Mehmet Ali ALÇINKAYA

Mehmet Ali ALÇINKAYA
Mehmet Ali ALÇINKAYA
Tüm Yazıları
Barış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası..
31.08.2025
338

Barış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası: Halkların, Kadınların ve Gençlerin Kazanımı...

İçinden geçtiğimiz tarihsel süreç, insanlığa iki yol sunmaktadır: ya savaşların, işgallerin, baskıların ve sömürünün karanlığında kaybolmak ya da özgürlük, eşitlik ve barış temelinde yeni bir demokratik toplum inşa etmek. Türkiye ve Ortadoğu, bu ikilemin merkezinde duran coğrafyalardır ve sol hareketler, bu tarihsel eşikte hem sorumluluk hem de sınav altındadır.

Türkiye Sol Hareketlerinin Tarihsel Krizi

Türkiye’deki komünist, sosyalist ve sol hareketler tarih boyunca halk mücadelelerinde önemli roller üstlenmiş, bedeller ödemiştir. Ancak çoğu zaman ulus-devletçi paradigmanın sınırlılıkları ve reel sosyalizmin devletçi mirası, demokratik toplum ve özgürlükçü değerleri stratejik hedef olarak ele almayı engellemiştir. Bu durum, Kürt sorunu, kadın özgürlüğü ve gençlerin katılımı gibi temel demokratik meselelerin ikincil görülmesine yol açmıştır.

Ulus-devletçi refleksler ve merkeziyetçi örgütlenme anlayışı, enternasyonalizmden uzaklaşmayı ve halkların özgürlük mücadelesiyle yeterince ortaklaşamamayı beraberinde getirmiştir. Solun bu yapısal krizi, teorik ve pratik perspektifte ele alınması gereken bir yenilenme gerektirir.

Demokratik Sosyalizm ve Halkların Özgürlüğü

Reel sosyalizmden alınacak dersler, Türkiye solu için demokratik sosyalizmi yeniden tanımlama ihtiyacını ortaya koymaktadır. Demokratik sosyalizm, yalnızca devlet iktidarını ele geçirme meselesi değil; halkların kendi yaşamlarını özgürce örgütleyebildiği, kadınların öncülüğünün güvence altına alındığı, ekolojik ve demokratik değerlerin toplumsal yaşamın temelini oluşturduğu bir modeldir.

Barış ve demokratik toplum, bu sürecin ön koşuludur. Savaşın ve baskının olmadığı, eşitliğin ve özgürlüğün güvenceye alındığı bir düzen, halkların, kadınların, gençlerin ve tüm ezilenlerin kazanmasını sağlar.

Kürt Özgürlük Hareketi ve Demokratik Modernite Örneği

Kürt Özgürlük Hareketi, Türkiye solu için hem eleştirel bir ayna hem de pratik bir yönelim kaynağıdır. Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği demokratik modernite paradigması; demokratik konfederalizm, kadın özgürlükçülüğü ve ekolojik toplum temelinde ilerler. Rojava devrimi, bu paradigmanın somut pratiğe dönüşmüş örneğidir; halkların kendi örgütlenmesi, yerel demokrasinin güçlenmesi ve kadın öncülüğünün toplumsal yaşamda uygulanması, demokratik sosyalizmin yaşama geçirilmesinin örneklerini sunmaktadır.

Türkiye solu, bu modeli benimserken ulus-devletçi alışkanlıklardan kopmalı, halkların özgürlük mücadelesiyle ortaklaşmalı ve demokratik toplumun somut kazanımlarını tabana yaymalıdır.

Özeleştirel Yaklaşım ve Yenilenme

Demokratik toplum ve barış hedefi doğrultusunda Türkiye solu, kendini özeleştirel bir şekilde yeniden inşa etmelidir:

1. Ulus-devletçi paradigmayı aşmak: Devletçi sosyalizm anlayışını geride bırakmak, merkeziyetçi örgütlenmeden taban örgütlenmesine geçmek.

2. Barışı stratejik hedef olarak benimsemek: Savaş ve çatışmanın değil, çözüm, uzlaşı ve halkların özgürleşmesinin öncelikli olduğu bir yaklaşımı savunmak.

3. Enternasyonalizmi güncellemek: Bölgesel halklarla dayanışmayı ve ortak mücadeleyi temel alan bir enternasyonalizm geliştirmek.

Demokratik Toplumun Kazanımları

Barış ve demokratik toplum kazanırsa; halklar, kadınlar, gençler ve ezilenler somut olarak şunları kazanır:

Halklar: Kendi kaderlerini özgürce belirleyebilme hakkı, eşit yurttaşlık ve toplumsal katılım.

Kadınlar: Toplumsal ve siyasal yaşamda öncülük, özgürlük ve eşitlik güvencesi.

Gençler: Kendi geleceklerini belirleyebilme, örgütlenme ve yaratıcı katkı hakkı.

Ezilenler: Toplumsal eşitlik, adalet ve ekonomik fırsat eşitliği.

Demokratik toplum, yalnızca yönetim biçimi değil; halkların yaşam alanını ve umutlarını genişleten bir kazanım kapısıdır. Barışın ve özgürlükçü sosyalizmin hayata geçirilmesi, herkesin hayatına doğrudan dokunan bir dönüşümü mümkün kılar.

Teorik ve Pratik Perspektif

Teorik: Demokratik sosyalizm, devleti ele geçirme stratejisinden çıkmalı; taban demokrasisi, halk örgütlenmesi ve enternasyonalizm ekseninde yeniden tanımlanmalıdır.

Pratik: Yerel düzeyde demokratik konfederalizm, kadın özgürlükçülüğü ve ekolojik toplum ilkeleri hayata geçirilmelidir.


Sonuç; Halkların, Kadınların ve Gençlerin Kazanımı

Türkiye ve Ortadoğu, tarihsel bir dönemeçtedir. Sol hareketler, ulus-devletçi reflekslerden kurtulmadığı sürece demokratik toplumu ve sosyalizmi inşa edemez. Bugün en acil görev; barışı stratejik hedef olarak benimsemek, demokratik toplumu güçlendirmek ve demokratik sosyalizmi devrimci içerikle hayata geçirmektir.

Barış ve demokratik toplum kazanırsa; halklar, kadınlar, gençler ve ezilenler özgürleşir, eşitlik ve dayanışma temelinde yeni bir yaşam kurulur. Bu süreç, politik bir tercih olmanın ötesinde, tarihsel bir sorumluluk ve özgür geleceğe açılan kapıdır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar