Markar ESAYAN
Çözüm Süreci'nin ne kadar önemli bir barış projesi olduğu hep söyleniyor ama, tıkanmalar aşılmadıkça bunun onu daha fazla hedef haline getirdiği de ortada. Ülkenin kaderinin Çözüm Süreci'ne bağlı olduğu noktada, tek bir vuruşta birden çok 'fayda' sağlanabilir ve sırf bu nedenle karmaşık ittifaklar kurulabilir. Bu paradoksu aşmanın yolu da hem şaşırtıcı hem de soğukkkanlı politikalar sanırım.
Dün Akil İnsanlar Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüler. Birkaç gün önce ise kendi inisiyatifleri ile toplanmış ve 6-7 Ekim pogromunun yarattığı tıkanıklığı aşmaya yönelik bir dizi öneri açıklamışlardı. Önerilerin başında tabii ki çatışmasızlığın mutlaka korunması gerektiği gelmişti.
Dünkü toplantıdan yazıyı yazarken edinebildiğim birkaç bilgiyi aktararak devam edeyim.
Başbakan Davutoğlu'nun öne çıkan sözleri özetle şunlar: 'Neler yaptığımızı tarih yazacak. Kobani ile Çözüm Süreci'nin tabii ki ilgisi var. Ama savaşı Türkiye'ye yaymakla tehdit eden bir gruba nasıl yardım edelim? Silahlı unsurlar anlaşmaya uygun olarak sınır dışına çıkmış olsalardı, Kobani'ye desteğimiz farklı olurdu. Tam Çözüm Süreci'nde yol alıyorduk ki 6-7 Ekim olayları oldu. 1990'da kendini gizleyen devletin JİTEM'i vardı, şimdi de kimliğini gizleyen vandallar var.'
Açıkçası, hükümetin 6-7 Ekim gibi 45 masum insanımızın hayatını kaybettiği bir provokasyondan sonra Çözüm Süreci iradesini koruması takdire şayan. Aynı şekilde toplumun da sakin kalarak tuzağa düşmeme ve hükümetin elini zayıflatmama tavrı, MHP Lideri Bahçeli'nin yatıştırıcı açıklamaları da olumlu gelişmelerden.
CHP'ye söyleyecek söz artık bulunamıyor. Sanki kaset operasyonları bugünler için yapılmış. Sergilenen sorumsuz, provokatif, oportünist tavır anlaşılır gibi değil. Tek teselli her şeyin halkın gözü önünde yaşanıyor olması.
Öcalan, bir değişiklik olmazsa 21 Ekim'de bir açıklama yapacak ve bu açıklamanın olumlu olması bekleniyor. Zaten öyle de olması lazım yoksa son krizin üstesinden gelerek sürece devam etme olanağı çok zayıflamış oluyor. Kandil'den beklenen cevap da Öcalan'ın açıklamasını etkileyecek tabii ki.
Olası provokasyonları önleme açısından başta mantıklı olan süreçle ilgili gizliliğin yerini yine aynı nedenle şeffaflığa terk etmesi gerekiyor. Öyle ki süreçte kim neyi eksik veya hatalı yapıyor kamuoyu hakemliği tarafından denetlensin.
Öcalan ile Kandil arasında belli ki Suriye ve Rojava konusunda görüş ayrılığı var. Kobani'nin Çözüm Süreci'nin alternatifi olmadığı konusunda Kandil ayrı bir yerde duruyor. Eğer bu doğruysa, son yaşananların nedeni de bu. Bu çelişkinin giderilmesi gerekiyor ki yola devam edilebilsin. Bu görev de, sokakları sakin tutmak da Öcalan'a düşüyor. Kobani ve Suriye konusunda Kandil'i kendi pozisyonuna çekmesi Öcalan'ın muhataplığı konusunda hayati. Bunu başarırsa, hükümetin de atacağı adımlar, Öcalan'ın etkisinin arttırılması vs. konularda farklı ve hızlı olur. Bu aşamada bir rezerv kaldığını düşünmüyorum.
