Namık ÇINAR
Savaş naraları öylesine yüksek ki, başka sesler duyulmuyor ülkemde.
Örneğin, birkaç gün önce koskoca bir edebiyat çınarı devrildi de, kimse oralı bile olmadı.
Oysa doksan iki yıllık ömrüyle Oktay Akbal, yazın tarihimizin dikkate değer bir tanığı ve üyesiydi.
Birkaç cılız makalenin dışında, haber değeri bile taşımadı ölümü.
Çünkü bizim başka işlerimiz var, başka ilgi alanlarımız!
Kan kokusuna üşüşen köpekbalıkları misali, barbarlık dönemlerinden kalma değer yargılarının girdabında toplaşmış hazlarla beslendiğimiz bir dünyamız var, sanki bizim.
Suriyeliler için bile, ölümü göze alacak kadar kaçılası bir yere dönüşmekte, giderek burası.
Bu kadar ağır konuşmam, sarsalamak için!
Toplumsal ortamımıza egemen olmuş şu aktörlere bir bakar mısınız, Allah aşkına!
Beş para etmez adamlar, her birisi.
Öylelerin yazıp kurgulayıp sahneye koyduğu trajikomik kaba saba bir vodvili izleyen figüranlar gibiyiz âdetâ, onların güdümünde.
Savaştan yıkılmadık yeri kalmamış olarak çıkan Almanya’nın, en fazla AKP iktidarınınki kadarlık bir zaman zarfında, nasıl yeniden imar edildiği mucizesini ve sanayisini ayağa kaldırmadaki sırrını; hattâ ihtiyacını karşılamak için fiilen savaş yıkımı dahi görmemiş Türkiye gibi ülkelerden işgücü talep edecek noktaya nasıl geldiğini dönemin şansölyesi Adenauer’e sorduklarında, “Çünkü bizim Goethelerimiz, Schillerlerimiz, Beethovenlerimiz var; o yüzden bu kadar kolay kalkındık!” dedirtecektir, bir başka iklimin dünyası.
Nasıl sürdüreceğiz bundan sonra, ülkeyi deliler koğuşuna çeviren bu çılgınlık hâlini tasfiye etmeden?
Cumhuriyet dönemi paradokslarından kurtulacağız diye sevinecekken, kapıyı açar açmaz koca bir manda tersini pasta niyetine suratımıza aşk eden eşek şakası gibi bir rejime, nasıl katlanacağız daha fazla?
Geçen gün, hadi farklı bir ses olsun diye, tıpkı kendi facebook sayfamda olduğu gibi, Offenbach’ın “Barcarolle”sini bir başka internet sitesinde de paylaşmak gelmişti içimden.
Keşke elim kırılsaydı da yapmasa mıydım, nedir?
Ben daha “Gözlerinizi kapatıp arkanıza yaslanın ve ruhunuzu müziğe bırakın; içinizdeki yaşama sevincini duyumsayacağınıza eminim” der demez, “kan, gözyaşı, ölümler, bombalar varken…” falan filan diye tepki geldi hemen.
Ben o bombaları, o ölümleri bilmiyor muyum?
Ömrüm o acıları düşünmek ve yazmakla geçmedi mi?
Bu ülkedeki gidişattan, sevgili dostlarım, iyice sıdkım sıyrıldı.
Ben mücadeleci bir adamım ama avara kasnak bu çırpınış, boşa kürek sallamak yerine ise; çek gitsin kuyruğunu, o zaman!
Valla hiç bozulmayın ama burası bana, hayat tarafından gazı alınmadan adam olacak gibi gözükmemeye başladı artık.
Bırak inceldiği yerden kopsun!
Bırak sarhoş kendi devrilsin!..
Diyeceğim, demesine de…
Diyemiyorum bir türlü.
İçim elvermiyor gene de.
“Şaka gibi” bir adamın kontrolüne girmiş bu topluma sırt çevirip ne hâlleri varsa görsünler demek, kolay mı be arkadaş!?
Kabalığın, cahilliğin, lümpenliğin prim yaptığı koşulların panzehiri, mostralık gibi bir kenara çekilip somurtmak olabilir mi?
Bu çöl kültürüne teslim olmamalıyız, her şeyden önce.
Bırak iptal etmeyi, daha da çoğalmalı sanatsal gösteriler, konserler, festivaller!
Shakespeareler, Moliereler daha da fazla sahnelenmeli!
Daha fazla Peter Greenaway seyredip, daha fazla Oscar Wilde okunmalı!
Daha fazla Mahler, daha fazla Bach ve daha fazla Franz Liszt.
Şimdi çocuklarınızı yanınıza çağırın, ki onlar geleceğimizdir; bomba sesleri yerine kulaklarımızı kuş cıvıltılarıyla dolduran (Haydn’a yakıştırılsa da, esasen Leopold Mozart’ın olan) aşağıdaki “Oyuncaklar Senfonisi”ni, lütfen tıklayın da neşeyle dinleyelim, hep birlikte, halife karikatürüne inat:
(https://www.youtube.com/watch?v=1miohLVZobE)
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016