Mehmet Ali ALÇINKAYA
Barış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası: Halkların, Kadınların ve Gençlerin Kazanımı...
İçinden geçtiğimiz tarihsel süreç, insanlığa iki yol sunmaktadır: ya savaşların, işgallerin, baskıların ve sömürünün karanlığında kaybolmak ya da özgürlük, eşitlik ve barış temelinde yeni bir demokratik toplum inşa etmek. Türkiye ve Ortadoğu, bu ikilemin merkezinde duran coğrafyalardır ve sol hareketler, bu tarihsel eşikte hem sorumluluk hem de sınav altındadır.
Türkiye Sol Hareketlerinin Tarihsel Krizi
Türkiye’deki komünist, sosyalist ve sol hareketler tarih boyunca halk mücadelelerinde önemli roller üstlenmiş, bedeller ödemiştir. Ancak çoğu zaman ulus-devletçi paradigmanın sınırlılıkları ve reel sosyalizmin devletçi mirası, demokratik toplum ve özgürlükçü değerleri stratejik hedef olarak ele almayı engellemiştir. Bu durum, Kürt sorunu, kadın özgürlüğü ve gençlerin katılımı gibi temel demokratik meselelerin ikincil görülmesine yol açmıştır.
Ulus-devletçi refleksler ve merkeziyetçi örgütlenme anlayışı, enternasyonalizmden uzaklaşmayı ve halkların özgürlük mücadelesiyle yeterince ortaklaşamamayı beraberinde getirmiştir. Solun bu yapısal krizi, teorik ve pratik perspektifte ele alınması gereken bir yenilenme gerektirir.
Demokratik Sosyalizm ve Halkların Özgürlüğü
Reel sosyalizmden alınacak dersler, Türkiye solu için demokratik sosyalizmi yeniden tanımlama ihtiyacını ortaya koymaktadır. Demokratik sosyalizm, yalnızca devlet iktidarını ele geçirme meselesi değil; halkların kendi yaşamlarını özgürce örgütleyebildiği, kadınların öncülüğünün güvence altına alındığı, ekolojik ve demokratik değerlerin toplumsal yaşamın temelini oluşturduğu bir modeldir.
Barış ve demokratik toplum, bu sürecin ön koşuludur. Savaşın ve baskının olmadığı, eşitliğin ve özgürlüğün güvenceye alındığı bir düzen, halkların, kadınların, gençlerin ve tüm ezilenlerin kazanmasını sağlar.
Kürt Özgürlük Hareketi ve Demokratik Modernite Örneği
Kürt Özgürlük Hareketi, Türkiye solu için hem eleştirel bir ayna hem de pratik bir yönelim kaynağıdır. Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği demokratik modernite paradigması; demokratik konfederalizm, kadın özgürlükçülüğü ve ekolojik toplum temelinde ilerler. Rojava devrimi, bu paradigmanın somut pratiğe dönüşmüş örneğidir; halkların kendi örgütlenmesi, yerel demokrasinin güçlenmesi ve kadın öncülüğünün toplumsal yaşamda uygulanması, demokratik sosyalizmin yaşama geçirilmesinin örneklerini sunmaktadır.
Türkiye solu, bu modeli benimserken ulus-devletçi alışkanlıklardan kopmalı, halkların özgürlük mücadelesiyle ortaklaşmalı ve demokratik toplumun somut kazanımlarını tabana yaymalıdır.
Özeleştirel Yaklaşım ve Yenilenme
Demokratik toplum ve barış hedefi doğrultusunda Türkiye solu, kendini özeleştirel bir şekilde yeniden inşa etmelidir:
1. Ulus-devletçi paradigmayı aşmak: Devletçi sosyalizm anlayışını geride bırakmak, merkeziyetçi örgütlenmeden taban örgütlenmesine geçmek.
2. Barışı stratejik hedef olarak benimsemek: Savaş ve çatışmanın değil, çözüm, uzlaşı ve halkların özgürleşmesinin öncelikli olduğu bir yaklaşımı savunmak.
3. Enternasyonalizmi güncellemek: Bölgesel halklarla dayanışmayı ve ortak mücadeleyi temel alan bir enternasyonalizm geliştirmek.
