Etyen MAHÇUPYAN
Başlıktaki söz açıkça çelişki içeriyor ve ancak milliyetçi bir jargonda anlamlı olabilirmiş gibi duruyor.
Millilik uzunca bir zamandır birçok ülkede hem bütünleştiriyor hem de bunu azınlıkları bastıran bir kutuplaştırma üzerinden yapıyor. Ama bu genel gözlemin dışına çıkıp, Türkiye’ye bugünün yaşanan gerçekliği içinden baktığımızda da, benzer bir durumun olduğunu görüyoruz: AKP hükümeti Başbakan’ın ağzından istikrarlı biçimde bir kutuplaştırıcı dil kullanıyor ve aynı zamanda da kendi tabanını konsolide etmekle kalmayıp genişletiyor. İşin ilginç yanı AKP, milliyetçi sayılmayacak, hele Türkiye’nin geçmişi ve ideolojik zemini veri alındığında birçoklarına göre bayağı ‘gayrı milli’ bir parti. Diğer deyişle ortada bir kutuplaşma varsa eğer, bunun reform ve değişim yanlısı bir taban yaratmak gibi şaşırtıcı bir etkisi olduğunun altını çizmek durumundayız.
Meseleyi toplumsal temel açısından irdelediğimizde aslında tablo yeterince açık… Ülke bir vesayet rejiminden kurtulurken, geleceği özgürleştirici bir dönem olarak tasavvur eden çoğunluk doğal olarak kendi kaderini AKP iktidarına bağlamış durumda. Bugün İslami duyarlılık taşıyanların neredeyse tümü ile Kürt kimliğini taşıyanların kabaca yarısı bu partiye oy veriyor. İki grup arasında bir örtüşme olsa da, bu durum iktidarın dışlanmış ve eski rejim tarafından ideolojik olarak reddedilmiş talepleri kuşatabilme yeteneğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla AKP işin özünde hakkını geri isteyenlerin hareketi ve birikmiş bir öfkeyi siyaset alanına taşıyarak massediyor. Öte yandan iktidar bu süreçte devleti korumanın ve onu tedrici bir biçimde dönüştürmenin peşinde. Söz konusu tercih İslami kesime fazlasıyla uygun, çünkü devletsizliğin çaresizlik ve kayboluş anlamına geldiği bir gelenekten geliyorlar. Oysa Kürtler sabırsız, çünkü tarih onlara haklarını şartların olgunlaştığı bir noktada alamadıkları takdirde hiç alamayabileceklerini hatırlatıyor. Siyasi iktidar bu iki eğilim arasında bir denge tutturmak ve üstelik buradan bir birliktelik enerjisi üretmek zorunda… Bu nedenle geleceğe ve değişime yönelik tehditlerin azaldığı ortamlarda hükümetin işi psikolojik olarak daha zor… Buna karşılık reformlar üzerinde tehditlerin oluştuğu her dönem, İslami ve Kürt ruh halinin birbirine zımnen yakınlaşmasına neden oluyor. Kısacası eğer karşınızda değişim ve reform karşıtı birileri varsa, AKP için kutuplaşma epeyce yararlı bir konum ve kolaylıkla inşa edici bir stratejiye dönüşebiliyor. Gezi olayları bunun bariz bir örneği oldu. Sonrasında bazı Kürt siyasi liderlerinin cılız apolojetik söylemi tabanda yaşanan gerçekliği değiştirmiyor: Gezi olayları İslami ve Kürt duyarlılığını toplumsal zeminde yan yana getirdi, çünkü her ikisi de bu olaylarda kendi geleceklerini tehdit eden unsurlar gördüler.
Söz konusu dinamiği kavradığınızda, iktidarın taktiği aslında pek de karmaşık değil. ‘Karşı’ tarafın kutuplaşmacı olduğunu gösterebildiğiniz ölçüde kendi tarafınızı kutuplaştırmak meşru hale geliyor. Çünkü sonuçta ortada simetrik olarak alınabilecek iki bakış değil, vesayetçi yaklaşım karşısında özgürlükçü bir düzen arayışı var. Böyle bir durumda hükümetin sertliği ve ayrıştırıcı dili, tabanda geleceği taşıma ve meşruiyete sahip çıkma iradesi olarak algılanıyor. Böylece hükümetin beceriksizliği, duyarsızlığı, kötü yönetimi ve otoriter dili önemini kaybediyor. Bu arada Gezi türü bir olayın çıkışına mündemiç olan yeni bakış da haliyle güme gidiyor. Ama bu sonuç için en son eleştirilecek aktör herhalde AKP olmalı, çünkü hükümet karşıtları kendi elleriyle ‘iyi’ olanı boğup kirli bir ırmağa atmış durumdalar.
Sonuçta kutuplaşma AKP’nin işine geliyor, ama bunun nedeni ‘karşı’ tarafın niteliği. Eğer farklı bir muhalefet olabilseydi, hükümet tam aksi yönde bir dil geliştirirdi. Ancak siyasetin düzeyi bu olduğu sürece AKP şu anki stratejiyi bir süre daha götürecektir. Çünkü siyasi alandaki kutuplaşma eğilimi AKP tabanında konsolidasyonun ötesinde, laik kesimi hayali bir dünyada oyalıyor ve onları siyaset dışına atıyor. Laik kesimin önemli bir kısmı, kendi ruh hallerine ve cemaatçi davranış kalıplarına bakarak, siyasetteki kutuplaşmanın aynen toplumda da olduğunu sanıyorlar. Ama olduğu kadarıyla bu kutuplaşmanın kendilerini marjinalleştirdiğini fark etmiyorlar. Kutuplaşmaya takılıp siyaseti orada arayanlar, aslında siyaseti ellerinden kaçırıyorlar. ‘Yeni’ Türkiye kutuplaşma üzerinden değil, melezleşme üzerinden doğuyor. Kutuplaşma metaforu ise, giderek bu gerçekliği anlamayanların afyonu olarak işlev görüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024