Muharrem Sarıkaya
CHP ile İYİ Parti arasında yerel seçim ittifakına ilişkin görüşmelerin ilki gerçekleşti.
Anlaşılan o ki her iki taraf da yaptırdığı anket sonuçlarını masaya yatırmış, CHP’nin bu sonuçlara ilişkin simülasyonları gözden geçirilmiş.
Buna göre de ittifakın yol ve yönteminin belirlenmesine karar verilmesi üzerinde durulmuş.
KISTAS REFERANDUM
İki partinin seçim iş birliği diye tanımladığı yerelde ittifak için kıstas aldıkları zemin Anayasa Referandumu sonuçları...
Referandum döneminde 30 büyükşehirden 17’sinde hayır önde çıkmıştı.
CHP de buradan hareketle hayır bileşenlerinin benzer bir tutum takınması halinde 17 kentin büyük bölümünde yerel seçimin alınacağına inanıyor.
Bu kentlerden 3’ü Doğu ve Güneydoğu’daki Diyarbakır, Mardin ve Van…
Bu kentlerin CHP-İYİ Parti’nin alınmasına olanak görülmediği için devre dışı bırakılmış, geriye 14 kent kalmış.
CHP, Tekirdağ, İzmir, Aydın ve Muğla’da her şartta kazandığına dikkat çekerek, 4 ilin de pazarlık sepetinden çıkarılmasını istemiş.
Geriye kalan 10 büyükşehir; Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Eskişehir, Denizli, Hatay, İstanbul, Manisa ve Mersin üzerinden görüşmelerin devam ettirilmesine karar verilmiş.
Ancak önceki gün CHP’nin Balıkesir’de milletvekili Ahmet Akın’ı büyükşehir belediye başkan adayı olarak açıklaması sonucu İYİ Parti lideri Meral Akşener’in de açıkladığı gibi müzakereye tabi büyükşehir sayısı 9’a düşmüş...
Her iki parti de bu 9 kentte ötekinin lehine aday çıkarmama yoluna gidip gidemeyeceğini tartışıyor.
HANGİ ORANA GÖRE?
Ancak burada ortağın lehine çekilmek için hangi kıstasın ele alınacağı önemli.
Çünkü İYİ Parti sadece Haziran seçimine girdi ve onun ötesinde de oy oranına ilişkin bir veri yok.
Eğer bazı kamuoyu şirketi yöneticilerinin ekranlarda baz aldıkları gibi genel seçim sonuçları üzerinden yürünmeye başlarsa doğru sonuca ulaşmanın olanağı yok.
Neden de yerel seçimin kendi dinamiklerine göre davranması…
ADANA FARKI
Bunun için en iyi örneklerden biri Adana, Antalya ve Mersin…
Adana’da 2009 yerel seçimini %29.7 ve 2014 mahalli seçimini %33.6 oy oranlarıyla MHP’nin adayı kazandı.
Geçen yerel seçimde CHP, MHP adayına destek verdi.
Ancak genel seçimlerde MHP’nin oyu 2011’de %20.3; 1 Kasım 2015’te ise %19.6 ve 2018’de %11.6 oldu.
Bu da gösteriyor ki genel seçim ile milletvekili seçimi aynı sonucu vermiyor.
AK Parti için de aynı; 2009 yerel seçiminde %29.5; 2014’de ise %32 aldı…
AK Parti, milletvekili genel seçimlerinde oyları, 2011’de %37.4; Kasım 2015’te %36.8 ve 2018’de %33.5 oldu…
ANTALYA FARKI
Antalya durumu biraz daha net sergiliyor….
MHP Antalya’da 2009 yerel seçiminde %17.5 alırken, 2014’te %24.3’e çıktı.
Ancak milletvekili genel seçiminde 1 Kasım 2015’te %17.6’ya ve 2018’de de %9.9’a geriledi...
MHP’nin önceki yerel seçimle, son milletvekili seçimi arasındaki oy farkı %14.4 oldu.
AK Parti ise 2009’da %35 iken, 2014’te %36.4 aldı; milletvekili seçiminde ise oyları 2011’de %39.3; Kasım 2015’te %41.3 iken 2018’de %42.56 oldu…
Bu da gösteriyor ki iki seçim arasındaki iktidar partisi handikabı %6 oranında…
Dolayısıyla milletvekili genel seçimine veya referandumda bileşenlerin blokuna bakarak seçim sonucu okumak hiç de sağlıklı bir sonuç getirmez…
KAMUOYU YOKLAMASI MI?
Türkiye geneline bakıldığında da durum farklı değil.
