Levent Gültekin
ABD’nin cahil, şımarık başkanı Trump, İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan eden kararını tanıyarak Ortadoğu’ya pimi çekilmiş bir bomba bıraktı.
Esasında bu, bir günde ortaya çıkan bir durum değil.
Her yıl küçülen bir Filistin ve nereye varmak istediğini en başından beri bilinen bir İsrail var.
İsrail, hedefine varmak için Filistin’deki işgali her yıl yeni yerleşim yerleri açarak biraz daha genişletiyor.
Filistin haritada, bir nokta kadar küçülmüş, açık hava hapishanesine dönüşmüş ve İsrail Kudüs’ün bütünüyle ele geçirmiş durumda.
Onlarca yıldır adım adım uygulanan bir politikanın neticesi bu.
Peki hal buyken Filistin’i, Kudüs’ü önemseyen Müslümanlar ne yaptılar? Ne yapıyorlar?
Bağırmak, kızmak, tehdit etmek.
Bir de dua ile bütün sorumluluğu Allah’a havale etmek.
60 yıldır “Allah’ım İsrail’i kahret” bedduasıyla sonuç alacağını düşünen milyonlarca Müslüman var.
Fakat bunca yıldır milyonlarca insanın dualarının niçin bir sonuç getirmediği üzerinde düşünmeden; bıkmadan usanmadan aynı yolu deniyorlar.
Hatta bunca duaya rağmen nasıl oluyor da İsrail her geçen gün daha fazla güçlenirken, İslam ülkelerinin ise her geçen gün daha da etkisiz hale geldiğini de sorgulamıyorlar.
Beddua, Müslümanlar için sorumluluktan kaçmak, tembelliğin sebep olduğu güçsüzlüğün ve çaresizliğin üzerini örtmekten başka bir anlam taşımıyor.
Yani haksızlık yapana karşı duracak bir güçleri olmadığı, o gücü elde edecek bir aklı ve enerjiyi oluşturamadıkları için meseleyi Allah’a havale etme kolaylığına kaçıyorlar.
Halbuki İslam bütün tedbirleri almayı, bütün sorumluluğu yerine getirmeyi ve sonucu Allah’tan beklemeyi vaaz ediyor.
Müslümanlar ise tam tersi, hiçbir şey yapmıyor ve slogan atarak sorumluluktan kaçıyorlar.
Bu da doğal olarak bir sonuç getirmiyor.
Peki Müslüman ülkeler niçin bu halde?
Neden güçsüzler? Neden dünyada bir varlık gösteremiyorlar? Nasıl oluyor da bir İsrail, 56 Müslüman ülkeyi hiçe sayarak böyle bir adım atabiliyor?..
Müslüman ülkelerinin tepkisini, tavrını kimse ciddiye almıyor. Çünkü dünya meselelerinde devletler gücü oranında söz sahibi olurlar. Yani haklı olmak yetmiyor, güçlü olmak gerekiyor.
Gücün yoksa, istediğin kadar bağır, tehdit et bir sonuç almak imkansız.
Kabul edelim ki 56 Müslüman ülkeden tek bir tanesi bile bu anlamda bir varlık gösteremiyor.
Teknolojide, bilimde, sanatta, edebiyatta, eğitimde… her alanda görülen korkunç bir geri kalmışlığın neden olduğu güçsüzlük var.
‘Düşmanla’ savaşmak için bile ‘düşmanın’ silahına, ekonomik, siyasi desteğine ihtiyaç duyan bir toplumdan kim niye korksun ki?
Müslüman ülkelerin geri kalmışlığının temelinde inancın bütün meseleleri çözeceğini sanan, buna göre yaşam kurmaya çalışan anlayış yatıyor.
Yani bu dünyada huzurlu, yaşanabilir hayatlar kurmayı değil, öldükten sonra cennete gitmeyi önceleyen anlayış bütün İslam dünyasını çürümeye mahkum etti.
İslam ne yazık ki; Müslüman ülkeler için ayıpları, yetersizlikleri, eksiklikleri, başarısızlıkları örtmek için istismar edilen bir değer olmaktan başka bir anlam taşımıyor.
Sorumluluktan kaçmanın, tembelliğin, yetersizliğin, cehaletin üzeri İslam’la örtülüyor.
Bir tarafta kifayetsiz, beceriksiz, kendi çıkarından başka hiçbir şey düşünmeyen siyasetçiler, diğer tarafta o siyasetçilerin yaptıkları inanç istismarına tav olup o siyasetçilerin yetersizliğini, cehaletini, tembelliğini, beceriksizliğini görmezden gelen Müslüman toplumlar var.
Bu birliktelikten sağlıklı bir sonuç beklemek pek gerçekçi değil.
Mesela bir ülkenin güçlü olabilmesi için iyi bir eğitim sistemine, daha iyinin, doğrunun bulunması için rekabet ortamına yani katılımcı özgür bir ortama, toplumsal barışı sağlamak için eşitlikçi anlayışa ve sağlıklı bir adalet sistemine yani güçlü kurumlara ihtiyaç var.
