Mesut YEĞEN
Hükümetin Diyarbakır’da duyurduğu teşvik paketi ve Başbakan’ın buna eşlik eden “Çözüm, mözüm yok” ve “Kürd sorunu yok, Kürdlerin PKK sorunu var” açıklamaları birbiriyle ilişkili iki hayal kırıklığı yaratmış oldu. İlk hayal kırıklığı malum: Açıklamalar, içine düştüğümüz kan deryasından bizi çekip çıkaracak PKK’yle müzakerelerin yakın bir zamanda başlamayacağını gösteriyor. İkinci hayal kırıklığı ise daha büyük: Duyurulanlar, az bir umutla geçen birkaç senenin ardından, Ak Parti’nin de hizaya gelmiş olduğunu, Kürd Meselesi’ni terör ve teşvik meselesi olarak gören bildik Cumhuriyet aklına sığınmış olduğunu bildiriyor.
Söz konusu açıklamalarda ifade bulan Ak Parti’nin son kararıysa gerçekten, “varın, biraz da siz oyalanın” demekten başka yapacak çok bir şey yok. Böyle olmadığını umut ederek ya da böyle olsa bile aklımıza başka bir şey gelmediğinden “teşvik, terör” diyerek mevcut durumdan daha iyi bir duruma niye geçilemeyeceğini, yine başa dönerek “Kürd Meselesi nedir” sorusu etrafında dolanarak anlatmaya çalışalım.
“Kürd sorunu yok, PKK sorunu var” mottosuyla başlayalım. Devletin her zaman itibar ettiği, Erdoğan’ın bir ara itibar etmekten vazgeçtiği için pişman olduğu, Ak Parti’ninse şimdilerde tereddütsüz itibar etmeye karar verdiği “Kürd sorunu yok” mottosunun nominal olarak bir anlamı var elbette. “Kürd Meselesi” diye yuvarlayarak tanımladığımız durum, başka bir deyişle, “Kürdlerle, Kürdlükle ilgili bir takım kültürel ve idari taleplerin siyaset ve silahla elde edilmeye çalışılması” durumu elbette bütün Kürdleri kapsamıyor. Kürdlerle, Kürdlükle ilgili kültürel ve idari talepleri hiç tınmayan bir kısım Kürd de var, bu taleplerin bir kısmıyla ilgili olup, başka kısımlarıyla ilgilenmeyen Kürdler de. Keza, “federasyon ya da ayrı devlet de dahil, her ne elde edilecekse edilsin, muhakkak sadece yasal siyasetle elde edilsin” diyen Kürdler de var, ‘demokratik özerklik’ için Devrimci Halk Savaşı vermek gerektiğine inanan Kürdler de. Bütün bu çeşitliliğe, Kürdlerle, Kürdlükle ilgili kültürel ve idari talepleri hiç tınmayan bir yığın Kürd olmasına rağmen bu taleplerin şu ya da bu kısmı için şu ya da bu yöntemi öneren Kürdlerin davranışlarının toplamından çıkan duruma Kürd Meselesi diyoruz ve evet burada bir adlandırma sorunu, tercih edilen adlandırmanın fazla kapsayıcı olma sorunu var; ama meleklerin cinsiyeti kadar önemli bir sorun.
Meleklerin cinsiyetini bir tarafa bırakacak olursak meselemiz, Kürd Meselesi şu: Memlekette meskun Kürdlerin epey bir kısmı Cumhuriyetle beraber maruz bırakıldıkları Türkçe’nin ve Ankara’nın hakimiyetinde olma hallerinden memnun değiller ve bu memnuniyetsizliklerini 100 senedir her biçimde ifade ettiler. Cumhuriyet hükümetleri de 100 senedir “terör (asayiş) ve teşvik (kalkınma)” diyerek bu meseleye mukabele etti. Sonuç ortada: Kürd Meselesi’nin hacmi, Kürd Meselesi’nin kapsamındaki Kürdlerin sayısı küçülmedi, büyüdü, üstelik şimdilerde Türkiye harici bir hüvviyet de kazanarak. Buradan çıkarılabilecek tek mantıklı sonuç şu: Bugünlerde “terör ve teşvik” demeye karar veren Ak Parti de Kürd Meselesi’nin hacmini büyütmeye devam edecek, biraz da Ak Parti oyalanacak Kürd Meselesi’yle.
“Çözüm, mözüm yok” kestirmeciliği müstakbel bir müzakere öncesi el yükseltmeye matuf bir jest değilse eğer şunu görmek gerekiyor: Kürd Meselesi’nin etrafında oluşan hararet “terör, teşvik” diyerek düşürülecek gibi değil ve hatta 2013-2015 Çözüm Süreci’ne damgasını vuran “Türkiye’nin demokratikleştirilmesi” esprisi bile bugünkü harareti dindirmeye yetmeyebilir. Türkiye’nin Kürd Meselesi’nin Rojava Meselesi’yle iç içe geçmişliği şunu gösteriyor: Kürd Meselesi’ndeki harareti dindirmenin yolu Cumhuriyet’in 100 senelik ezberine dönmekten değil, Kürd Meselesi’nin Türkiye içi çözümüyle bölgesel çözümü arasında optimum bir bağlantı kurabilmekten geçiyor.
- See more at: http://bas-haber.com/tr/article/3034/cozum-mozum#sthash.J3VLSCWe.dpufYazarlar
-
Nevzat CİNGİRTBir kongrenin düşündürdükleri… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUBahçeli’nin ortağını sürece ikna etme vakti… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu5 Aralık tecavüzü… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTepki oylarını yönetmek başka, iktidar olmak başka 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan‘Terörsüz Türkiye’ye evet ama mış gibi yaparak mümkün mü? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkanİnsanlığın yüzlerce yılda oluşturduğu birikime ne oldu? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTürkiye Yüzyılı okullarda zorbalığı niye durduramıyor? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİşte faturalar: Şirketi kurduğu gibi ESK ile anlaştı! ‘Genç boğalar’ hep ondan alınmış 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANZor ve kırılgan sürece girdik! 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAdaletsizliğin böylesi 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBu ne dünya kardeşim böyle… 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciErdoğan ne zaman iktidara gelecek? 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Hakikat Sonrası” dünya: “Post-truth” ne demek? 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"Demokrasinin Beşiği Olmak!" "İmralı Artık Tecrit Değil, Barış ve Demokratik Toplumun Çözüm Adasıdır 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBahçeli–Öcalan görüşse... 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNETaha Parla’dan kalan ayak izleri 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURÇözüm Süreci’nde top MİT’ten Meclis’e geçti 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselIMF’in siyaseten can sıkıcı tavsiyeleri 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBireysel borçluluk gerçekten düşüyor mu? 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump’ın karnesi ve dünyanın kaderi… 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezBüyüme Buysa Niçin Şikâyet Ediyorlar? 2.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHaksızlık mı dediniz? 2.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞReel politika, pragmatizm, ilkesizlik, oportünizm batağında AKP 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇNifak ve münafık 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEKürt olmak 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTers köşe... 1.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025
29.06.2025
15.06.2025
1.06.2025
18.05.2025