Mümtazer TÜRKÖNE
Keskin kutuplaşmalara ve tartışmalara neden olan “İmralı Heyeti” meselesi tek başına firesiz şekilde Öcalan’ın merkezî konumunu ilan etmiş oldu. “Merkezî konum” yerine, “liderlik”, “muhataplık”, “sözcülük”, hatta Bahçeli’nin pekiştirdiği üzere “önderlik” de diyebilirsiniz. Nitekim Bahçeli, bugünkü grup konuşmasında “en ciddi muhatap” payesinin altını tekrar çizdi. Malûm, komisyon adına İmralı seferi, onun ısrarının, kararlı tutumunun, “gerekirse ben giderim” meydan okumasının eseriydi.
Öcalan, zindanda tutulan bir esir değil, kaleye yeni bir düzen getiren komşu ülkenin kralı konumunda tutuluyor. Yine Bahçeli’nin ilk ağızdan vurguladığı üzere bu iş, ülkenin âlî menfaatlerine dair bir devlet kararı.
Bahçeli’nin grup konuşmasında ayrıntılarına girdiği bölgesel ve küresel değişime dair analizler ve Türk milliyetçisi sıfatıyla sıraladığı öncelikler, Devlet kararında Öcalan’ın merkezî konumunu “âlî menfaat” faslında açıklamak için yeterli. Öcalan’ın sunduğu en büyük avantaj, en kestirme yolun tam kavşağında duruyor olması. Farklı aktörlerle müzakere yürütmek, dengeleri gözetmek yerine meseleyi paketleyip tek kişiye teslim etmek, sonra da onunla çözüme ulaşmak pratik bir yöntem. Demek ki devlet buna karar vermiş.
Peki ya Öcalan?
Kendisinden her isteneni veren, edilgen konumda, teslim olmuş bir muhatap olmadığı; üstlendiği temsil niteliğine bağlı bir stratejisi olduğu; ona uygun taktik hamleler planladığı çok açık bir şekilde ortada. Bahçeli “ciddi bir muhatap” olarak görürken, politika üretme ve gündem belirleme yeteneğini de ciddiye alıyor olmalı.
Sürecin istikbali adına, bu ciddi muhatabın liderliğini ve yapmaya çalıştığı şeyi gerçekçi bir şekilde anlamamız lâzım.
Liderlik tarzı
Öcalan otoriter bir lider. PKK’nın örgüt lideri olarak 1978’den beri yaşadığı tecrübeler, onda bazı alışkanlıklar ve refleksler geliştirmiş olmalı. Şiddet araçları kullanan ve gizlilik içinde iş gören bir örgütün lideri sınırsız otoriteye sahip olur. Aynı zamanda önüne çıkan fırsatları kendi liderliğini pekiştirmek için kullanır. Rakiplerini ekarte eder ve etrafında sadakatle kendisini çevreleyen bir kadro oluşturur.
Öcalan’ın 1999’da cezaevine girdikten, devletin denetimi ve gözetimi altına alındıktan sonra da otoritesinin tartışmasız devam etmesi, örgütünde oluşturduğu liderlik kültünün eseriydi. Kimse Öcalan’ın otoritesini tartışamıyor, karşı çıkamıyor. Tersine, ayrı yerlerde iş gören ve birbirine rakip olabilecek kadrolar, lider kültü üzerinden birbiriyle uyumlu hale geliyor. Sol-sosyalist örgütler doğaları gereği mitoz bölünmeye yatkındır. PKK, örgüt liderinin yalıtılmış vaziyetine rağmen bölünmedi, tek parça halinde kaldı; üstelik lidere sadakatini sürdürdü. Bu sonuç, doğrudan Öcalan’ın liderlik tarzının eseriydi.
Bugünkü İmralı heyeti tartışması, doğrudan Öcalan’ın izlediği stratejinin eseri. Çözüm sürecinde henüz konuya girilmedi. Öcalan, konuya girmeden önce doğrudan kendisinin bastığı zemini sağlamlaştırıyor, liderliğini pekiştiriyor. Meclis komisyonu da Öcalan’ın ön şartlarından biriydi. Hakikati teslim edelim: Meclis Komisyonu nihayetinde İmralı’ya ziyarette bulunmak için kuruldu.
