Akın ÖZÇER
Bu Pazar Endülüs’te, resmi adıyla Andalucía özerk topluluğunda parlamento seçimleri var. İspanya’nın en kalabalık (8.5 milyon) özerk topluluğu olan Andalucía aynı zamanda “tarihi milliyet” statüsü taşıyan dört özerk topluluktan biri ve bunlar arasında tek ayrılıkçı eğilimlere sahip olmayanı. O bakımdan buradaki özerk parlamento seçimlerinin sonuçları Kasım/Aralık itibariyle yapılacak İspanya genel seçimleri için önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
“İspanya Yunanistan değil” başlıklı yazımda aktardığım gibi, Halkçı Parti’nin (PP- Partido Popular) salt çoğunluğa ulaştığı 2011 genel seçimlerinden bu yana, ciddi sosyal sorunlara yol açmış bulunan ekonomik kriz ve iktidar partisine kadar uzanan yolsuzluk (B kasası) iddiaları İspanyol seçmenin tercihlerini köklü biçimde değiştirmiş görünüyor. Anketler, iktidar partisi PP ve ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) ciddi oy kayıpları olduğunu ve iki yeni siyasal partinin hızla yükseldiğini ortaya koyuyor.
Seçmenlerin önemli bir bölümünün tercihine en azından kamuoyu yoklamalarında mazhar olan yeni partilerden biri, sosyalistlerin solundan geldiği ve benzer politikalar savunduğu için Yunan iktidar partisi Syriza’ya benzetilen Podemos. Diğeri ise sağdan gelen, Katalan kökenli ama Katalan milliyetçiliğini reddeden, kendini “anayasacı, post-milliyetçi ve ilerici” olarak tanımlayan Yurttaşlar/ Yurttaşlık Partisi (C’s-Ciudadanos /Partido de la Ciudadanía).
Bu iki parti geçen yılki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde dikkat çeken oy artışları yaşamıştı. Ama katılımın düşük kaldığı AP seçimleri ulusal düzeydeki seçimler için bir ölçü olmadığı ve Podemos ile C’s asıl yükselişlerini daha sonraki dönemde yaptığı için anketlerin sandığa nasıl yansıdığı ilk olarak Andalucía seçimlerinde ölçülebilecek. Bu seçimler Podemos ile C’s’in ilk ciddi sınavları bir bakıma.
Aslında Andalucía seçimleri sadece bu iki yeni parti değil, ayrıca PP ve özellikle bu bölge geleneksel olarak kalesi olduğundan PSOE için de önemli bir sınav niteliği taşıyor. Bu sınav bu iki iktidar alternatifi partinin ve özellikle PSOE’nin ne kadar oy alacağından çok, kiminle nasıl iktidar olabileceğini görmek bakımından da önem taşıyor.
Bu söylediklerimi somutlaştırmak için Andalucía siyaset arenasına daha yakından bakmakta yarar var kuşkusuz.
Sosyalistlerin kalesi Andalucía’da son durum
İspanya’nın demokrasiye geçtiği 1982’den bu yana özerk hükümet hep sosyalistlerin elinde oldu. Bu durum, 2012 seçimlerinde PP, PSOE’den 3 sandalye daha fazla (50) aldığı halde değişmedi. Andalucía, 8 bölgeden (provincia) nüfuslarıyla orantılı olarak belirlenen toplam 109 parlamenter seçiyor. PP 2012’de tarihi seçim başarısını kazandığı halde salt çoğunluğa (55) ulaşamadığı için iktidar olamamış, özerk hükümeti PSOE parlamentoda 12 vekille temsil edilen üçüncü parti Birleşik Sol/Yeşiller koalisyonu (IULV-CA) ile kurmuştu.
Metroscopia’nın 14 Mart tarihli son anketi özerk parlamentoda bundan böyle üç değil beş partinin temsil edileceğini ortaya koyuyor. Podemos ve C’s’in parlamentoya girmesiyle tablo haliyle geleneksel partilerin aleyhine değişiyor. En çok oy (yüzde 15, 6) ve parlamenter (21) kaybeden parti PP. Anket, PP’nin iktidar olma olasılığının fiilen ortadan kalktığını ortaya koyuyor.
Sosyalistlerin oy ve parlamenter kaybı PP’ye oranla çok daha düşük görünüyor. Ankete göre PSOE bu defa yüzde 36.7 oyla 45 parlamenter çıkarıyor. Salt çoğunluğa ulaşarak hükümet kurmak için sadece 10 sandalyeye daha ihtiyacı var. Eski ortağı Birleşik Sol yüzde yaklaşık 3 oy ve 4 sandalye kaybettiği için sosyalistlerin eksiğini aritmetik olarak tamamlayamıyor. Ama bu o kadar önemli değil zira seçimlerin 2016 yerine bu yıl yapılıyor olmasının nedeni PSOE ile ortağı arasında baş göstermiş olan anlaşmazlık. Özerk hükümet (Junta) Başkanı Susana Díaz Ocak sonunda aldığı erken seçim kararına ortaklarına duydukları güvensizliği gerekçe olarak göstermişti.
Metroscopia anketine göre, iki yeni partiden Podemos yüzde 14.7 oyla 15, C’s ise yüzde 11 oyla 12 parlamenter çıkarıyor. Özerk parlamentoda yoktan var olan her iki parti için önemli bir başarı söz konusu olan. Ama Andalucía özelinde bu başarının bir iktidar değişikliği yaratmadığı ve PSOE’nin geleneksel kalesinde hükümet kurabilecek tek siyasi parti olarak ortaya çıktığı görülüyor.