Demokratik Toplumun Kazanımları
Barış ve demokratik toplum kazanırsa; halklar, kadınlar, gençler ve ezilenler somut olarak şunları kazanır:
Halklar: Kendi kaderlerini özgürce belirleyebilme hakkı, eşit yurttaşlık ve toplumsal katılım.
Kadınlar: Toplumsal ve siyasal yaşamda öncülük, özgürlük ve eşitlik güvencesi.
Gençler: Kendi geleceklerini belirleyebilme, örgütlenme ve yaratıcı katkı hakkı.
Ezilenler: Toplumsal eşitlik, adalet ve ekonomik fırsat eşitliği.
Demokratik toplum, yalnızca yönetim biçimi değil; halkların yaşam alanını ve umutlarını genişleten bir kazanım kapısıdır. Barışın ve özgürlükçü sosyalizmin hayata geçirilmesi, herkesin hayatına doğrudan dokunan bir dönüşümü mümkün kılar.
Teorik ve Pratik Perspektif
Teorik: Demokratik sosyalizm, devleti ele geçirme stratejisinden çıkmalı; taban demokrasisi, halk örgütlenmesi ve enternasyonalizm ekseninde yeniden tanımlanmalıdır.
Pratik: Yerel düzeyde demokratik konfederalizm, kadın özgürlükçülüğü ve ekolojik toplum ilkeleri hayata geçirilmelidir.
Sonuç; Halkların, Kadınların ve Gençlerin Kazanımı
Türkiye ve Ortadoğu, tarihsel bir dönemeçtedir. Sol hareketler, ulus-devletçi reflekslerden kurtulmadığı sürece demokratik toplumu ve sosyalizmi inşa edemez. Bugün en acil görev; barışı stratejik hedef olarak benimsemek, demokratik toplumu güçlendirmek ve demokratik sosyalizmi devrimci içerikle hayata geçirmektir.
Barış ve demokratik toplum kazanırsa; halklar, kadınlar, gençler ve ezilenler özgürleşir, eşitlik ve dayanışma temelinde yeni bir yaşam kurulur. Bu süreç, politik bir tercih olmanın ötesinde, tarihsel bir sorumluluk ve özgür geleceğe açılan kapıdır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYABarış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası.. 31.08.2025 Tüm Yazıları
-
Umur TALUBir uğraktır sevgili… Bir durak olsa bile! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEÇözüm Süreci’nin künhüne vakıf kaç kişi var? 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan çok beğenmiştir… 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasLiderleri neden ‘insan üstü’ gibi görüyoruz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİPlazma Toplumu: Bir sinyal okyanusunda yüzen balıklar gibiyiz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalKızışan Ortadoğu ve Amerikan sağında ihtilaflar 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRAktaş serbest, Özer niye tutuklu? İşte skandalın kanıtı 3 rapor 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSurvivor entelektüel! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞSıfır oranlı gelir vergisi neden uygulanmıyor? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyaset kulislerinde konuşulan baskın seçim senaryosu… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYATürk futbolunun acı gerçeği: Kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunBarışın kaçınılmazlığı… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTasarruf edilecek makam aracı bulunamamış mı yani? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuAnkara neden huzursuz? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRCezaevinden yükselen çığlık: Yaşamak istiyorum! 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBüyük hesaplaşmaya doğru 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKomisyon yol temizliği için harekete geçmeli 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDemokratların çilesi 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİR"KILIÇ KININDAN ÇIKARSA!" 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANBasın Tarihi: Baba Evi’nde Yarenlik… 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gökçer TahincioğluGerçekten “adrese teslim” kadro ilanı, memurken başka yerde okuma rahatlığı ve yandaş medyanın “ezbe 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktanİslam ülkelerinin liderleri de acaba bir gün utanır mı? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciTefeci faizi gerçek ama nedeni ne? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞ“Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİsrail hedefine ulaşırken… 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNHepimize Yetecek Evrensel Bir Utanç 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKKM kasıtlı bir uygulamaydı, kastı da zengine servet transfer etmekti 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilTürkiye neden çürüyor ve çürüme neden durdurulamıyor? 27.08.2025 Tüm Yazıları
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2025
24.08.2025
21.08.2025
18.08.2025
14.08.2025
11.08.2025
4.08.2025
28.07.2025
25.07.2025
21.07.2025