Mehmet TIRAŞ
Basın üzerinde baskısını artırdıkça Erdoğan geçmişte kendine karşı olan şimdi ise; biat eden insanları yandaş medyasında toplamaya başladı.
Kendisine faşist, BOP’ un kiralık aktörü, partisinin kapatılmasını savunan, devlet hükümete el koydu,diyen kişiyi,ekonomi baş danışmanı seçtiği Yiğit Bulut’la başlayan konvoya, Başbakanın yandaş medyasına Atilla Yayla’nın da katıldığını görüyoruz.
Bakalım şansı Yiğit Bulut kadar yaver gidecek mi Yayla’nın; ama gönlünü ferah tutsun bu yolda yazmaya devam ederse,televizyon konuşmalarıyla da desteklerse,en yakın sürede basamakları ikişer ikişer atlar..Erdoğan,ahdi vefa duygusu olan bir siyasetçidir,kindardır ama kendine biat ettiyse bir kişi geçmişte ne söylediği çok önemli değil..
Atilla Yayla kamuoyunda liberal bir düşünce adamı olarak tanınır ama suyundan mı,toprağından mı geliyor, iktidara yakın gazetede yazmaya başlayanlarda istisnalar hariç, bir tuhaflık belirtileri başlıyor ve Başbakanın her olumsuz yaptığını sandıkla ilişkilendirerek övgüye boğup her demokratik tepkiyi,başbakanın korkusu olan düşüncelerine yorumluyorlar.
Bu tezlerini de Atilla Yayla liberal demokrasiye uyarlıyor.
Eğer Radikal iki de 4.8 013 Tarihinde, Prof.Dr.Ümit Özkırımlı’nın “Akademi ve Gezi-fobi” başlıklı yazısını okumasaydım başka bir konuyu yazacaktım.
Atilla Yayla Yeni Şafak gazetesinde yazmaya başladıktan sonra bir entelektüel gibi değil de; Erdoğan’ın olumsuzluklarını ve antidemokratik uygulamalarını liberal düşünce içerisinde,gerekçelendirerek,liberal demokrasi de olmamasına rağmen haklı gösterme yoluna girmesi anlaşılır gibi değil.
Ümit Özkırımlı’nın dediği gibi Atilla Yayla Gezi olayları üzerine o kadar ahkam kesiyor ki; bu gençlerin ileri de CHP’de politika yapacağını, katılanların da CHP’li ailelerden olduğunu söylemesi ve niyet okuması kabul edilir bir şey değil.Gezi direnişinin ateşi 79 ili fitillemiş ortalama günlerce 2.5 milyon insan katılmış,CHP’nindüzenlediği mitinglere on bin insanı bir araya getiremiyor.
Başbakanın konuşmalarını takip etseydi Yayla; Gezi direnişini CHP organize etmiş olsa idi; Erdoğan mizah konusu yapardı ve iki aydır her gün konuşuyor,konuşmasının içinde hep Gezi olayları birinci sırayı almazdı.Erdoğan ciddiye alıyor ama Yayla küçümsüyor.
Gerçi Özkırımlı,Atilla Yayla’nın 12 Eylül faşist darbesini destekler yazısını ortaya koyması Yayla’nın bireyin özgürlüğünü değil de, güçlünü haklılığını ortaya koyuyor.Atilla Yayla 12 Eylül faşist darbesi için:”12 Eylül 1980 hareketiyle,Türkiye,iç harbe dönüşmek üzere olan terör yangınından kurtularak huzura kavuşmuştur” diyor.(“Dünyada ve Türkiye de terör”,yeni Forum,1 Ocak 1985,cilt 6,sayı 128,s.37)
Aklına mı gelmiyor yoksa darbecilerden mi korkuyor ama soralım Yayla’ya;12 eylülden bir gün önce ortalama sağ-sol terör çatışmasından 25-30 kişi ölüyordu; darbeyle bu terör nasıl bıçakla keser gibi bir günde kesildi,bunu hiç sorguladı mı,Yayla?
