Aydın ENGİN
Yediğimiz içtiğimiz KCK oldu ya, gidin sokakta ilk rastladığınıza sorun:
- KCK nedir?
Gazeteler, televizyonlar günde beş vakit, bilmem kaç rekat bu soruyu yanıtlıyor. O yüzden ezberlenmiştir, hemen cevaplanır:
- KCK, PKK’nın şehir örgütlenmesidir...
Şimdi bir adım daha atın ve ikinci soruyu sorun:
- Peki ne yapar bu KCK, hangi eylemleri yaptı ya da yapacak?
Büyük olasılıkla cevap “Hık, mık”tan ibaret olacak. Yok sorduğunuz kişi biraz daha bu konuya kafa yorduysa “Hık, mık’ı aşmak için bir şeyler söyleyecektir:
- Yani şehirdeki terör eylemleri... Hani Ankara’da patlayan bombalı araba, Taksim meydanınındaki canlı bomba, sonra şeydeki bomba...
Israr edin:
- Ama onları TAK, yani Kürdistan Özgürlük Şahinleri adlı PKK ile ilintili bir başka örgüt üstlendi. Ben KCK’nın eylemlerini soruyorum...
Bundan sonrası artık sadece “hık mık”tır. Ben denedim. Defalarca denedim, sonuç hep aynı çıktı.
Peki, merkez medyanın, yandaş medyanın, candaş, kandaş, bilmemnedaş medyanın verdikleri ile yetinen, yetinmek zorunda da kalan “sokaktaki yurttaş”ı bir yana bırakalım.
Sahiden: Nedir KCK?
Kürtçe Koma Civakén Kurdistan’ın kısaltmasıdır. Türkçesi Kürdistan Halklar Topluluğu.
Fikir yıllar ve yıllar öncesinde İmralı’dan çıktı. Örgüt kurulduğunda adı PKK idi, sonraKongra Gel adını benimsedi, bir ara Kadek oldu. –Sanırım- beş yıl kadar önce PKK ya da Kongra Gel ya da Kadek çatısı altındaki bütün yapıları tek bir çatı altında toplama kararı alındı ve adı KCK oldu.
Ama olan biteni basit bir ad değişikliği olarak kavramak doğru değil. KCK, şiddeti siyasal mücadele yöntemi olarak seçmiş, gerilla kuralları ile savaşan PKK’nın 35 yılı aşan tarihinde bir dönüşüm denemesidir. Kuşkusuz KCK örgütlenmesini oluşturanlar onu bir deneme olarak tasarlamadılar. Ancak ortaya çıktığından bu yana yaşanan acemilikler, yanlışlar, savrulmalar, iç engeller, depreşen ya da silinemeyen eski alışkanlıklar yüzünden onu şimdilik bir deneme olarak nitelemek pek yanlış değil.
* * *
Soru soruyu doğuruyor:
-Neyin denemesi bu?
Benim izlenimlerime, gözlemlerime, konuştuklarımdan süzebildiğim bilgilere göre “Dağdan ovaya iniş”in denemesi.
Bu kadar mı?
Daha ayrıntılı tanımlar yapılabilir, tanımın içeriği açımlanabilir. Ama –bence- özü bu, özeti bu...
Öcalan’ın son yedi-sekiz yıl içinde avukatları aracılığıyla bizlere ulaşan açıklamalarına, önerilerine, ürettiği örgütlenme modellerine ve eski örgüt model ve hedeflerinde öngördüğü değişikliklere dikkatle bakar ve o uzun, bıktırıcı tekrarlarla dolu metinleri sabırla okursanız KCK üstüne (adı başlangıçta konmamış da olsa) yaptığım kısacık tanımı sizler de kolayca yapabilirsiniz. PKK’nın sürdüregeldiği eylem modelinin sonsuza dek sürmeyeceğini, süremeyeceğini gören Öcalan’ın örgüt için öngördüğü çıkış ya da dağdan ovaya iniş ya da silahlı mücadeleden siyasal mücadele düzlemine geçiş sürecinde KCK kilittir.
Kendimizi “PKK silahları bıraksın barış için görüşmelere o zaman başlanır” ya da “Ordu operasyonları kessin, barış için görüşmelere o zaman başlanır” kördüğüşünden sıyırıp, “Diyelim şu ya da bu şekilde barışçıl bir çözümde mutabık kalındı ve savaş durdu (hatta bitti). Peki sonra ne olacak” sorusuna cevap ararsak ve bunu önyargılarla değil gerçekçi bir düzlemde yaparsak KCK modelinin optimum (=Mümkün olan en uygun) çözüm olduğu görülecektir.
Beğenin beğenmeyin, sevin sevmeyin ama dağda neredeyse 30 yıldır gerilla taktikleri ile savaş veren bir kuşaklar zinciri var. En genci henüz bıyığı yeni terlemiş olabilir. Ama dağa çıktıklarında bıyıkları henüz yeni terlemiş, bugünse 50 yaşını aşmış, yaşamının en büyük kesimini dağda, Kürt siyasal hareketi için seçtikleri yöntemleri uygulamakla geçirmiş erkek ve kadınlardan söz ediyoruz.
Olası bir barışçıl çözümde bu erkek ve kadınlar ne yapacaklar?
Köylerine dönüp tavuk besleyip, bostan sulayacaklarını düşünmüyorsunuz herhalde.
KCK onların barışçıl çözüm sonrasında siyaset yapacakları yapıdır ve temelleri bugünden atılmaktadır.
Yani Kürt sorununu sahiden çözmek isteyen hükümetler, bu konuda fikir üreten aydınlar, yazarlar, çizerler KCK yapılanmasını beli kırılması gereken illegal ve tehlikeli bir örgütlenme modeli olarak görmek yerine barışçıl çözüme gidişi hızlandırabilecek bir adım olarak görselerdi bugün epey yol almış olacaktık.
Oysa Kürt sorununda siyasal körlükle siyasal çıkarcılığı (=oportünizmi) harmanlamış AKP, KCK’yı kendine birincil hedef seçti. Üstelik yeni değil; Silvan saldırısı yaşandıktan hemen sonra filan değil, çok daha önceleri; henüz ateşkes koşulları sürerken, 14 Nisan 2009’da, yani genel seçimlerden iki yıl önce... Ellerine kelepçe vurulup sıraya dizilmiş KCK tutuklularının Alman Nazi kamplarını anımsatan o fotoğrafı herhalde belleğinizden silinmemiştir.
Yani hangi hesapla bilemem ama barışçıl çözüme giden yolu dinamitleyen AKP oldu. O günlerde ekilen rüzgar bugünlerde fırtına olduysa bunun birincil sorumlusu Tayyip Erdoğan hükümetidir.
İnsafsız bir yargı mı oldu?
Bence hayır... O yüzden konuya yarın da devam edelim...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021