İsmet Berkan
Yaşarken çok hissetmiyoruz, ayrıca hissetmemiz için bir neden de yok ama Türkiye Büyük Millet Meclisi şu anda Cumhuriyet tarihinin en önemli demokratikleşme projelerinden birini, belki de en önemlisini yapmaya uğraşıyor.
Türkiye çelişkiler ülkesi. Söz söyledi diye hapse atılan, hukuk hiçe sayılarak mahkum edilen, sıradan yolsuzluk soruşturmalarının bir siyasi partiyi ve onun en güçlü adayını siyasi yarışın dışında bırakmayı hedefler biçimde ele alınan bir ülkede yaşadığımıza kuşku yok. Yargı organlarının hoşa gitmeyen kararları uygulanmıyor, Anayasa Mahkemesi’ni başka mahkemeler ciddiye bile almıyor. Hukuk devleti tatile çıkmış durumda… Bunlar ülkemizin güncel gerçekleri.
Üstelik bizi bu ülkede yaşatan, kendi başına buyruk hareket eden bir savcılar ve hakimler jüristokrasisi de değil. Bizi böyle bir ülkede yaşatan, konuşmaktan ve eleştirmekten korkar hale getiren bir siyasi iktidarımız ve Meclis çoğunluğumuz var. Yargıdaki insanlar yaptıkları işleri bu iktidara ve Meclis çoğunluğuna rağmen, kendi tuhaf ideolojileri yüzünden yapmıyor. Aksine iktidar öyle istediği için, Meclis çoğunluğu yapılanları engellemek için kılını bile kıpırdatmadığı için yapıyorlar.
Sırf bu sebeple normal şartlarda sıradan sayılması gereken bir uyuşturucu soruşturması bile siyasi bir niteliğe sahip olup olmadığı kuşkusu yaratıyor; çünkü inanç o ki ‘yukarıdan’ onay almayan hiçbir ses getirici adli operasyon bu ülkede yapılmaz.
Ama işte gelin görün ki, aynı ülkenin parlamentosu ve siyasi iktidarı, ‘Terörsüz Türkiye’ adı altında, Cumhuriyet tarihinin kritik bir demokratikleşme hamlesini yapabilmek için de harıl harıl çalışıyor.
Burada defalarca yazdım: ‘Terörsüz Türkiye’ veya ‘Çözüm süreci’ denen siyasi proje, nihayetinde ayrılıkçı terör örgütü PKK’yı savunduğu görüşleri silahla değil siyaset yoluyla savunmasına imkan tanımak için yapılıyor.
Böyle olduğu için de, Türkiye’nin Avrupa Birliği uyumu dahil bugüne kadar yürüttüğü bütün demokratikleşme projelerinden daha büyük, daha önemli ve üstelik başarılı olursa daha kalıcı bir proje bu.
Ama tabii başarılı olursa.
Şu ana kadar Cumhurbaşkanı’ndan ana muhalefet liderine, MHP liderinden DEM Parti yönetimine herkes başarısızlığın yaratacağı büyük bedelin ve başarının sağlayacağı geniş imkanların bilincindeymiş gibi hareket etti.
Bizim genel kötümser itikadımızın tersine bu sefer işler hep iyimser tarafından ilerliyor, neredeyse bütün siyasi aktörler süreci pamuklar üzerinde taşıyor, temelden bir zarar görmesini engellemeye çalışıyor.
Şimdi Meclis’te kurulan komisyon kendi kuruluş gerekçesinin en önemli aşamasına ulaşmış durumda.
Siyasi partiler, kendi açılarından “çözüm”ün ne demek olduğuna ve nasıl işleyeceğine dair projelerini birer rapor halinde yazıp Meclis’e sunmaya başladı. DEM Parti ve MHP’nin raporları tamam. Ak Parti ve CHP de raporlarının son düzeltmelerini yapıyor, büyük olasılıkla bu hafta onlar da sunmuş olacaklar.