Yine 12 Eylül faşist darbesinden önce,sabah sağcıyı vuran silahla akşam solcunun öldürüldüğünü bilmiyor muydu,bilmiyorsa hiç arka planına bakmadı mı darbenin,Yayla?
Ümit Özkırımlı’nın yazısından öğreniyoruz;Atilla Yayla askeri faşist rejimini gölgesinde yapılan 1984 seçimlerinin sonucunu yorumlaması inanılacak gibi değil; sanki askeri darbecilerin gölgesinde yapılmamışta seçimler, demokratik bir ortamda yapılmış gibi yorumluyor ve şöyle diyor:
“Türk Ordusu’nun demokrasiye bağlılık açısından emsali bulunmaz bir gelenek oluşturması da demokrasimizin yaşama garantilerindendir..Demokratik sistemimizin en büyük düşmanı olan anarşinin hortlamasını önlemek için bir çok tedbirin alınması,tecrübe sahibi bir cumhurbaşkanı(Kenan Evren’ kastediyor) görevde bulunması…demokrasimizin yaşaması yolunda umut kaynaklarındandır”(Seçimlerden çıkan sonuçlar ,Yeni Forum,1 Mayıs 1984,cilt 5,sayı 112,s.10)
İnanılmaz bir durum insanın nutku tutuluyor, darbelerin gölgesinde yapılan seçimleri bireysel özgürlükleri öne alan liberalizminden yola çıkan bir düşünceyi savunan kişi; bunu nasıl yazıyor?
Yayla’nın bu askeri faşist darbeye övgülerini okuyunca o zaman askeri vesayetten niye hep yakınıyor,çoğulcu katılımcı bir demokrasiden bahsediyor,askeri darbelerde kaç kişi idam edildi,kaç kişi göz altına alındı,kaç kişi vatandaşlıktan çıkartıldı;partilerin kapısına kilit vuran anayasayı fesheden,yasama,yürütme ve yargı kendisi olan beş generale böyle övgüler yağdıran kişiyi çok ta yadırgamamak gerek,bugün yandaş medyada görev almasını?
Başbakanın yanına sokuldukça,Yiğit Bulut’un yolunda yolunuz açık olsun,yakında Yiğit Bulut’tan daha iyi bir yere gelmeniz dileğiyle,diyelim.Fazla bir yoruma gerek yok yolu bahtı açık olsun Yayla’nın!.
Askeri vesayeti rejimini sürekli her yazısında işleyen Atilla Yayla, iktidarda olmadığı halde iktidardaymış gibi sürekli de,AKP’nin hoşuna gitmeyen ve rahatsız olduğu eylemleri başta Gezi olayları olmak üzere; CHP’yle ilişkilendirmesi anlaşılır gibi değil.
Başbakan Erdoğan’ın başarısının önünü Gezi direnişiyle kesmenin yolları aranıyor,diyerek, Gezi olaylarından kendine göre sosyolojik bir analiz çıkartıp,Başbakan’ın hoşuna gidecek şekilde güzellemeler okumasını anlıyoruz..
Çünkü Yayla, her zaman güçlünü yanında yer almayı ilke edinmiş, tutarlı bir düşünce adamı hakkını teslim edelim,Özkırımlı’nın ortaya çıkarttığı belge doğrulamıyor mu?
Başbakanın siyasetinden hatırlatma yapalım Yayla’ya,özel hayatı ve sosyal ve toplumsal sorunlar din ve mezhep üzerinden söylediklerini,uygulamalarını sıralayalım da, belki bu liberal düşüncede bunların yeri var mı yok mu,öğrenelim yanlış bir şey yağmayalım adam koca profesör ..
Askeri darbecilerden farkı ney Başbakan Erdoğan’ın sayın Yayla?
Basında yaşanan muhalif yazar ve çizerlerin üzerindeki iktidar baskısı sizin ilgi alanınız olan özgürlük lügatinize, girmiyor mu?
