Namık ÇINAR
Sene 1958. Tekirdağ’da, İnönü İlkokulu’nun arka sokağında, şimdi artık yerlerinde yeller esen, büyüdüğüm o ahşap evlerden birindeyim ve henüz ilkokul dörde gidiyorum.
Teksas, Tommiks’le birarada okuduğum siyasal içerikli ilk kitaplar, Aziz Nesin’nin Gıdı Gıdı’sı ileAh Biz Eşekler’i olmuştu.
En iyi okuma arkadaşım olan babaannemin beni dizi dibine oturtarak huşu ile Ahmediye’den, benim de ona kıkırdayarak Aziz Nesin’den karşılıklı hikâyeler okuyup kâh hüzünlenip kâh gülüştüğümüz yıllardı.
Eşekler de bir vakitler senin benim gibi konuşurlarmış.
Ama bir gün çayırda otlarlarken, hem de güpegündüz, ta uzaklarda beliren bir karaltı görmüşler. Akıllarına gelmesine gelmiş ama kurt olabileceğine ihtimâl vermemişler.
Ne işi var kurdun burada bu gündüz vakti, demişler.
Yaklaştıkça giderek büyüyen karaltının kulağı kuyruğu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamışsa da, onlar gene, hayır mümkün değil, olmaz öyle şey diyerek, otlamayı sürdürmüşler.
Kurt iyice diplerine sokulana kadar umursamazlarken, kaba etlerinden ısırılınca can havliyle birden dilleri tutularak, ancak o zaman “aaa, o imiş!” diyebilmişler.
Ne ki, “aaa, o imiş!.. aaa, o imiş!” diye diye de, ağızlarından çıkarabildikleri tek ses “aaa, iii!.. aaa, iii!”den öteye gitmeyen iki heceli bir anırtıya dönüşmüş.
İşte o yüzden eşekler, o gün bu gündür konuşamazlar, yalnızca anırırlarmış.
Sanırım bilmeyen yoktur ama ben gene de anımsatayım istedim.
Hem, 9-10 yaşlarında okuduğum öyküsünün, 65 yaşımda da tazeliğini sürdürmesi, Aziz Nesingülmecesinin ne denli turfanda olduğunu gösteren, mizah içinde bir mizah değil mi?
Ben, bireylerin de toplumun da, kayıtsız koşulsuz, alabildiğine engin bir özgürlükler ortamı içerisinde gelişeceklerine ve mutlu olacaklarına inanırım.
O nedenle, özgürlükleri kısıtlayan her türlü siyasal anlayışa cephe alırım.
Asla olmadıkları hâlde Batıcı imiş gibi görünen askersel ve yargısal odaklı oligarşik Kemalist vesayete ve onun ürettiği askerî darbelere bu yüzden karşı çıktım.
Müminlerin dinsel değerlerinin baskı altına alınmasına hoş bakmadım.
İnançlı kadınların başlarını örtmek istemelerini, doğrunun bu olduğuna inandığım ve tasvip ettiğim için değil, onların özgürlükleri olduğu için savundum.
Cumhuriyet tarihi boyunca mengenede tutarak yaratılmış mağduriyetlerin böyle gitmeyerek toplumsal bir tepkiye dönüşeceğini ve dinsel değerlere önem verdikleri için horlanmış olan halk çoğunluğunun bir gün yasama ve yürütmeye egemen olacağını görebiliyordum.
Bütün ezilmişlikler, mağdurluğa değgin sorunların ele alındığı safhalarda özgürlükçüdürler ve o dinamizmler, bu sırada ilerici ve devrimci bir işlev görürler.
Ne ki sosyopolitik yaşamın da, tıpkı “taarruzî harekâtta olduğu gibi”, “işgal” ettikten sonra kapasitesi gereği duraklayarak, ele geçirdiklerini muhafaza altına almak için “tahkim” etmek suretiyle “savunmaya” geçeceği ve böylece statikliğe evrileceği tutucu bir noktası vardır.
İşte itilip kakılmış o mütedeyyin kitlelerin temsilcisi AKP’nin ve giderek tekleşen kült liderleri Erdoğan’ın, on küsur senelik siyasal hayat öyküsü de bu çerçevede seyretmiştir.
Başbakan, bu toplumun yararına olabilecek verimliliğini tüketmiş, tekrar eski dinsel paradigmasına dönüş yapmıştır. Bundan sonra o artık, kaşıkla verdiğini sapıyla çıkartacak ve toplumsal yaşamı geriye götürecek olan bir misyon yüklenecektir.
Olaylar ve son olarak da “Gezi” tecrübesi bize göstermiştir ki, esasen AKP diye bir parti de yoktur! Devasa bir teşkilâtmış görüntüsü altında, tek adamdan ibaret bir bakkal dükkânı vardır.
Bu durumda, Erdoğan’ı 2002 sürecinde desteklememek nasıl ki büyük bir aymazlık idiyse, 2012 sonrası süreçte desteklemeyi sürdürmek de aynı şekilde bir aymazlık sayılmalıdır.
Toplumlar, an gelir bıktıkları iktidarın yerine kimin konacağına aldırmadan, varolanı reddederler.
Her konjonktür kendi çözümlerini ve ilerici koşullarını, mümkünü yok, yaratacaktır.
Erdoğan’ın monologlarından başka seslerin yükselmesine şiddet uygulayan bu devletçi düzene, her şey denir de, bir tek demokrasi denemez.
Demokrasi, devletin lütfedeceği değil, halkın inşa edeceği bir sistemdir.
Gece 4:00’te çalınan tava tencere seslerinden rahatsız olan Başbakan, aynı şeyi, eğer insanı yatağından sıçratan hoparlörleri sonuna kadar açılmış ezan sesi için de söyleyebilirse makbuldür.
Dün kendilerine yapılanları haksızlık sayan AKP yandaşlarının, bugün başkalarının yaşama biçimine reva görülenlere sessiz kalmaları utanç vericidir.
Günümüzün rezilliklerine sıra geldiğinde, lâfı dolandırıp, ortaya dökülmedik kirli çamaşırları kalmamış bulunan 27 Mayıs ve 28 Şubat’lara getirmek de bir başka ahlâksızlıktır.
Erdoğan’ın miadı dolmuştur.
Bunu görmeyeni kurt yer!
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016