Bu dört parti toplam olarak bütün seçmenin yüzde 81’ini temsil ediyor. Eğer bu dört parti bir uzlaşmaya, dört ayrı raporu tek rapora indirmek için bir siyasi zemine ulaşabilirse, bu zeminin meşruiyeti çok yüksek olacak.
Meclis Komisyonu kendi iç düzeni gereği zaten kararlarını beşte üç çoğunlukla, yani yüzde 60’la alıyor. Ama kuşkusuz komisyondaki en kalabalık dört partinin tek bir metinde uzlaşması bu meşruiyeti dediğim gibi yüzde 81’e çıkaracak.
Ortaya çıkması iyi olacak olan ortak komisyon raporu herhalde yapılacak işleri birkaç aşamaya bölecek.
Birinci ve acil yapılması gerekenler var. Bunlar arasında halen cezaevindeki PKK’lıların ve Abdullah Öcalan’ın durumundan dağdaki PKK militanlarının durumuna kadar çok sayıda insanı ilgilendiren ‘uyum’ veya ‘hayata dönüş’ işleri ilk sırayı alacak.
Ama tabii bu yetmez. İkinci aşamada, belki kendi içinde de fazlara bölünmesi gereken demokratikleşme olacak. Yani, dağdaki veya cezaevindeki PKK’lıların aramıza karıştıktan sonra siyasete katılma haklarını teslim etmek; onlara silahla savundukları görüşleri siyaset yoluyla savunabilmelerine imkan yaratmak.
Onlar nedir? En başta hukuk devleti elbette. Yasalar, insan haklarına saygı çerçevesinde uygulanmalı. Öyle olduğu zaman ifade özgürlüğüyle ve yargı bağımsızlığıyla ilgili sorunlar da çözülmek zorunda kalınacak.
Dikkat edin, bizim son dönemde yaşadığımız ve sorun kabul ettiğimiz şeylerin tamamı aslında yasalardan değil yasaların uygulanma biçiminden kaynaklanan fiili durumlar.
Tutuksuz yargılamanın kural olması, uzun soruşturma süresinin savcılara eksi puan yazması, yargılamayı yapan yargıçların sürülme, meslekten atılma korkusu olmadan kararlarını vicdanlarıyla verebilmesinin sağlanması, yargının yegane ideolojisinin insan hakları olması…
Kısacası Türkiye’deki yargı eliyle korku ve baskı ortamı yaratma uygulamasının sona ermesi…
Şunu unutuyoruz: Yargı eliyle yaratılan korku ve baskı ortamını Türkiye’nin siyasetle haşır neşir olan bütün Kürtleri kendilerini bildiklerinden beri yaşıyorlar; bugün iktidar aynı uygulamayı CHP’ye de yaydı diye haklı olarak kıyamet kopuyor.
Meclis işte ‘çözüm’ adı altında aslında bu uygulamayı bitirmeyi konuşuyor.
O yüzden sabırla bekleyelim, olan biteni dikkatle izleyelim.
HİÇ UMMADIK BİR TASA HEPİMİZİ NASIL BİRLEŞTİRDİ?
Türkiye’de kaç kişi Manisa’nın Şehzadeler ilçesini haritada eliyle koymuş gibi bulabilir, kaçımız gözümüz kapalı bu ilçenin yolunu tarif edebiliriz?
Pek azımız olsa gerek.
Ama şimdi Manisa’nın bu ilçesinin seçilmiş belediye başkanı Gülşah Durbay için hepimiz gözyaşı döküyoruz.
Kolon kanserine bağlı komplikasyonlar yüzünden sadece 37 yaşındayken hayatını kaybeden bu genç kadının güler yüzü, çalışkanlığı, adanmışlığı hepimizin yüreğinde yer etti.
Klişe gibi bir laf vardır, Anayasada da yazar “Kıvançta ve tasada bir olmak”tan söz edilir.
Kıvançta değil ama tasada birleştirdi bizi Gülşah Durbay, o yüzden rahmeti bol olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
19.01.2026
15.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
5.01.2026