Geziyi bir darbe senaryosuyla anlatıyorsunuz,peki Gezicilere Başbakanın talimatıyla uygulanan polis şiddetine,ne diyorsunuz?
Daha vahimi Gezi direnişine katılanlara Polisin hedef alarak kurşun sıkması ve bu olaylarda 5 gencin ölmesi ve 9 kişin gözünü kaybetmesi, en kutsal olan insanın yaşam hakkının elinden alınmasına, ne diyeceksiniz?
Başbakanın tekdinden bahsetmesi,dindar nesil yetiştireceğim demesi,Kemalist gençlik yetiştireceğim diyen, bir dönem övdüğün generallerden ne farkı var ,gerçi şimdide Başbakanı övüyorsunuz,hakkınızı yememek lazım!.
Başbakanın Reyhanlı da bombalı terör saldırısında ölenler için benim 53 Sünni vatandaşım şehit oldu demesi,siz rahatsız etmiyor mu?
Başbakan’ın İnsan kanı akıyor demiyor,Müslüman kanı akıyor demesini, nasıl karşılayacağız?
Generallerin Harp okullarında yetişip mezun olanlar bu ülkeyi yönetecek kadrolar derken,şimdi Erdoğan’ın İmam Hatip okullarında okuyup mezun olanlar bu ülkeyi yönetecekler,demesinin liberal demokraside yeri var mı?
Askerlerin yeşil sermayeye uyguladığı baskının başka bir versiyonunu Erdoğan laik sermeye sahibi olan iş adamlarına; Gezi direnişine destek verdikleri için polisli vergi operasyonu, bu Kemalizm’in din versiyonunu uygulamak olmuyor mu?
Susurluğun üstünü örten darbecilerle, Roboski katliamını aydınlatmayan Erdoğan arasında bir fark, var mı?
Roboski katliamı sorulunca da her kürtaj bir Uludere demesini,nasıl kabulleniriz?
Başbakan’ın Demokrasinin olmaz olmazlarından olan “kuvvetler ayrılığı bizim önümüze engel “ demesi,yargıya talimat verdim diye seslendirmesi,sizin liberal demokrasinizle, bağdaşıyor mu?
Başbakanın askeri faşist rejimin anayasasıyla ülkeyi yönetiyor,yüzde 10 barajıyla oy çalmasını liberal demokrasilerde bunun yeri,var mı?
Başbakanın alkol kullananlara için söyledikleri,Kadıköy vapurundan inen kadınların kıyafetinden rahatsız olması,kızların erkeklerin kucağına oturma sözleri, özel hayata müdahale,değil mi?
Alkol içenler gitsinler evlerinde içsinler sözüyle, başörtüsü takanlar evlerinde taksınlar aynı zihniyet olmuyor mu?
Sahi hiç sordunuz mu Başbakan AB’den niye uzaklaştı? Bu soruları çoğaltabiliriz şimdilik kısa tutalım.
Siz darbeci Evreni demokrasinin güvencesi gördüğünüze göre, darbeyle parlamentoyu kapatmış adamı böyle tarif ediyorsanız; Erdoğan’ı bir gün halk kahramanı, özgürlüklerin meşalesini yakan kişi,diye övgü dolu sözler yazmaya başlarsanız,kimse şaşırmaz.
Bizde bu ülkede yaşıyoruz ve 12 Eylül faşizmini de yaşadık, gezi olaylarının da içinde fiilen yer almış eylemlerde bulunmuş birisi olarak; düşüncelerimize ve sorularımıza bir açıklık getiri misiniz?
Biz mi yanlış okuyoruz, yoksa siz mi doğru söylüyorsunuz sayın Yayla?
İki doğru olmaz, iki de demokrasi ve hukuk olmaz,temel hak ve özgürlükler evrensel bir değer olduğuna göre; toplumlara ve çağa göre de yorumlanamaz, öyleyse;burada bir yanlışlık yok mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025