Etyen MAHÇUPYAN
Hükümetin Hizmet Hareketi’nin hareket alanını kısıtlamak gerekçesiyle attığı son adım aynı zamanda en radikal olanı.
HSYK yargının ‘yürütme’ kurumu olarak tanımlanabilir. Adalet dağıtıcısı olması beklenen bir yapının tüm işe alma, terfi, tayin ve disiplin işlerini yüklenen, dolayısıyla denetleme, soruşturma ve kovuşturma yetkisine sahip bir kurum. Türkiye gibi yargının devletin ayrılmaz ve tabii parçası addedildiği bir ülkede, HSYK üzerinden resmi ideolojinin yıllarca hukuku esir aldığı herkesin malumu. Bunun en belirgin tezahürlerini 12 Eylül ve 28 Şubat’ta cübbelerini giymiş yüksek yargı mensuplarının brifing almak üzere askerin ayağına gitmesi ve ‘özgür iradeleriyle’ vesayet sistemine biat etmesinde görmüştük. Özlük işleri ideolojik tasallut altında olan bir yargının ne tarafsızlığından ne de bağımsızlığından bahsetmek mümkün değildi. Aksine yargının sivil siyasetten ve toplumsal denetimden bağımsızlığı aslında adaletin ideolojiye bağımlı hale gelmesini ifade ediyordu.
Bugün o safhayı geçtik ama görünen o ki meseleyi ilkesel düzeyde hazmetmeden, biraz fazla hızlı geçtik. HSYK hem üyeler hem de yürütme açısından hâlâ potansiyel bir ‘siyaset yapma’ noktası olarak görülüyor. Resmi ideoloji prestij ve anlam kaybederken, onun boşluğunu farklı aidiyetler ve bağlılıklar doldurabiliyor. 17 Aralık sonrasında HSYK’nın kendi yetkilerini aşarak neyin hukuken doğru olduğuna dair bildiri yayınlaması, ardından HSYK Genel Kurulu’nun toplanmasını engelleme amacıyla üyelerden sekizinin aynı gün topluca hastalanmaları gibi olaylar bu konuyu tümüyle siyasi mecraya taşımış durumda. Eğer HSYK üyeleri böyle davranmamış olsaydı, hükümetin şu anki yasa teklifini böylesine rahatlıkla yapabilmesi muhtemelen mümkün olmazdı. Çünkü HSYK içindeki bir grubun kurumu siyaseten kullandığı algısı yerleşince, hükümetin de HSYK’ya siyaseten yaklaşması ve onu bir ‘paralel yürütme’ olarak değerlendirmesi daha kolay kabul görebilir hale geldi. Bu konuda anket yapacak şirketler muhtemelen karşılarında yolsuzluk konusunda çıkan tabloyu görecekler. Halkın büyük kısmı hükümetin bu müdahalesinin yanlış olduğunu söyleyecek, ama aynı zamanda da bu müdahaleye itiraz etmeyecek.
Yasanın tümüyle ‘sakıncalı’ olduğunu söylemek mümkün değil. Yargıtay ve Danıştay üyelerinin seçimi ile HSYK genel sekreter adaylarının seçiminde tek kişiye oy sisteminin getirilmesi demokratik bir adım. Toplantı ve karar yeter sayısının 12’ye indirilmesi de siyasi blokajların engellenmesi açısından doğru görülebilir. Ancak ‘kurul başkanı’ sıfatıyla Adalet Bakanı’nın HSYK genel sekreter yardımcılarını, teftiş kurulu başkan ve yardımcılarını doğrudan ataması, teftiş kurulunun doğrudan Bakan’a sorumlu olması ve onun verdiği görevleri yerine getirmesi, disiplin soruşturmasının Bakan’ın inisiyatifinde olması ve soruşturma komisyonunu da kendisinin belirlemesi her ‘normal’ demokraside tartışma yaratacak cinsten maddeler. Buna Adalet Bakanlığı iç denetçilerinin de artık HSYK’ya geçiş yapabileceğini, bu yasa ile yetkili konumlardaki hemen herkesin istifa ederek yeni atamaların Bakan tarafından yapılacağını ve hatta kurum personelinin bile Bakan tarafından seçilip atanacağını ekleyelim. Sorun tek tek maddelerde değil, bunların hepsinin tek seferde ve birlikte yapılmasında.
Bu değişiklik Anayasa’ya da, var olan HSYK yasasına da uygun olabilir. Hükümet kendisine bırakılmış olan tasarruf alanını azami ölçülerde kullanma hakkına sahip. Ancak böyle bir düzenlemenin kalıcı, kurumsallaşmaya eğilimli olması halinde yargının bir başka antidemokratik noktaya savrulma ihtimalini de görmek durumundayız. Çatışmanın siyaset alanına kayması hükümetin lehine bir durum yarattı ve hükümet de bu fırsatı kaçırmak istemiyor. Çünkü hem ilerde kendisi aleyhine açılabilecek ‘siyasi’ soruşturmaları engellemek, hem de kendisinin açabileceği soruşturmaların önünün kesilmesine meydan vermemek istiyor. Bu konuda toplumsal desteğe de sahip… Ancak madem olay bu denli siyasi, hükümetin de sahip olduğu ‘hakların’ ardına sığınmadan, atılan adımın geçici olduğunu söylemesi gerekiyor. Aksi halde tartışma siyaset zemininden uzaklaşabilir ve hükümetin ‘vesayet’ peşinde olduğu kanaati güç kazanır.
Not: Garip Turunç diye bir profesör pazar günkü Yorum sayfasında entelektüel ahlaka örnek bir makale kaleme almış. Benim demokratlık tanımımı benim cümlelerimle ama bana atıfta bulunmadan anlattığı gibi, başına ve sonuna Barber’dan alıntı yaparak aradaki bölümü kendi fikriyatı olarak nakletmiş… Yozlaşma gerçekten sınır tanımıyor. Ama içerik doğru! Yoksa bu bir sosyal teamül mü?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024