Markar ESAYAN
'Daha yirmi yaşıma basmadan, Siyonist, Marksist, ve komün yerleşimcisi olmayı, öyle yaşamayı ve bundan vazgeçmeyi biliyordum. Dolayısıyla, Cambridge'deki akranlarımın çoğunun tersine Yeni Sol'un coşkularına ve çekiciliğine karnım toktu, hele Maoculuk, goşizm, üçüncü dünyacılık gibi radikal türevlerine… Aynı nedenle, öğrenci merkezli antikapitalist dönüşüm doğmalarından, feminist Marksistlerin siren seslerinden ya da genel olarak cinsiyete dayalı siyasetten etkilenmemeye kararlıydım. İnsanın bir şeyle körü körüne özdeşleşmesi ve sorgusuz sualsiz bağlılık göstermesinin nasıl bir bedel ödettiğinin farkındaydım.'
Yahudi asıllı Avrupa tarihçisi Tony Judt'ın ölümünden kısa bir süre önce yazdığı 'Anılar Şalesi' adlı anı kitabından bu alıntı. Ölümü üzerine Halil Berktay'ın yazdığı uzun makaleden kendisini tanıdığım, sonra çoğu kitabını okuduğum parlak bir beyin Judt.
Bir şey veya şeylerle yolları ayırırken, o şeylere objektif bakabilmek, saygı duymaya devam etmek zordur. Halbuki, 'saygı duymak' ve 'saygı göstermek' ayrı şeylerdir. Bir şeye saygı duymuyor olmak, ona saygı göstermemek anlamına gelmez. Mesela Judt, bir ateist olarak Musevi inancı ve diğer tüm inançlardan kendisini ayırmıştı; ama dini, dindarları hor görmüyordu. Yaptığı en sert eleştiri veya tesbitlerin bile yaralayıcı olmaması, konuşmasını görünmeyen bir yükseltiden değil, muhatabına eşit mesafeden yapması nedeniyleydi.
Sonuçta her şey bize dairdir.
Kendimizi en uzak hissettiğimiz şeyler dahil… Hatta, kendimizi en uzağına attığımız şeylerle, tam da bu uzaklık ihtiyacından dolayı ortak bir hikayemiz olduğunu anlarız. O yakınlık hoş olmayan anıları ima ettiğinden, kendimizi uzaklara atarız. Ona nefret duyarız. En çok eleştirdiğimiz şeyler, bizde bulunan şeyler olabilir.
'İnsanın bir şeyle körü körüne özdeşleşmesi ve sorgusuz sualsiz bağlılık göstermesinin nasıl bir bedel ödettiğinin farkındaydım' diyor Judt. Bağlanma, adanma, özdeşleşme bizim insani özelliklerimizdendir. Bu duygular bizi ötekine açar. Ancak her bağlılığın özünde özgürlük ve kendini bilme mevhibeleri olması gerekir kanımca. İnsan özgürlüğünü devrederek değil, özgürlüğünü kullanarak bağlanmalıdır. Allah'a da, sevgiliye de, dosta da, ideolojiye de… Yoksa işler emin olun sarpa saracak, çürüme hemen başlayacaktır.
Bir bağlılık sizi köleleştirdiği değil, özgürleştirdiği ölçüde sağlıklıdır. Sağlaması budur.
E.M. Cioran, 'Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar. (…) Fiiliyatımızın kaynağı, kendimizi zamanın merkezi, nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdadır. Reflekslerimiz ve gururumuz, teşkil ettiğimiz et ve bilinç parçasını bir gezegene dönüştürür' diyor 'Çürümenin Kitabı'nda.
Cioran'ın dediği gibi, 'yaşamak', kendini keşfetmek yerine, kendi boyutlarımıza karşı körleşme haline geldiğinde, aslında gönüllü olarak insan olmaktan çıkıyor, sahte peygamberlere dönüşüyoruz. Bağlanmanın ve adanmanın kendisi, mesela inanç, örgüt, cemaat üyelikleri, kendini bir an evvel ötekilerin üzerine çıkarmanın ve hükmetmenin araçlarına dönüşebiliyor. Bazı cemaatlerin iktidar ve paradan özellikle uzak durmaları boşuna değil. Ama unutmayalım ki iktidardan uzak durmak da bir iktidar yaratır.
Farkındayım sinir bozucu bir matruşka gibi.
Bilinenin aksine dünyada bilinçli şekilde kötülük yapanlar oldukça azdır. Mesela psikopatların vicdanları yoktur. Kötülük burada mekanik bir süreç, bir anomalidir. Can yaktığında, can aldığında rahatsız edici bir duygulanım yaşamaz. Bu yüzden ceza ehliyetleri de yoktur.
Bu dünyaya en büyük zarar verenler, bir şeye kendi insani boyutunu aşarak bağlanan, büyük ülküler edinenlerden çıkıyor. Daha büyük bir özgürlüğe, yani hükmetme gücüne kavuşmak üzere, yolun başında verimli bir merkeze özgürlüğünü devredenlerden ve masum amaçları araçsallaştıranlardan.
İnsanın böyle bir karanlık doğası var. Hepimizde de var. Sıradan insanlar ile Hitler tipolojisi arasındaki mesafe sanılandan daha azdır. Ne iyi ki, hayatın zor şartları bizi oyalar, kısıtlar, terbiye eder. Etrafa verilen zarar, aile ve yakın kişilerle sınırlı kalır.
Batı'nın Doğu üzerinde kurduğu tahakküm buna iyi bir örnektir. El Kaide gibi radikallerin adalet adına verdiği kanlı cevapta da aynı doğa etkindir. Batı paradigmasına göre iyi yetişmiş aydınların halkı, dindarları, yoksulları, eğitimsizleri küçümsemesi, hiyerarşik bir temel üzerinden onlarla ilişkiye geçmesi de aynı noktaya işaret eder: İnsanlığı kurtarmak…
Tüm insanlığı, tüm bir ülkeyi kurtarmak için, bir grup insanın acı çekmesi, bedel ödemesi genellikle kabul gören bir eğilim olur.
Bu nedenle güdülerimiz önemlidir. Doğru amaçlar bozuk güdülerle istismara uğrar, mahvoluş getirir. Hepimiz, içimizde üzerinde 'tehlikeli madde' yazan nükleer çekirdekler barındırıyoruz ve o çekirdeğin ismi 'benlik'.
Hülasa, biz kendimizi kandırmıyorsak, kimse bizi kolay kolay kandıramaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019