Hasan Bülent KAHRAMAN
Peki, kendimi revize edeyim, "darbe" demeyeyim, öyle yazınca insanlar hemen sokaklarda tankların dolaştığı bir anı düşünüyor ve "bu artık olmaz" diyor.
Ben de aynı kanıdayım, "o" artık olmaz.
Olmuyor da zaten, "küçük" Sincan "kazasını" bir tarafa bırakırsak ne 28 Şubat'ta yaşandı öyle bir şey ne de 27 Nisan muhtırasından sonra. Asker de o yönetimin işlemediğini gördüğünden farklı yollar denedi ve daha önce yazdığım gibi el-hak kendi planlaması içinde başarılı oldu.
O zaman, darbe kavramını, sözcüğünü "iktidar"la değiştirsek nasıl olur? Yani, asker bundan sonra iktidara ortak olmak düşüncesinden, hatta daha ileri giderek, iktidarı denetlemek, iktidarda istediği siyasetlerin olmasını istemek, o siyasetleri dilediğince yönlendirmek düşüncesinden vazgeçecek mi? Ya da asker bu uzun tanımın özeti olacak biçimde sivil siyasetin arkasında bir yerde durmayı, onların denetimi altında bulunmayı kabul edecek mi?
İşte ona bütün bu yaşanan ve hepsi ayrı ayrı çok önemli olan gelişmelerden sonra bile hazırlıksız olduğu kanısındayım ve o düşünce ancak çok farklı girişimlerden sonra değişebilir. Nasıl hazırlıklı olabilir ki asker böyle bir şeye? Daha çok kısa bir süre önce bir Genelkurmay Başkanı askerin siyasete ne kadar müdahil olması gerektiğini basına ve ilgili her çevreye ders verir bir mahiyette, gayet kibirli bir şekilde ve çok üst bir perdeden, bütün gerçekleri açıklıyormuş edasıyla kitaplara, yazarlara referans vererek "öğretiyor"du. Her türlü moral ve "entelektüel" desteği sağlıyordu o çevreye.
Öyleyse, bu sistem hiç mi değişmeyecek veya hiç mi değişmez?
Bu iş askerin vereceği bir karar değildir.
Hep öyle sanıyor, dolayısıyla da yanılıyor bu toplum ve taraflar. Asker değil, sistemi demokratikleştirecek olan siyasetçiler ve sivillerdir. Demokratikleşme için askerin alicenaplık yapıp kenara çekilmesi ya da şefaat etmesi değildir yöntem. Sivillerin kararlılığıdır. Bu da bir iktidar oyununun çok ötesine geçen bir demokratik ruhu gereksinir. Türkiye'de eksik, kısıtlı olan budur.
***Her iktidar askerle olan ilişkisinde bir süre sonra bocalamaya başlar. Türkiye'de merkez siyasete talip olan organizmaların hiçbiri tepeden tırnağa bir demokratik anlayışla donanmamıştır. Cumhuriyet tarihinin ve öncesinin hazırladığı iklimde yetişmiş olan bu kadroların devletle ve askerle kurduğu, ancak sosyal antropolojinin açıklayacağı, bir karmaşık ilişki vardır. Devlet "baba" imgesi olarak onların çoğunu daha başlangıçta büyülemiştir. Aynı şekilde ordu bambaşka duygularla zihinlerini, hatta zihin dışını işgal eder.
Buna bir de milliyetçilik düşüncesini ekleyin. Çok değil, milli kavramının sıfat olduğu sayısız yapıdan ve kurgudan kurtulalı (kurtulduk mu?..) daha ne kadar oldu ki?.. İslami kadrolar bugün kendi aralarında ümmetçi İslam'la, milliyetçiliğin genetik dönüşümünün bir türü olan milliyetçi İslam'ı kendi içinde henüz tartışmaya başladı.
Bu algıların tamamı orduyu ve devleti aynı ve çok yüceltilmiş bir pozisyona yerleştirir.
Şimdi bu kökten, bu karmaşık yapıdan doğmuş olan bir iktidar 2007'den başlayarak, bilhassa 2010 Askeri Şûrası'ndan sonra asker-devlet-siyaset ilişkisini yeniden kurmaya çalışıyor. Bazen tökezleyerek bazen o genetiğin harekete geçmesine gene bizzat kendisi direnerek. Bunun zor bir yöntem olduğunu görmemek olanaksız.
Ama bunu aşmanın bir tek yolu var: yeni bir anayasa. Türkiye'de 1961'den bu yana sivil anayasa yok; yapılmadı hiç. Bu anayasaların tamamı maalesef üstelik de siviller eli ve aracılığıyla sistemi iki önemli unsura mahkum ettiler: asker ve devlet. Devlet zaten asker demektir denirse onu da kabul ederim.
Böyle bir seçimin de tek anlamı vardı: anti-demokratik bir yapı. Doğal; çünkü askerin bir icadı olan Kemalizm de son tahlilde demokrasinin olmadığı bir sistemin arayışı içindedir.
Bugün sadece asker-sivil ilişkilerinde değil, toplumun kendi içinde bölünmesinde, çatışmasında da bu anti demokratik anayasaların damgasını, mührünü aramak gerekir.
O zaman hem uzlaşmacı yani kontrat yapmış bir toplum kurmanın, hem o toplumda siyaseti tek çözüm aracı olarak görmenin hem de asker-sivil ilişkilerini olması gereken bir noktaya itmenin/çekmenin tek şartı bu demokratik anayasayı gerçekleştirmektir.
Bu biraz da babayı öldürmektir ama erginleşmenin başka bir yolu da yoktur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025