Mehmet BARANSU
Afyon'da cephanelikte yaşanan patlamayla 25 genç hayatını kaybetti. Ortaya çıkan ayrıntılar ise ölümün bu ülkede ne kadar da bizlere yakın olduğunu gösterdi.
İlk gelen bilgiler, Ekim ayında yapılacak ilk denetlemeyle ilgili askerlerin gece gündüz çalıştırıldıklarıydı. Denetleme için depo istiflenecek, elden geçirilecek, kutular nizami bir şekilde dizilecek, denetlemeden tam not alınacak ve komutanın omuzlarına, göğsüne bir yıldız daha takılacaktı.
Ekim ayına da az bir süre de kalmıştı. Vakit yok, zaman kısıtlıydı. Binlerce patlayıcı madde nizami bir şekilde dizilmeli, sayıları çıkarılmalı, yıllara göre numaralandırılmalı, ayrı ayrı yerlere konmalıydı. Cephaneliğin yanı sıra birlikler temizlenmeli, tuvalet, banyo, yatakhaneler, yazıhaneler,bürolar tek tek elden geçirilmeli, en ufak aksilik olmamalıydı.
Denetlemeden olumsuz rapor almak astsubay ve erler için işkence demekti. Komutanların geleceği yatakların düzenine, tuvaletlerin temizliğine, mühimmat deposundaki kutuların jilet gibi istiflenmesine bağlıydı. Aksi halde erler için psikolojik ve fiziki şiddet kaçınılmazdı.
Birlikteki tüm askerler için denetleme “seferberlik” anlamına geliyordu. Tuvalet, komutan gelip yalayacak kadar temiz olmalıydı. Kural buydu, ona göre her yer aynı şekilde düzenlenmeliydi. Birkaç saatlik denetlemeden sonra eski düzene dönülebilirdi.
Afyon'da yaşananlar da aynen anlattığım türdendi. Olumsuz not almak istemeyen muvazzaflar, erleri köle gibi çalıştırıyor, 18 günlük asker olanları bile mühimmat deposunda kullanıyorlardı. İşte onlardan ikisi o patlamada yaşamını yitirdiler.
Afyon ve denetleme kelimelerini duyunca 2008-2009 yıllarında askerlikte yaşadığım iki denetleme aklıma geldi. Altı aylık askerlik sürecimde komutanların tek konuştuğu kelime “denetlemeydi.” Altı ayda iki denetleme… Dile kolay.
Dile kolay diyorum çünkü yaşadıklarımızı sanırım en iyi askerliğini yapanlar anlayacaktır.
Aylarca ütü, saç, sakal, ayakkabı, tuvalet, koğuş, dolap, pencere temizliği, evrak yazımı, donun atletin üstünde, çorabın hemen yanında tıraş köpüğünün 10 santim yukarıda olması gerektiği gibi bazı kuralların provasını yapardık. Bir de iki sayfalık ezberlenmesi gereken metin vardı. Hadi biz neyse de, okuma yazma bilmeyenlere bunu ezberlettirmek ölüm demekti. Bayrak nedir, Türklük nedir, Sancak nedir, laiklik nedir, Atatürkçülük nedir, Kemalizm nedir, silah nedir, halkçılık nedir, cumhuriyetçilik nedir, devletçilik nedir, kapitülasyon nedir, sıralı amirler kimlerdir gibi onlarca ilgisiz konu ezberlenmek zorundaydı. Denetleme esnasında komutan elini bölükteki birinin omzuna dokundurur ve “Söyle oğlum laiklik nedir, Kemalizm nedir?” diye sorabilirdi. Soruya doğru cevap verilmeli, bölük komutanımız dahil generale kadar üstler olumlu not almalıydı. “İyi asker yetiştirdikleri” için göğüslerine, omuzlarına üstün hizmet ödülü, madalyası takılmalıydı.
Beş aylık usta birliğimde yanılmıyorsam yüzün üzerinde askere tuvalet ve banyo temizlettirilmiş, bir o kadar da koridorlar elden geçirilmişti. Bürokratik, evrak işleri ise bizlerin üzerindeydi.