Hatta siyasi hayatın yeniden başlaması sonrası yapılan ilk yerel seçim 1984’ten bu yana alalım durum fark etmiyor, yerel seçimlerde iktidar partileri milletvekili genel seçimlerinden %6 ile %10 oranında daha az oy alıyor…
Bu seçimde hangi partinin hangi oranda oy alacağı konusuna gelinirse…
Orada da ciddi sıkıntı çıkıyor, seçmenin %30'u, bazı bölgelerde de %40’ı adaya göre oy veriyor, parti tercihini ikinci planda bırakıyor.
Henüz adayların net belirlenmediği bir süreçte kimin ne kadar oy alacağını kestirmek de kolay olmuyor; çünkü seçmenin adayların çoklu sıralamada bir isme gösterdiği teveccüh ile aday gösterildikten sonra verdiği oyda ciddi farklılık ortaya çıkıyor.
İLKE OLMADAN
Dolayısıyla yapılacak ittifaklarda bir ilke birliği ortaya konulmadan aday üzerinden sonuca ulaşmanın olanaksızlığı açık…
Nitekim iki parti arasındaki müzakerelerde baz alınan referandumda da böyle olmuş, başkanlık sistemine karşı çıkanların, “parlamenter demokratik sisteme sahip çıkma” gibi bir ilke etrafında bütünleşmesi sağlanmıştı.
Yerel seçimde aday ismi odaklı yürünmesinin fayda sağlamayacağı da kesin.
Bunun en iyi örneği de ABD’de 1982’de yapılan California valilik seçimi ve 1992’de Thatcher’ı yeniden iktidara taşıyan genel seçim…
Her ikisinde de kamuoyu yoklama şirketleri öyle Türkiye’deki gibi onlu rakamlarla değil, bir iki puan yanıldık diye oturup akademik çalışma yaptılar.
Araştırmalarında ilkine valilik seçimini kazanacağına inandıkları halde kaybeden Tom Bradley’in adını verdiler (Bradley Efect), diğerine de Utangaç Muhafazakar Seçmen Etmeni dediler…
Suskunluk Sarmalının en önemli teoremleri arasına soktular…
Aday veya parti adı sıralayarak çıkar sağlama yoluna gitmediler…
İlkeli davrandılar; sonrasını doğru ölçtüler…
***
“Kargo Çeki” vurgunu…
Bazı şirketler konkordato ilanıyla ekonomik krizden korunmanın yolunu bulurken, buna yeni yöntemler eklenmiş…
Adına da “kargo çeki oyunu” deniliyormuş…
Çekin çalıntı olduğu bilinmesine karşın, üzerindeki miktardan daha ucuza alındığı için bir başkasına ciro ederek borç kapatma yoluna gidenlerin sayısı artmış.
Oldukça çetrefilli vurgun sürecini sohbetimizde Avukat Murat Keçeciler anlattı…
“Yeni bir vurgun modeli gelişti” deyip anlatmaya başladı…
Önce bir noktanın altını çizdi…
Eski Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) çeki keşide eden kişi, “ödemeden men talimatını talep etme hakkına sahipken”, kötüye kullanılması nedeniyle yeni kanunda bu hüküm yer almamış.
Keçeciler’in aktardığına göre firmalar tarafından ciro edilen çekler ağırlıklı olarak kargo şirketleri eliyle dağıtılıyormuş.
Son dönem kargo şirketlerinde çek kayıpları artmaya başlamış...
Çeki en son elinden çıkan firma da sanki kendisi çeki kaybetmiş gibi zayi, yani kayıp davası açmaya başlamış…
İCRA TAKİBİNE DEVAM
Ticaret mahkemeleri tarafından çek zayi davaları kabul edilip, banka ödemeleri durdurulsa dahi, İcra İflas Kanunu uyarınca “kambiyo evraklarına mahsus icra takibi” engellenemiyormuş...
Bunu bilen çek hırsızları birden fazla kez ciro ederek son çeki elinde bulunduran kişiyi “iyi niyetli hamil” konumuna getiriyormuş.
Yani, “çekin çalıntı olduğundan haberdar olmayan iyi niyetli hamil” durumuna getirmeye başlamışlar.
Mahkemeler de çekinin çalındığına bakmadan ilk şirkete ödetme yoluna gitmeye başlamış.
ORGANİZE İŞLER
Elinde çekinin çalındığına ilişkin mahkeme kararları ve bankaların ödeme emrini durdurma verisi olmasına karşın, mahkemeler bu uygulamaların hiçbirini kabul etmez olmuş.
Sonunda bütün yük çeki çalınana yıkılmış.
“Mahkeme çaldırana zararı ödetiyor” diyen hırsızlar, “kargo çeki” adı altında değerinden daha düşük ücretle çalıntı çek sürer olmuş.
“Kargo çeki”, piyasada yeni bir organize işler sektörü yaratmış…
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021