Etyen MAHÇUPYAN
Demokrasi Türkiye'de uzun yıllar araçsal bir bakışla ele alındı.
Demokratik süreçlerin sonucunda ortaya çıkan yönetim işimize geliyorsa buna ‘demokrasi' der, aksi halde karşımızda demokratik mekanizmadan yararlanan bir otoriter tahakkümün bulunduğunu öne sürerdik. Bütün darbe dönemleri böyle yaşandı ve darbeler meşrulaştırıldı. Darbeler tabii ki demokrasiye uygun düşmüyordu, ama ‘özgürlüklerin' geri gelmesi için de bazen gerekebiliyordu... Bu muhakemeyi yürütenler hemen her zaman laik kesim oldu. Çünkü askerî vesayetin siyasî alanı kısıtlamasına rağmen, seçimlerde çoğunluğu genellikle ‘sağ' siyasetler alıyordu. Türkiye'deki anlamıyla ‘sağ' ise kırsalın, geleneksel kültürel yapının ve Anadolu orta sınıfının sesiydi. Demokrasi gerçekten de özgürlük, eşitlik ve adaleti yurt sathına yayıyor ama bu durum ‘Türk ve laik' makbul ailelerden ve sosyal ağlardan oluşan imtiyazlı kesimin hareket alanını ve özgürlüğünü daraltıyordu. Öte yandan söz konusu özgürlüğün aslında hak edilmemiş imtiyazlara işaret ettiği üzerinde hiç durulmazdı.
Ama zaman içinde Türkiye olgunlaştı. Darbelerin kategorik olarak mahkûm edildiği, ‘darbenin iyisi kötüsü olmaz' yargısının yerleştiği bir döneme girildi. Nitekim bugün Mısır'da Mursi'ye karşı gerçekleştirilen darbe karşısında Parlamento'daki dört siyasî parti ortak bir deklarasyonla karşı çıkabiliyor. Çünkü Türkiye'de artık darbeye ‘darbe' dememek ayıp...
Aslında Batı dünyasında da böyle bir ölçüt var. Ne yaparsınız ki, Doğu'da gerçekleşen bazı darbeler Batılı ülkelerin işine gelebiliyor. Bu durumda yaşananlara ‘darbe' diyerek kendi ahlakî normlarına ters düşmek istemiyorlar. Dolayısıyla da daha alt seviyede bir ahlakî zaaf göstermekle işin içinden çıkacaklarını sanıyorlar. Beyaz Saray “Mısır'daki gelişmelerin nasıl adlandırılacağı konusunda henüz bir karar veremediklerini” açıklıyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği de aynı rahatsızlığı taşıdığını beyan ediyor. Bu noktada Batılı ülkelerin Ortadoğu'da kendi siyasî ve iktisadî çıkarlarının peşinde olduklarını, ‘güvenlik ve istikrar' terimlerinden bölge halklarının huzur ve refahını anlamadıklarını hatırlayabiliriz. Bu tespit bize ABD ve AB'nin niye Mısır'daki darbe karşısında bocaladığını açıklayabilir, ama aynı zamanda Batı dünyasının dünyanın geri kalanı karşısında niçin her geçen gün prestij ve meşruiyet kaybettiğini de söyler.
Çünkü Mısır'da yaşananlar bir günde gelişmedi. Darbe süreci Mursi'nin başa geçmesiyle başladı. Aynen AKP'nin 2002 Kasım'ında iktidara gelmesinden birkaç ay sonra Balyoz darbesinin hazırlık çalışmasının başlaması gibi... Mısır'da yargı Mursi'nin yeni anayasa çalışmasını ilk günden itibaren engelledi. Anayasa Komisyonu'nu feshetti. Mursi ise buna komisyonu yeniden kurarak cevap verdi. Ardından Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen öncesinde Mısır Halk Meclisi'ni lağvederken, Yüksek Askerî Konsey de cumhurbaşkanının yetkilerini daralttı ve en önemlisi parlamento feshedildiği takdirde onun yetkilerinin cumhurbaşkanına değil, askere geçmesini garanti altına aldı. O noktadan sonra ‘siyaset' darbecilerle Mursi arasında bir mücadeleye dönüştü ve Mursi bu süreçte giderek yalnızlaştırıldı. Tabii ki o da hata yaptı... Ama o hatalar söz konusu mücadelenin ‘içinde' yapıldı. Yani bir yıllık darbe girişimini göz ardı ederek o hataları ele almak ahlakî bir tutum olmaz.
Ne var ki bugün Batı'da da Türkiye'de de birçok yorumcu Mursi'nin hatalarını öne çıkarırken sahte bir simetri kaygısı sergiliyor. Sanki her iki tarafın da yanlışlarına işaret ederek ahlakî olunabilecekmiş gibi. Oysa bir tarafta bir siyasetçi, diğer yanda gayri meşru imtiyazlarını korumak isteyen darbeciler var. Bu durum aslında bir asimetriyi akla getiriyor: Ya Mursi laik biri, askerler ise İslamcı olsaydı? Batılı ve Türkiyeli ‘liberaller' hâlâ böyle mi yazacaklardı? Kesinlikle askerin darbe yaptığını söyleyecekler ve özgürlükler adına darbeye karşı çıkacaklardı. İslami yönetime laik itiraz bugün bir demokrasi konusu oluyor, ama laik yönetime İslami itirazlar yıllardan beri demokrasinin dışına çekilip, kültürel kimlik meselesi olarak ele alınabiliyor...
Batılı ülkeler ve Türkiyeli malum zevat aslında özgürlüklerden yana gözükmüyorlar. Onlar özgürlüğün de kimliksel olduğuna ve bazı kimliklerin özgürlük talebinin diğerlerinkinden daha üstün olduğuna inanıyorlar. Gelin de Orwell'in ‘herkes eşittir ama bazıları daha eşittir' göndermesini hatırlamayın...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024