Ne var ki bu gerçek, sosyalistlerin bu defa iki yeni partiden biriyle ortaklık kurma ya da hiç ihtimal dâhilinde olmasa bile teorik olarak PP ile bir anlaşmaya varma zorunluluğuyla birlikte geçerlilik kazanabiliyor. Susana Díaz ne PP, ne de Podemos ile anlaşmayacağını defalarca yinelediği için sosyalistlerin tek iktidar olasılığı Yurttaşlar/ Yurttaşlık Partisi ile yapılacak anlaşmaya bağlı bulunuyor. Anket verilerine göre 57 sandalyeye dayalı PSOE- C’s işbirliği aritmetik olarak mümkün görünüyor. Ama hangi koşullarda?
Bunun için C’s Genel Başkanı Albert Rivera’nın açıklamalarına bakmakta yarar var. Rivera, El País’e verdiği bir mülakatta “biz kiminle değil ne için anlaşma yapacağımıza bakarız” diyerek bu konuda bazı ipuçları vermişti. Genç politikacıya göre, C’s’in kurumlar ve siyasi partilerle ilgili mevzuatta demokratik reformlar yapılması talebi var ve ancak bu reformları kabul edecek partilerle anlaşma yapmaya sıcak bakıyor. Ayrıca yolsuzluklara bulaşmış üyeleri olan partilerin bazı etik kurallara uymasını şart koşuyor ki bu konuda PSOE’nin zafiyeti var. Andalucía özerk hükümeti eski başkanları Manuel Chaves veJosé Antonio Griñán Nisan’da Yüksek Mahkeme’ye sanık sıfatıyla ifade verecekler.
Ankete göre seçmenler PSOE’nin C’s ile ortaklık yapmasına karşı değil, bu hükümet modeli yüzde 39 oranında destek görüyor. Ama sosyalist seçmenin daha büyük bir oranı (yüzde 42) sosyalistlerin eski ortakları ile yeniden anlaşmasından yana görünüyor.
Genel seçimlere yansıma
Andalucía özerk parlamento seçimleri öngörülen çerçevede sonuçlanır ve PSOE C’s ile varacağı bir anlaşmayla hükümet olursa, genel seçimlerin sonucuna göre Rivera’nın partisiyle İspanya’nın yönetilebilirlik sorunu yaşamayacağı sonucuna varmak mümkün. Bu, PSOE ve PP gibi geleneksel partilerin birbirlerine muhtaç olmadan merkezi hükümeti kurabileceği ve İspanya’da siyasetin kilitlenmeyeceği sonucunu doğurabilir. C’s’in bu partilerden birine dışarıdan desteği karşılığında öngördüğü reformları yaptırabilmesi ayrıca İspanya’nın daha çok demokrasi ekseninde dönüşümüne de katkı sağlayabilir.
Aynı şeyi Andalucía’da tek başına varlık gösteremeyeceği ve özerk hükümete şu veya bu şekilde herhangi bir etkisi beklenmeyen Podemos için söylemek bu aşamada mümkün değil. Andalucía’da senaryolar dışında kalan bu parti, C’s genel seçimlerin ardından da anlaşmaya açık tutumunu sürdürürse sistem dışı bir muhalefet partisi olarak Temsilciler Meclisi’nde işlevsiz kalabilir.
Bunları söylemek için henüz çok erken belki ama Endülüs’teki siyasi satrancın ülke geneli için göz önüne alınabilir bir gösterge oluşturacağına kuşku yok.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Siyasi davalarla CHP ‘up’, Cumhur İttifakı ‘down’
2.02.2026 - Emeklide CHP in, Cumhur İttifakı out
26.01.2026 - Sefalet ücreti
15.01.2026 - Emekli için son çare sandık
12.01.2026 - Venezuela’da hortlayan “Büyük Sopa” politikası
5.01.2026 - 23 yılın en kötüsü
29.12.2025 - CHP, Özel ile doğru yolda
21.12.2025 - Harakiri Bütçesi
13.12.2025 - Kanun önünde eşitlik
6.12.2025 - Çözüm için ilk adım ne zaman atılacak?
1.12.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Hrac Madooglu
ISiDin ne oldugunu sizden baska bilmeyen kalmadi. Irak ve Suriyede, Sunni seriatci bir devlet kurmak icin Al Kaide ve Saddamin eski elit askerleriden olusan katliamci, vahsi bir katiller surusu. Siilere, gayrimuslumlere, ABDye, kendisine yardimda bulunan Turkiyeye, ve hatta kendisini desteklemeyen Sunnilere bile dusman bir orgut. Su anda Irakin onemli ve stratejik bolgelerini isgal etmis durumdalar. Bu bolgedeki ic savaslarin ve ISiD gibi orgutlerin ortaya cikip guclenmesinin nedeni ABDnin Iraki isgal etmesi, sonra da Esadi devirmek icin Suriyedeki Esad aleyhtari gucleri silahlandirmasi ve zaten mezhep farkliliklari yuzunden barut ficisi gibi patlamaya hazir bir cografyayi atese vermesi. ABDnin amaci, bolgedeki dusman diktatorlerin yerine, dost diktatorler yerlestirerek, bu ulkelerde de Turkiyede oldugu gibi askeri usler koymak, boylelikle Rusya ve Irani kiskac altina almak, bu ulkelerdeki petrolun akisini kontrol etmek ve savas ekonomisi icin yeni pazarlar yaratarak silah sanayisini daha da karli hale getirmek. Fakat bu amaclarindan bazilari gerceklesmedigi gibi ustelik ters tepti. Su anda ABDnin Irak ve Suriyedeki olaylari kontrol etme olanagi yok. ISiD gibi orgutler de "Truva Ati" degil. Dengelerin altust oldugu bir bolgede, seriat duzeni kurmayi amaclayan, ipini koparmis eskiya bunlar.