için ağırlığını koyabileceği biçimde ev hapsine çıkarılması.
Böyle bir hamle hem Kürt halkına büyük bir güven verir, hükümetle ilgili “samimiyet” endişesi ortadan kalkar, hem de Apo’nun gücü ve karizması sayesinde barış görüşmeleri çok daha somut adımlarla yürür.
Oslo görüşmelerinin “pazarlık konularından” biri “Apo’nun ev hapsine” çıkmasıydı, bunu gerçekleştirmek için barış görüşmelerinin bitmesini beklemek yerine, bunu o görüşmelerden önce gerçekleştirip barışı daha somut ve güvenilir biçimde tartışmak daha iyi değil mi?
Ben Apo’nun hâlâ “kilit” adam olduğuna inanıyorum ama her geçen gün onun ve onunla ulaşılabilecek bir barışın aleyhine işliyor.
Kürt meselesinde devlet hep gelişmelerin gerisinde kaldı.
Bu sefer de gelişmelerin önüne geçip, barışın yolunu açmanın daha iyi olacağını düşünmek, çok mu yanlış bir düşünce olur?
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018