Namık ÇINAR
Hani, mahallenin herkesçe bilinen, bilindiği için de ortaya alınarak sataşıp eğlenilen “huylu”su vardır ya, aynı ona benziyorsunuz siz de. Dürter gibi yaptıklarında, ani bir refleksle yekinerek sövüp sayar ya; içine düştüğünüz, kızdırarak gülüştükleri durum da aynen bu, şimdi sizin.
Fransa’ya gelene kadar, on sekiz ülkenin parlamentosunda benimsenmiş zaten, “soykırım”cının teki olduğunuz. Dünyada iki yüzü geçkin ülke olduğuna göre, onun bunun oyuncağı olacağınız, epeyi bir çileniz daha var demek ki önünüzde.
Mazoşist misiniz siz kuzum? Azap çekmekten haz mı duyuyorsunuz? Bu duruma düşmenize yol açanın, her şeyden önce kendi tutumunuz olduğunun, yoksa farkında mı değilsiniz?
Osmanlı İmparatorluğu yüz yıl önceki parçalanma sürecinde, dört bir yandan sıkıştırılarak, bu coğrafyaya hapsedilirken; hem katliamlara uğradı, hem yaralı bir hayvan gibi, kendisi de katliamlar yaptı, belli ki. O nedenle, ne başına gelenler hoş görülebilir; ne de kendi yaptıkları.
Bugün yaşayan nesiller, arınmak için tüm olup bitenlerle bütün açıklığıyla ve korkusuzca yüzleşmesini bilmelidirler. Başa gelenlerin hesabını da sormalıdırlar; Ermenilere, Kürtlere, Alevilere yapılanların hesabını da vermelidirler. Bunu yapmadıkları sürece, şunun bunun eğlencesi olmaktan kurtulamayacakları gibi, “usûlün bıraktığı bir miras” olan bu tabuyu, bir ur gibi daha ne kadar saklı tutulabileceklerdir ki?
Pekiyi, Sarkozy ve onun gibiler, günümüzün pratiklerinde ne işlerine yarayacak da, bu asırlık yarayı ikide bir kaşıyıp duruyorlar?
Fakat daha önce, Fransa’nın ve Almanya’nın AB içindeki ve küresel ölçekteki ufuksuzluklarına bakalım.
Prof. Dr. Mehmet Altan’ın kitaplaştırdığı ve şu sıralarda üzerinde ısrarla durduğu bir kavramdan yola çıkalım, dilerseniz: “Küresel Vicdan”dan. “Küreselleşmenin, dünya ülkeleri arasındaki ekonomik, kültürel ve siyasal farkları derinleştirmesi değil, aralarında bir benzeşim yaratması gereklidir”, diyor Altan. Birtakım “değerlerin gelişmesi için” de, AB gibi “kimi uluslararası kuruluşlara büyük görevler düştüğünü ve bütün insanlığın hayrına çalışacak olan küresel vicdanın ancak bu şekilde gerçekleşebileceğini” söylüyor.
“Bu yeni çağda, insan odaklı bir hayat oluşurken, ulus-devlet sınırlarının aşıldığını; ulusların, sadece içinde yaşadıkları toplum kadarlık değil, dünyanın tüm coğrafyalarından da sorumlu oldukları bir karşılıklılık ve bağımlılık içinde bulunduklarını; ve küresel sorunların, çıkarları aşacak bir şekilde, vicdani bir bağlamda ele alınarak yorumlanmalarının gerektiğini” de ilave ediyor.
Küreselleşme, demek ki toplumları bu denli birleştirici ve birbirlerine daha da yaklaştırıcı bir vicdan arayışını zorunlu kılarken; neden Fransa, bir arabulucu, bir dost gibi değil de, Türkiye’ye karşı vicdansız bir düşman gibi davranıyor? AB’deki çoğu şeyin belirleyicisi konumlarında iken, böylesi bir küresel sorumluluğu bir yana iterek, niçin Türklerle Ermenilerin arasındaki tarihsel ilişkilerin ayrıştırıcısı ve parçalayıcısı bir rolü üstlenmeyi seçiyor?
Doksan yıllık Cumhuriyet’in her anlamdaki sorunlarını çözmek için, bir biçimde uğraş veren ve adım adım demokrasiye doğru evrilmeyi gözeten bir hükümetin işbaşında olduğunu da mı görmüyor?
Hâttâ, kankası Almanya ve giderek diğer AB ülkeleri, bu durumu neden sessizce izliyorlar? İyi niyetli olsalar, tam üyelik için görüşmeler yaptıkları müstakbel bir ortağa, böyle mi yaparlar? Bu iş böyle mi çözülür?
Hayır, amaçları zaten çözmek değil; bilâkis çözmemek. Bu uğurda Ermenileri de kullanıyorlar. Çünkü Türkiye’nin, dürtülür gibi yapıldıkça huylanarak, istem dışı “tik”leriyle kendisini nasıl sıkıntıya soktuğunu çok iyi biliyorlar. Ne zaman palazlanacak olsa; ne zaman birazcık kendisine gelerek, kabuğunun dışına çıkmaya yekinir gibi yapsa; zayıflıklarını, önünü kesmesi için yüzüne bir şamar gibi yapıştırıyorlar.
Bu, “dört yanım puşt zulası” demek değildir. Kendi başına çorap örmede üstüne olmadığı için, aslında Türkiye’nin düşmana ihtiyacı da yoktur. Hâlbuki, yeryüzünden ilâve kapasite talepleriniz varsa, mevcut payınızı arttıracaksanız, Ermeni meselesi, Kürt meselesi gibi iç sorunlarınızın artık kalmamış olması gerekir.
Zira başkalarının olanakları tehlikeye girecek ise, bundan rahatsızlık duyanların çıkması son derece normaldir. Normal olmayan, hastalıklarını habire öteleyerek, onlardan bir türlü kurtulamayan sizin tavrınızdır.
Yüz yıl önceki Ermeni katliamıyla da, 6-7 Eylül’le de, Kürt sorunu ile de, Alevi meselesiyle de, Kıbrıs’la da, yâni paçadan çekeleyen ne varsa sonuç olarak; başkaları zorladılar diye değil, “küresel vicdan”yetisini en önce kazananlardan olmak için, hepsiyle bizatihi isteyerek yüzleşmelisiniz.
O dönemin Ogün Samastları, Yasin Hayalleri olduğunuz besbelli de; bakalım arka plandakiler de mi sizinkiler?
Ya da kimler? Dökün tüm arşivleri ortaya. Yediyse bu haltı dedeleriniz, elden ne gelir; bunu serinkanlılıkla karşılamak yakışır size. Ama tüm zamanların soykırım kralı Almanya’nın, İttihatçılarla çevirdiği dolaplar, olur da çıkarsa gün yüzüne, yaslanın arkanıza izlemek için ve keyfini çıkarın, Sarkozy ile Merkel’in nasıl sarılacaklarını görmek üzere birbirlerine.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016