Ahmet TAKAN
Ankara/Çubuk Akkuzulu köyü... Acı bir günde, şehidimizin ebediyete uğurlandığı günde tatsız bir şekilde adını tüm Türkiye duydu. Gerek CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gerekse köylülerin açıklamalarına bakılırsa, Pazar günü yaşanan tatsız olayda köy sakinlerinin bir günahı yok. Dışarıdan getirilen gruplar var... Cami avlusuna ustaca yerleştirilmiş bindirilmiş kıtalar var. Zaten, medyaya yansıyan video görüntülerine bakılınca Kılıçdaroğlu'na düzenlenen linç girişiminin önceden planlanmış organize bir eylem olduğu kolayca görülüyor.
Yanıtlanması gereken çok soru var... Ancaak!.. Bir soru var ki, herkesin çok dikkatle düşünmesi gerekiyor; bu adice düzenlenen linç girişimi kimin/kimlerin işine yarıyor?.. Üstelik bu soruya cevap ararken, sadece YSK'nın İstanbul seçimleri için karar arifesinde olduğu hususuna saplanıp da kalmayın!.. "YSK'ya İstanbul seçimlerini iptal etsin diye baskı kuruluyor" tezleri işin çok ama çok kıyısında kalır. Hatta buna kargalar bile güler!..
Tam bu noktada, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yaptığımız geçmiş olsun ziyaretinde - daha detaylı incelemek için- bugüne sakladığım bir anekdotu aktaracağım. Kılıçdaroğluna, kurtulmak için sığındığı evde neler yaşadığını sorunca şu cevabı almıştık;
"Diyaloglar iyi idi. Baba Mansur beye, eşi AKP'ye oy vermiş. Aile içinde bir denge de var. Biraz korktular; evimiz taşlanır, yanar, fakiriz diye paniğe kapıldılar... Polisler, emniyet genel müdürü 'öyle bir şey olmaz' diye söylediler. Küçük çocukları var. Muhammed, sağ olsun su getirdi, geldi sarıldı, elimi öptü ben de ona sarıldım."
Bir noktanın altını kırmızı kalemle çizmekte fayda var. Seçim öncesi Cumhur İttifakı'nın paydaşlarının söylemleri yüzünden ve 31 Marttan sonra anlamsızca tekrarlanan İstanbul'daki oy sayımları ile devam eden gergin hava R. Erdoğan'ın geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı "Türkiye İttifakı" çağrısı ile bir nebze de olsa yumuşamıştı. Gelgelelim, MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli'nin geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günleri yaptığı hakaretler de içeren konuşmaları, ülkede siyasi tansiyonun düşmesine müsaade etmeyeceğini apaçık gösteriyordu. Hele, "ülke bazlı ittifak olmaz" diyen Bahçeli'nin, "Türkiye İttifakı'ndan bahsetmek kafamızdaki soru işaretlerini çoğaltmıştır" demesi siyaset kulislerini allak bullak etmişti. Bahçeli'nin bu sözlerinin ne anlama geldiği, nereye konulacağı tartışma konusu haline gelirken Pazar günü öğleden sonra Akkuzulu'da meydana gelen linç girişimi ile Türkiye allak bullak oluyordu.
"Beka", "beka" diyenler acaba "Türkiye İttifakı"na neden karşı çıkıyordu?.. Pelikancılar tasfiye edilmesin diye mi?.. Türkiye ekonomik krizden çıkması diye mi?.. Türkiye'ye fayda getirmeyeceği çok net anlaşılan partili başkanlık sisteminden geri dönüş olmasın diye mi?.. Yargı tekrar bağımsızlığına kavuşmasın diye mi?.. Ülkenin kaderinin bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak sözlere bağlı kalmasına devam etmek için mi?.. Parlamenter rejimin hak ettiği güce kavuşmasını engellemek için mi?.. Hukuk devletine dönüşün bir daha asla mümkün olmaması için mi?.. Yamultulan anayasanın düzeltilmesine fırsat tanınmasına izin vermemek için mi?.. Devlette liyakat sistemine bir daha asla geri dönüş olmasın diye mi?.. İnsan hakları, fikir ve ifade özgürlüğü bir daha kimsenin aklına gelmesin diye mi?...Yoksa!.. Hiçbir sorumluluk taşımadan iktidar ortağı olunan bu çarpık düzen devam etsin, küçük koltuklarımızda rahat rahat oturalım diye mi?...