CHP’nin dışarda kalması, Öcalan’ın liderlik pozisyonuna zarar vermiş oldu. Kürt siyasetinden, Kandil’den, hatta SDG’den, Mazlum Abdi’den CHP’ye yönelik gelen tepkilerin şiddeti, bu meselenin nasıl önemsendiğini ve kotarıldığını da göstermiş oldu.
Münfesih PKK’nın örgüt lideri Öcalan, Kürt siyasetinin lideri olarak yeniden doğuyor. Kürt siyaseti üzerinde tekel oluşturmuş bir Öcalan bekliyor bizi. Devlet de bu işe sonuna kadar onay veriyor ve önünü açıyor.
Neden?
Cevabı yine, devletin yaptığı gibi Öcalan’da aramamız lâzım.
Öcalan’ın hesabı
Övgü veya yergiye değil, nesnelliğe ihtiyacımız var.
Öcalan gerçekçi bir siyasetçi. Bugün vazgeçtiğini ilan ettiği “bağımsız ulus devlet” idealine şiddet araçlarıyla ulaşamayacağını biliyordu. Makul olan, bezdirici bir şiddet dalgasından sonra pazarlığa oturmak ve bazı kazanımlar elde etmekti. Nitekim, Özal döneminden itibaren pazarlık talebini, şiddet yoğun bir şekilde devam ederken bile sıklıkla gündeme getirmişti.
Bugün yaptığı farklı bir şey değil. Sadece daha dikkatli ve özenli. Mesela, 2013’te hala federalizm talebi gündemdeydi; bugün kültüralist politikalara bile alan tanımıyor.
Öcalan hakkında en fazla yanılanlar, onu hâlâ bir terör örgütünün lideri ve şiddet araçlarıyla sonuç almaya çalışan bir isyanın elebaşı olarak görenler. Öcalan siyaset yapıyor. Kafası net ve adımları tutarlı.
Azerbaycan için “bir millet, iki devlet” lafını kullandığımız gibi, Öcalan’ın kafasında Kürtler için “iki millet, tek devlet” çözümü var. Bu perspektifin sağlam tarafı Kürtler. Şayet Kürtler bir ulus bilincine sahip iseler, bulabileceğiniz en sağlam çözüm sadece devletin tekliğinde ısrar etmek olacaktır.
Asıl önemli aşamaya geliyoruz.
Mevcut haliyle Öcalan, tartışmasız bir şekilde Türkiye’nin tayin edici siyasî aktörlerinden biri; hatta yol açacağı değişikliğe, yerinden oynatacağı taşlara bakılırsa en önemlisi.
Hafta sonu Almanya’da Barış Araştırmaları Vakfı’nın konferansına gönderdiği tebrik mesajında, Öcalan bu köklü rolünün ipuçlarını veriyor:
Bölgesel ve küresel gelişmelere atıfla, Tarihin kırılma anında Kürtlerin ve Türklerin kaderinin ortaklaşması üzerinde duruyor ve çıkışı “hukukun üstünlüğü” ve “demokratik siyaset”te arıyor.
Türkiye 2015’ten bu yana otoriterleşme rüzgârına kapıldı. Hukuk ve demokrasi askıya alındı. Kamu gücünü kullananlar üzerinde denetim mekanizmaları, yargı dahil, işlemez hale geldi. Ekonomik çürümenin hukuksuzluğun eseri olduğunu hâlâ idrak edemedik.
Hukuka ve demokrasiye geri dönüş, Çözüm Süreci ile paralel ilerleyecek. Çünkü hukuk ve demokrasi olmadan, Kürtleri en başta Öcalan’ı keyfi bir yönetimin insafına kalmaya ikna edemezsiniz.
CHP’yi maruz kaldığı ağır kuşatmadan ve imha tehlikesinden kurtaracak olan da aynı dinamik.
Öcalan’a gelince: Hakkında her türlü suçlamayı yapabilir, her şeyi söyleyebilirsiniz. Ancak an itibarıyla kabul etmemiz gerekir ki, Türkiye’de siyasetin ana oyun kurucularından biri de artık kendisi. Bir şey daha var ve çok önemli: Eskiden “kökü dışarda bölücülük” deniyordu. Öcalan’ın kökü dışarda değil, artık yüzde yüz yerli. Bu topraklardan, bu ülkenin dinamiklerinden ve beklentilerinden güç alıyor.
Kısaca her şey değişiyor.
Bize de bu değişimi anlamak ve masada böyle bir adamın oturduğunu kavramak düşüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025