İş o kadar abartılıyordu ki, 13 saatin üzerinde çalıştırılan erler, uykusuz halde bir de 8 saat nöbete gönderiliyordu. Altı aylık askerlik süremin yanılmıyorsam iki ayı böyle uykusuz geçmiş, silah elde nöbette kimi zaman uykuya yenik düşmüştük. Birliğe saldırı mı olacakmış, ölecekmişiz, uykuda yakalanıp bir hafta askeri cezaevine gönderilecekmişiz, inanın umurumuzda bile olmazdı. Haftalarca uykusuz geçen günlerde, uykuda ölüm bile tatlı geliyordu bize. Uykuya, dinlenmeye o kadar hasrettik.
Ne mi oldu denetlemelerde?
Ütümüz, tıraşımız, dolaplarımız, bölüğümüzün temizliği çok iyiydi ve sorular da iki sayfalık kağıdı ezberleyenlere sorulmuştu da denetlemeden komutanlığımız tam not almıştı. Amiralin, Albayın, Yarbayın, Binbaşının, Yüzbaşının göğsüne kaç yıldız takıldı bilmiyorum.
Ergenekon ve darbe soruşturmalarından tutuklananların “göğsümüzde şu kadar yıldız var, vatana şu kadar hizmet ettik, bizleri nasıl tutuklarsınız?” serzenişlerini görünce gülüyorum. O göğüslere yıldızların nasıl takıldığını bilerek. Tutuklanan bir Koramiralle o denetlemelerden birinde yan yana sandalyede, aynı masada yemek yiyip, konuştuklarını tebessümle hatırlayarak. 45 dakika yanında oturan kişinin “gazeteci” olduğunu bilmeden, oturduğu masadaki erin kim olduğunu bile merak etmeden yaptığı konuşmaları acı acı hatırlayarak.
Kimse bu soruları soran zevata şu soruyu sormaz. “Vatana o kadar hizmet ettiniz de bu terör 30 yıldır nasıl oldu da bitirilemedi? Neden sizlerden hiç biri terörle mücadelede ön saflarda bulunmadı? Şehit olmadı?” Darbe planlarını ve öteki hukuksuz işleri sormuyorum bile.
Sorulacak o kadar soru var ki.
Tekrar Afyon’a yaşadığımız acı olaya döneyim.
Cephaneyi 10 günlük askere istiflettirirseniz, terörle mücadele için üç aylık çocukların eline silah verip, dağa, nöbete gönderirseniz, bir de nöbete gönderdiğiniz erleri nöbet öncesi tüm işlerde kullandırıp uykuya hasret bırakırsanız, Afyon ve benzeri çok olay yaşarsınız. Çocukları bir bir hayatlarının baharında ölüme atarsınız.
Sonra da niye bu kadar insan şehit oldu diye soru sorulduğunda vereceğiniz cevabınız olmaz.
Yok mudur sizlerin eğitimli personeli? Yok mudur mühimmat deposunu istifleyecek yetişmiş bir elamanınız? Önemli midir kutuların jilet gibi olması?
Paşanın eşinin köpeğini gezdirmeye adam bulursunuz ama bu işlere ayıracak vaktiniz yoktur.
Bu ülke gerçekten garip…
Kocatepe gemisi kendi uçaklarımız tarafından vurulur, dönemin komutanı Güven Erkaya yıllar sonra Deniz Kuvvetleri Komutanı olur.
Tankı çaldıran tank komutanlığına atanır.
Uçağımızı düşürürüz, Yunanistan vurdu diye olayı kapatırız. Komutanı terfi ettiririz.
Suriye’de jeti kimin düşürdüğü bulamayız.
Mayını çıkartacak ekibi beklemeden bir üsteğmene elle çıkarması emri veririz, üsteğmen şehit olur, komutanı Yarbaylıktan Albaylığa terfi ettiririz.
Sonra da kendi kendimize sorarız.
'Neden bu kadar insan şehit oldu?' diye.
25 gencin ölümüne neden olan komutanı yıllar sonra Kara Kuvvetleri Komutanı ya da Genelkurmay Başkanı olarak görürsek şaşırmayacağım artık.
Ben alıştım bu durumlara, sizi bilemem.
Son notum da Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkan'ına; Olayı süratli ve detaylı bir şekilde araştırıp, ortaya çıkaracağınızı beyan etmişsiniz. Uludere soruşturmasına benzemesin de...
twitter.com/mehmetbaransu
Kaynak:Habere Dikkat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015