İyi bir eğitim sistemin yoksa, özgürlükçü bir ülke değilsen, hukuku tesis edememiş, tartışmayı, verimli rekabet ortamı kuramamış, fırsat eşitliğini sağlayamamış, kurumları tesis edememiş, bütün yetkiyi bir kişinin otoriter siyasi anlayışına terk etmişsen gelişemiyorsun, güçlenemiyorsun tam tersine zayıflıyorsun.
Bu esasında sadece Müslümanların sorunu değil. İnancı veyahut ideolojiyi toplumsal meselelerde norm yapan baskıcı, otoriter anlayışa sahip bütün ülkeler benzer durumda.
Ne yazık ki Müslümanların da her derde devam gördükleri din yorumları, tüm bu değerlerin oluşmasının önünde en büyük engel olarak duruyor.
Bu tıkanıklığa, geri kalmışlığa neden olan anlayışı sorgulamadan sadece bağırarak, kızarak, dua, beddua ederek sorunların üstesinden geleceğini sanmak cehaletten başka bir şey değil.
Bu anlayıştan kurtulamadığı, sahici bir güce ulaşamadıkları için Müslüman ülkeler her meselede olduğu gibi Filistin meselesinde de hep kaybeden taraf oldu.
İktidarlarını korumak, sürdürmek için ABD’nin İsrail’in desteğine ihtiyaç duyan kifayetsiz siyasetçiler, toplum önünde Filistin meselesinde en sert sözleri söylemekten geri durmadılar. Toplumun duygularını sömürdüler. Hiçbir şey yapmadan sadece bağırdılar, kınadılar.
Birkaç dinî söyleme, duygu kabartıcı söze tav olan toplumlar da bu istismara çanak tuttular.
Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Numan Kurtulmuş gibi kimi AK Partili siyasetçiler “İktidarı bize verin Gazze özgür olsun”, “Cumhurbaşkanlığını verin Gazze özgür olsun”, “Başkanlık sistemine ‘Evet’ deyin Gazze özgür olsun” cümleleriyle girdikleri her seçimde bu konuyu istismar ettiler.
Her seferinde istediklerini elde etmelerine rağmen Gazze konusunda tek bir adım atmadı ya da atamadılar. Çünkü ülkeyi büyük adımlar atabilecek, büyük bir ülke haline getirmek gibi bir dertleri yoktu. Sadece iktidarı istiyorlardı. Nitekim hiçbir şey yapmadılar.
Özgürlüğü, eşitliği, hukuku, toplumsal barışı yok eden politikaları, yaklaşımı, siyaset anlayışı sebebiyle bu siyasetçiler güçlü ülke olmanın önündeki en büyük engel.
Bu ikiyüzlülük, bu tiyatro oyunu sadece Türkiye siyasetçilere has değil.
Bütün Müslüman ülkelerdeki siyasetçiler benzer bir hamasetle Filistin sorununu istismar ettiler.
Ve ne yazık ki bugünlerde “Kudüs bizimdir!” diye meydanlara akan insanlar da bu zavallılığa alet oluyorlar.
İslam ülkelerinde korkunç bir sahtelik sürüp gidiyor. Hepsi numara, hepsi oyun. Gerçekçi, sahici, sonuç alıcı bir çaba içine girmeden bir şey yapıyormuş gibi görünme oyunu bu.
En acı olan ise oyunun figüranlığını o ülke halkları yapıyor.
Bütün bunların üzerinde düşünmeden meydanlara akmak, mitingler yapmak, İsrail’e ve ABD’ye lanetler okumak, sabah akşam beddua etmek kendimizi kandırmaktan başka bir şey değil.
Ülkemizi, topraklarımızı, değerlerimizi, geleceğimizi ve tabii ki inancın önem atfettiği değerleri korumak için güce ihtiyacımız var.
Bilim, teknoloji, felsefe, sanat, eğitim, tarım… her alanda varlık göstermeye ihtiyacımız var.
Hesap veren bir siyaset anlayışına ihtiyaç var. İşini iyi yapamayan siyasetçinin, en dindarı da olsa, alaşağı edildiği bir siyasi anlayışa ihtiyaç var.
Kudüs, dindarlık taslayarak kurtarılamaz.
Dine daha sıkı sarılarak, İsrail durdurulamaz.
ABD gibi güçlü devletlerin haksızlıklarıyla da bu kafayla baş edilemez.
Güçsüzlüğümüze sebep olan anlayışı görmezden gelip en havalı sözlerle Kudüs’e sahip çıkmak, İsrail’e meydan okumak, bağırmak, tehditler savurmak ikiyüzlülükten, yalancılıktan, sahtekarlıktan başka bir şey değil.
Bu anlayış terk edilmezse korkarım sadece Kudüs’ü değil her şeyimizi kaybedeceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023