Ahmet ALTAN
O, on iki yaşındayken onun bir ismi vardı, açıkça yazılabilen bir ismi.
İsmini on iki yaşındayken kaybetti.
Sekiz yıldır artık N.Ç. olarak bahsediliyor ondan.
Kimse bir kız çocuğunun adını kaybetmesini yadırgamıyor.
Hayatın içinde bir “rumuza” dönmesine şaşırmıyor.
Her şeyi bir yana bırakın sadece bir çocuğun “adını çalmak” bile çok ağır bir suçtur bence, sırf bunun için bile buna sebep olanlar ağır cezalara çarptırılmalıdır.
Ama çarptırılmazlar.
Üstelik adını değil her şeyini çalarlar çocuğun ve gene de kolayca sıyrılırlar işin içinden.
Yıllarca önce Adana’da küçük bir çocuğun başına da aynı şey gelmişti.
Gene yazmıştım.
Sonra mahkûm oldum hakaretten.
Sanıkların hemen hepsi “devlet görevlisiydi” ve her şeyin beş altı yaşındaki çocuğun “kendi isteğiyle olduğu” söylenmişti.
N.Ç’nin sırayla ırzına geçen yirmiden fazla erkek de, “kızın her şeyin farkında olduğu”gerekçesiyle en alt sınırdan cezalandırıldılar.
Yargıtay da onayladı bu anlayışı.
Hukukumuz, şehrin ileri gelenlerinin “her şeyin farkında” olan çocukların ırzına geçmesine cevaz veriyor.
Bir ülkenin hukuku, sahipsiz çocukları değil de onların ırzına geçenleri korursa, o çocukları kim koruyacak?
Kime sığınacak o çocuklar?
Küçücük yoksul çocukları bulup onları “devlet görevlilerine” pazarlayanlar kimden korkacak?
Kimseden.
Rahatça satacaklar çocukları.
O küçük çocuklar “her şeyin” farkındaymış, onlar her şeyin farkında değiller, yoksul olduklarının, aç olduklarının, yiyecek bir şeylere, ekmeğe, paraya ihtiyaçları olduğunun farkındalar sadece.
Onlara kimsenin sahip çıkmadığının farkındalar.
Bizim hukuk da bunun farkında değil.
O çocukları korumak zorunda olduğunun farkında değil.
Tecavüzcüleri korumanın tecavüzleri arttıracağının farkında değil.
Allah bilir böyle kaç çocuk hoyratça harcanıp gidiyor bu ülkenin içinde.
İnsanlarına değil de “devletine ve devletinin görevlilerine” sahip çıkmak için kurulmuş bir hukuk sisteminin kaçınılmaz sonucu bu.
Burada kimsesiz yoksul çocuklar, isimlerini, bedenlerini, hayatlarını kaybederler.
Bir de üstelik “her şeyin farkında” oldukları söylenir.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, haklı bir isyanla “Yargı bu kararın utancı altında ebediyen lekeli kalacak” diye yazmış.
Bir “leke” olduğu doğru ama o “leke” sadece yargının lekesi değil, hepimiz lekeliyiz, çocukların başına böyle şeylerin defalarca geldiği bir toplumda kim lekeden azade kalabilir?
Bir konferansta konuştuğu için profesörleri, yazarları “örgüt üyeliğinden” hapseden, çocukların ırzına geçenlere ise şefkatle davranan bir hukukun, adaletin, yargının olduğu ülkede hangimiz lekesiziz?
Bir ülkede insanları hapse atıp, “onlara niye hapse atıldıklarını bile söylemeyen” bir hukuk sistemi varsa, tecavüzcülerden değil profesörlerden korkan bir hukuk sitemi varsa, bir davada uyduğu ölçüye diğer davada uymayan bir hukuk sistemi varsa, ırzına geçilen çocukları “her şeyin farkında”olmakla suçlayıp tecavüzcüleri kurtarmayı amaçlayan bir hukuk sistemi varsa kim lekelenmekten kurtulabilir?
Lekeli bir toplum bu.
Çocukların hayatlarını, bedenlerini, isimlerini çalan bir toplum.
“Her şeyin farkında” olan ama ses çıkarmayan bir toplum.
Kendi sessizliğinin ve insafsızlığının yükünü “her şeyin farkındalar” diye çocukların üstüne yıkan bir toplum.
Çocukları değil tecavüzcüleri koruyan bir toplum.
Çocukların birer “rumuza” dönmesini yadırgamayan bir toplum.
Bütün bunları bile bile hukuk sistemini hâlâ değiştirmeyen bir toplum.
Bir gün bu toplum kendi gerçeğiyle yüzleşecek.
O zaman önce hukuk sistemini değiştirecek.
O gün geldiğinde, çocuklar kurtulacak, günahlarımızın ve lekelerimizin tümünden değilse de bir kısmından aklanacağız.
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018