Murat BELGE
Arbede başladı. Vali, Belediye Başkanı masaya dizilip “iyi niyetli” çevrecileri kandıran “provokatörler”den dem vurdular. Onların varlığını biliyoruz. Türkiye’nin ancien régime’inin devamı için (ve yalnız onun için) önlerine çıkacak her fırsatı sonuna kadar kullanmak üzere her fırsatı kullanacaklarından hiç şüphemiz yok. Ama, efendiler, hiçbir provokatör bu toplumu germekte sizler kadar başarılı olamaz.
İnandırıcı değilsiniz. Şu “Taksim projesi” başladı başlayalı, uyguladığınız programa en uygun düşecek ad “yangından mal kaçırma projesi” olabilir. Dün gene “kaldırım düzenlemesi”nden söz ediyorsunuz. Ortasında üç buçuk cılız çalı olan kışla maketini yapan ben miyim, biz miyiz? Bu arbede ortamında olayı biraz daha yumuşatma eğiliminde olanlar, maalesef, bu “saptırma” işinde daha etkin oluyorlar. Herhangi bir yumuşatma kaygısı olduğunu sanmadığım Başbakan ise açık açık söylüyor: “Kışla yapacağız ama tabii bu zamanda o bina kışla olmaz, alışveriş merkezi olacak” diyor. Ama sonra Belediye Başkanı ya da falanca bakan çıkıp “AVM yapılmayacak” diye demeç veriyor. Kime, hanginize inanacağız? Aslında bu soru muhtemelen yersiz, çünkü şimdiye kadar kimin sözünün yerine geldiğinin yeterince örneğini gördük. Zaten “yapılmayacak” diyenler de, yarın öbür gün büsbütün yalancı çıkarmak için olsa gerek, “Bu, bugünün işi değil. Onu sonra konuşuruz...” yollu laflarla, bir “şimdilik” hesabı açıyorlar. İyi de, bunun seçilen taktik olmadığına niçin inanalım? “Onun kararı daha verilmedi... Gereğinde o kurulun kararı da değişir... Biz şimdilik kaldırım genişletiyoruz” gibi müphem beyanatlarla, bir “ürkütmeden gitme” taktiğinin seçildiği, daha doğrusu böyle bir taktikle mesafe almayı tercih edenlerin varolduğu anlaşılıyor. Ama Başbakan bunu seçenlerin arasında değil. Onun ilerlemek için hangi yöntemi seçtiği sorusunun cevabını sanırım şu birkaç günden beri polisler verdi.
Konunun ortaya çıkmasından beri (ve bence konu, “konu” olarak ortaya çıkmadan önce de vardı ilgili zevatın zihninde) “projeyi halktan saklama” çabası ve kararlılığı egemen. Yaşadığımız dünyanın yaşadığımız çağında kent sorunları, kentin bugünü ve geleceğiyle ilgili projeler, özellikle ve öncelikle de, kentin estetiğiyle ilgili konular, mümkün olan en geniş çerçeve içinde tartışılarak karara bağlanmalıdır. Bu yapılmadı, bundan öcü görmüş gibi kaçıldı. Bugün hâlâ, “Daha o karara zaman var” türünden oyalama taktikleriyle olayın üzerindeki esrar perdesi korunuyor. Nedir projeniz? Her İstanbullunun hayatının bir kısmını mutlaka geçirdiği Taksim (bütün Tünel- Harbiye) ekseni hakkında hiç kimseye bir şey danışmadan (kendi “yeminli danışman”larınızdan başka) kararlar verme ve şu üslûpla uygulama yetkisini kimden, nereden alıyorsunuz? Size verilen oyun bu yetkiyi de verdiğine inanıyorsanız, demokrasinin “d”sini anlamamışsınız demektir. Ama galiba sorun anlamamak değil, önem vermemek.
Şimdiye kadar AKP’nin her yaptığına “kafadan” karşı çıkmış kesimler var. Öylelerini Taksim konusunda veya Anayasa konusunda ikna etme çabasının “abesle iştigal” demek olduğunu ben de biliyorum. Ama yaptığınız işleri çeşitli düzeylerde eleştiriyle karşılayan herkesi aynı sepete atma telâşı, o “herkes”ten önce AKP’nin zararına olacaktır, oluyor da.
“Benim takım/ senin takım” diye, absürd gelenekleşmiş kalıplardan çıkmanın, sorunları akıl ve mantık ve bilgi ve popüler talep temeli üzerinde, konsensusa dayalı anlaşmalarla çözmenin yolları bu toplumda da vardır. Fazla denenmiş olmasa da, olduğuna inanıyorum. Bunları artık genel yöntem haline getirecek olgunlaşma düzeyine en fazla yaklaştığımız bir konjonktürde, birtakım kişisel inatlaşmalarla, bu fırsatı göz göre göre heba ediyorsunuz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025