İşte bu hayati konuda Kandil'den İmralı'ya gidecek cevap çok önemli. Muhtemelen Kandil'i cesaretlendiren büyük ülkeler ve 6-7 Ekim de buna bağlı gelişti. Batı basınında çıkan PKK ve PYD güzellemeleri, 'ABD bu sefer Kürtleri satmayacak' vaatleri, ABD'nin PYD ile resmi görüşmelere başlaması, 'Suriye'de IŞİD'e karşı en güçlü müttefikimiz PYD' söylemleri de bu kuşkuyu doğrulayan bir resim ortaya koyuyor.
Türkiye'nin Suriye ve Kobani konusunda ne yaparsa yapsın hatalı olacağı veya batağa saplanacağı bir köşeye sıkıştırılmak istenmesi de senaryonun gerçekleşmesi için kurulmuş kapan gibi. Türkiye'yi bir yandan IŞİD'ci ilan ederken, öte yandan sınırı geçmesi halinde PKK'nın bunu savaş nedeni sayacağını ifade etmesi, Meclis'teki tezkereye HDP'nin hayır demesi, yapılan yardımların, ülkede tedavi edilen PYD ve PKK'lıların, Kobani'ye giden yüzlerce yardım kamyonunun ve tabii ki Suruç'a alınan iki yüz bin Kobanili Kürdün yok sayılması da öyle...
Yani oldukça ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Kandil ve PYD'nin Batı için araçsal bir değeri olduğu, PYD ve PKK'nın Türkiye'siz bir yolla kalıcı bir kazanım sağlayamayacağını anlatmak ne kadar mümkün bilmiyorum. Ama bu denenmeli.
Çözüm Süreci sadece Türkiye'yi değil, Ortadoğu'yu da Batı vesayetinden kurtarmayı vaat eden güçlü bir model... Bu modeli Ortadoğu'da iktidar kullanan büyük ülkelerin tehdit görmemesi beklenemez. Artık olay Türkiye ölçeğinde değerlendirilemez. Çözüm Süreci bir Ortadoğu ve Dünya meselesidir. Tam da bu nedenle savaş Türkiye'nin sınırına getirilip bırakılmıştır.
Türkiye'ye iki 'seçenek' dayatılmaktadır. Ya Suriye savaşına girmek, ya da bir içsavaşla yüzleşmek... Aslında her ikisi de aynı büyük ve tek savaşı ima eder. Bu durumda Türkiye'nin ittifaklarını güçlendirmesi ve çeşitlendirmesi gereklidir. Türkiye'nin içinde olmadığı her durum Türkiye'nin aleyhine gelişecektir.
Çözüm Süreci geri çekilmenin ilan edildiği 2013 Mayıs'ı şartlarında değil. Dolayısıyla yol haritasının buna uygun hale getirilmesi gerekiyor. Kandil Rojava'da bir devlet kurmaya çalışıyor. KCK sadece Türkiye değil, İran, Irak ve Suriye'yi de kapsayan bir örgüt. Türkiye ancak kendi ülkesindeki bölümü ile ilgili taleplerde bulunursa gerçekçi olabilir. Kanımca örgütle devletin arasını da yumuşatacak bir güncellemeye gidilebilir.
Türkiye'nin PYD ve PKK'ya büyük devletlerin yaptığı vaatleri anlamsızlaştıracak şekilde devreye girmesi, Öcalan'ın da bunu desteklemesi gerekiyor. Bunlar yapılırken de Barzani'nin ihmal edilmemesi lazım.
Durum oldukça zor, ama bu eşik aşıldığında çok büyük merhale kaydedilmiş olacak. Bu hafta önümüzdeki sürece dair genel bir resmin ortaya çıkacağı öngörülebilir. Umarım sağduyu hakim gelir. Tersi bir durumda Öcalan tarihe gömülürken, PKK Türkiye'de son siyasileşme fırsatını kaçıracak ve PYD de büyük ülkelerin amaçları hasıl olduktan sonra Türkiye ile başbaşa kalacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019