Bu soruları çoğaltabilirsiniz... Ama ortada duran çok kolaylıkla görülebilen bir gerçek var;
"Türkiye İttifakı" gerçekleşirse, Devlet Bahçeli siyaset sahnesinden tasfiye edilecek, temsil ettiği çarpık zihniyetle birlikte!.. Türk milletinin 31 Mart seçimlerinde yaptığı ustaca tercihlerle bu açıkça ortaya çıktı. "18.81" diye yapılan ebced hesabına Türkiye'de herkes gülüyor. 31 Mart sandığından çıkan ince mesaj çok net ve bunu Erdoğan da çok iyi okudu. O yüzden "Türkiye İttifakı" çağrısını yaptı. Ha!.. "Erdoğan, kendi koltuğunu kurtarma telaşına düştü" diyebilirisiniz. Haklı da olabilirsiniz. Ancak, Türkiye'nin ve Türk milletinin geleceği, bekası, basit koltuk hesaplarından çok ama çok daha önemli. Duygularımızın, kinlerimizin, aşk ve nefretlerimizin esiri olmamalıyız. Türkiye için en iyi en faydalı siyasi formülde birlik ve beraberlik içinde hareket etmeliyiz. Uzun yıllar hasret kaldığımız, ihtiyacımız olan kavgayı değil uzlaşmayı denemeliyiz. Millet İttifakı bunun en iyi örneği oldu. Bunu bir aşama daha öteye götürmeliyiz... Aynı zamanda, Erdoğan'a da iktidarı içindeki asalaklardan ve çetelerden kurtulması için bir şans tanımalıyız. Son bir şans vermeliyiz!.. "Kır zincirlerini" deyip toplumun her kesimini kucaklamasının, ötekileştirmeden, düşman kamplar inşa etmesinden vazgeçmesi için akılcı bir formül bulmasına yol açmalıyız. Erdoğan'ın Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ile uzlaşmacı bir şekilde çalışması ve tüm Türkiye'ye eşit şeklide hizmet edilmesine olanak sağlayacak siyasi formüller bulmasına yardımcı olmalıyız.
Eğer bunları akılcı bir şekilde devreye sokabilirsek sonrası ne olur?.. Bence, partili başkanlık sistemi terk edilir, yarı başkanlık sistemi gelir, demokrasi rayını oturtularak, parlamento hak ettiği etkinliğe kavuşur. KHK'larla idare edilen bir ülke olmaktan çıkarız. Ve, her şeyden önemlisi unuttuğumuz adil yargı sistemine kavuşuruz. Ekonomik krize gelince...Demokrasinin tekrar rayına oturduğu bir ülkeye para gelmemesi, yatırım yapılmaması için bir neden kalır mı?..
O yüzden, Kemal Kılıçdaroğlu'nun o tatsız olayda yaşadığı ve bizleri aktardığı anekdotu köşeye taşıdım. O, Akkuzulu köyünün fakir evinde kurulan denge neden tüm Türkiye'ye örnek olmasın?.. Bence, Kılıçdaroğlu, bunu bilinçli olarak kamuoyu ile paylaştı. Sağduyu ve tüm siyasi hesaplardan uzak durarak hareket etti. Zaten, ekonomik krizden çıkış için taşın altına eline sokacağının mesajlarını veriyordu, Erdoğan'a yanlışlardan dönebilmesi için açık kapı bırakıyordu. Belki, Akkuzulu köyünde yaşanan bu büyük tatsız olay Türkiye'nin kaderi için iyi bir çıkış vesilesi olur. Belki, adı tarihe "Akkuzulu İttifakı" olarak geçer. Neden olmasın?...
Kaynak Yeniçağ: Akkuzulu'dan yeni bir ittifak çıkar mı?... - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021