Etyen MAHÇUPYAN
Kendimiz için en iyisini istemekten daha doğal ne olabilir? Biz de tam bir hukuk devletinin hakim olduğu, kuvvetler ayrılığının işlediği, kimsenin fişlenmediği, hakların ihlal edilmediği, özgürlüklerin korunduğu bir ülkemiz olsun istiyoruz. Ancak ortada basit bir soru var. Acaba bu idealin gerçekleşmesini talep ederken ne kadar gerçekçiyiz?
Söz konusu ‘hukuk devleti' idealizasyonu Batı'da ortaya çıkmış, Batı'nın sosyolojik zemini üzerinde işlev kazanmış bir proje. O coğrafyada tarihsel olarak yöneten/yönetilen farklılaşmasının sınıfsal bir zemini bulunuyor ve demokratik taleplerin meşruiyeti giderek ‘halka' dayandırılabiliyor. Bu ‘halk' bireysel farklılaşmalar dışarıda bırakıldığında, devlet karşısında eş düzeyli ve homojen bir yapıda. Devletin rakibi değil… Yönetimin tek korkusu kitlesel bir itirazın ortaya çıkması… Dolayısıyla da halkın taleplerine dikkat edilmesi, farklı taleplerin şeffaflaşması, aralarında denge kurulması ve bunların topluma anlatılması, rejimin istikrarı için kritik bir unsur. Medyanın hayati işlevi de bu alanda.
Bize gelirsek ‘halk' ne eş düzeyli ne de homojen. Hiçbir zaman da böyle olmadı… Genel bir yönetilen kategorisinden ziyade, her biri yönetenle ayrı ilişki içinde olan cemaatlerden oluşan bir kitle oldu. Bu nedenle Osmanlı yönetimi devleti de kimlikleştirmiş ve onu cemaatlerin dışında tutmuştu. Ama sistemin bozulması için fazla zaman gerekmedi. Merkezin ‘hakemlik' yeteneğinin zayıfladığı her an, cemaatlerin çeşitli hizipler ve güçlü kişilikler üzerinden devlete nüfuz etmesinin ya da isteğini yaptırmasının yolu açıktı. 19. yüzyılda modernlik yolunda hayata geçirilen reformlar Osmanlı'da da bir yeknesak ‘halk' olduğunun varsayılmasını gerektirdi ama herkes gerçeğin bu olmadığını biliyordu. Aksi halde Süryani, Rum ve Ermeni tehcirleri yaşanmaz, Kürtler yok sayılmaz, laiklik de böylesine katı ve dışlayıcı bir anlayış içinde ele alınmazdı. Ordu 19. yüzyılın daha ilk yarısında Anadolu köy ve kentlerinin kimliksel çetelesini tutuyor, bugünün tabiriyle ‘fişleme' yapıyordu.
Fişleme halen devam ediyor ve bizler buna hukuk devleti adına karşı çıkıyoruz. Ne var ki fişleme gerçekçi bir araç, çünkü cemaatlerden oluşan toplumsal yapılar doğaları gereği şeffaf olamazlar. Her cemaat kendi içinde korunaklı bir alan yaratmakla kalmaz, diğer cemaatler karşısındaki siyasetini de belirli bir strateji içinde açığa vurur ve bunu devlet üzerinden yapma yollarını arar. Sonuç cemaat yapılanmaları arasında akut hale gelebilen güvensizlik halidir… Devlet ise bunların hiçbirine güvenmez ve işe aldığı her kişinin ‘kim' olduğunu bilmek ister. Aksi halde yönetimin idari zaaf içine düşebileceği, oyuna getirilebileceği yaygın bir kanaattir. Ancak fişleme yapan sadece devlet değildir. Cemaatler de fişleme yapar… Hatta bu ülkede hepimiz her an zihnimizde fişleme yaparak yaşarız. Olayları takip etmenin ve anlamanın yolu olarak bunu içselleştiririz.
Fişleme olmasın, hukuk devleti olsun diyenler tabii ki samimi ve doğru bir önerme yapıyorlar. Ama ‘fişleme niçin var' diye sormadan bunun kalkmasını istemek, ya da önce ‘hukuk devleti niçin yok' demeden olmasını talep etmek sadece hoş bir retorik. Bugün onca apaçık delile rağmen hâlâ ‘darbe suçlaması tümüyle uydurulmuştur' denebiliyorsa, bunun nedeni toplumun laik cemaatinin zihnindeki doğal fişlemedir. Aynı şekilde yolsuzlukların tümüyle palavra olduğunu iddia etmenin meşruiyeti de, ‘karşı' tarafla ilgili zihnimizdeki fişlemelerdir. Ne var ki olayın tek yönü bu değil… Çünkü zihnimizde fişlemelerin olması, bu fişlemelerin ille de temelsiz önyargılara dayandığı anlamına gelmiyor. İşin kötüsü, herkesin cemaatçi refleksler gösterdiği bir parçalı toplumda zihnimizdeki fişlemelerin önyargı düzeyini takdir etme yeteneğimiz de zayıflıyor. Herkes kendi çevresindeki kişilerin kanaatlerinden hareketle kendisi için bir kanaat oluşturuyor ve diğer herkese bu prizmanın içinden bakıyor. Böylece fişlemeler de kişisel olmaktan çıkıp sosyalleşiyor ve bir irade ile birleştiği ölçüde de ‘siyasallaşıyor'. Medya ise bu hamurun yoğrulması için kullanılıyor.
Fişleme alışkanlığı, Türkiye bir hukuk devleti olduğunda ortadan kalkacak. Ama fişleme ihtiyacı sürdükçe de burası bir hukuk devleti olmayacak. Çözüm derine inmeyi, demokrasi ile sosyoloji arasındaki ilişkiyi irdelemeyi gerektiriyor. Türkiye önce toplum olmayı, birlikte yaşamayı isteyecek. Böylece demokrasi anlamlı hale gelecek ve ancak ondan sonra hukuk devletinden, kuvvetler ayrılığından, yargı bağımsızlığından söz etmek ‘gerçekçi' olacak. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024