Markar ESAYAN
30 Eylül Pazartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Demokratikleşme Paketi'nin her maddesi ihmal edilemeyecek kadar önemliydi. Ancak paketin içeriği kadar, bu paketin Türkiye'nin reformlar sürecine yeni bir enerji kazandırması anlamında da kritik bir işlevi olduğunu düşünüyorum. Demokrasi kültürümüzün hızla boy atması için gerekli olan oksijeni arttırmaya ihtiyaç vardı. Hele bunun seçimler öncesi ve Gezi krizi sonrasında hayati bir önemi olduğunu teslim etmeliyiz. Bu paket, reform sürecinin yörüngeden çıkmasını önleme kapasitesi ile, 11 yılda yapılan önceki reformlardan daha farklı bir rol oynayacak. Enerjinin kısır çatışmalar için değil, reformlar etrafında harcanmasını sağlamakla, normalleşme yolunda da bir milat olma potansiyeli var.
Başbakan Erdoğan'ın paketi sunuş konuşmasında sarf ettiği şu sözler, siyasetin ihtiyaç duyduğu bir üst merhaleye geçme hazırlığı olarak okunabilir: 'Bize oy verenler ve vermeyenlerle birlikte yürüyoruz. Bize oy vermeyenlerin korkuları ve endişeleri de bizim için önemlidir. Aynı geminin içindeyiz. Birbirine müdahale etmediği müddetçe her yaşam biçiminin ve özgürlüklerin teminatıyız.'
Başbakan, geçen Perşembe akşamı ATV-aHaber ortak yayınında bu zihniyeti destekleyen çok önemli bir açılım daha yaptı. Bunun 'askerliğin kısalması' gibi daha popüler konuların gölgesinde kalarak gözlerden kaçmaması lazım. Erdoğan, muhalefetle artık polemiğe girmeyeceğini, 'Bunu bu yayında tüm Türkiye'ye açıklamış olayım' diyerek duyurdu. Muhalefete cevap verme görevi artık parti sözcüleri ve kurmayların.
Kanımca bu konjonktürel, yani geçici bir tavır-taktik değil, Erdoğan ve hükümetin bundan sonraki siyaset tarzında köklü bir değişikliğin işareti. Gezi krizi ve sonrasında kavramsallaştırdığımız bir mesele vardı. O da, 12 Eylül 2010 referandumu ile Türkiye'de bir milat yaşandığı, bu miladın da 2002-2010 sürecinde mecbur kalınan kutuplaşma siyasetinin vadesinin dolduğu anlamına geldiğiydi.
Hükümet ve Erdoğan tarafından bunun fark edilmemiş olduğunu zannetmiyorum. Ancak siyasete intibak etmesinde aksaklık yaşandı ve Gezi'de bunun ne kadar kritik bir risk olduğu ortaya çıktı. Maalesef, Türkiye bir bacağı çok güçlü, diğer bacağı ise o oranda zayıf bir 100 metre koşucusu gibi. AK Parti ve CHP, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu böyle bir resim veriyor. Bu dengesizlik, hükümetin sadece kendi tabanını öngörerek siyaset yapma hakkını bir lükse, hatta çok ciddi bir tuzak ihtimaline eviriyor.
Ancak gerçek de bu.
Aynı siyaset güncellemesinin dış dünyaya yönelik işareti ise, Erdoğan'ın El Kaide gibi örgütlerin şiddet eylemlerini daha yüksek sesle ve daha sık kınamaya başlamasıydı. Kenya'da Müslüman olmayanları, Pakistan'da kilisede ibadet edenleri öldürenlerin net ve ağır şekilde telin edilmesi önemli. Erdoğan bunu eskiden de yapmıyor değildi. Bunu sanki hükümetin yeni bir düşüncesiymiş gibi sunmak haksızlık olur. Ancak, tıpkı ülke içinde AK Parti tabanını dışında kalanlara daha fazla özen gösterilmesi gerekliliği gibi, dünyada da Müslüman olmayan mazlum halkların haklarının daha net biçimde savunulması hem ahlaki, hem de 21. Yüzyıl'ın yeni reelpolitiğini temsil etme açısından da kritik bir açılım.
Üstelik bu dil hem içeride, hem de dışarıda propagandası yapılan 'Erdoğan ve AK Parti'nin Sünni İslam'ı öncelediği', bunun dışında kalanları da önemsemeyen, hatta düşman gören bir latan radikallik içerdiği kampanyasını boşa çıkaracak kadar etkili. Yeni reel politiğin işaret ettiği bakir alan, vicdan ve evrensel insan hakları ile devlet çıkarlarının çakıştırılmasıyla Erdoğan gibi güçlü bir lidere muazzam siyaset imkanı yaratmakta.
Ve neden Türkiye, artık -ne iyi ki tık nefes kalan- 20. Yüzyıl'ın zelil kolonyal paradigması yerine, dini, ırkı, mezhebi, cinsiyeti ne olursa olsun insanı merkeze koyan yeni paradigmanın öncüsü olmasın?
Demokratikleşme süreci, basamak basamak çıkılan katlar gibi… Her bir üst kademe, siyasetin manzarasını da, sorumluluk alanlarını da genişletiyor. 12 Eylül 2010'da bulunduğumuz katta artık işimiz bitmişti. Bir üst kata çıkmak için siyasetin yöntemleri, dili ve taktiklerini 'Up to date' etmek gerekiyordu. Ve şimdi bulunduğumuz yükseklikteki kattan, artık sadece Türkiye değil, Ortadoğu ve tüm dünya görünüyor.
Keşke bunu anamuhalefet partisi de farketse. Çünkü AK Parti ile rekabetin tek yolu, AK Parti'den daha reformcu olmaktan geçiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019