Namık ÇINAR
Çocukluğumun geçtiği okullardan biridir benim, Kuleli. Ve ben, kişilik özelliklerim bakımından iyisiyle kötüsüyle “beni ben yapan” çocukluk dönemlerimin, yaşamımdaki en önemli süreçler olduğunu da bilirim.
Ev kavramım olmamıştır hiç benim. Beni koca kentten ve sanki hep sıcak imişler hissine kapılarak imrendiğim insanlardan saklayan, soğuk birer kuvöz gibiydiler Selimiyeler, Kuleliler ve Erzincanlar. Mutlaka ev denecekse, işte o soğuk avlulu devasa kışlalardı benim evlerim.
Şairin dediği gibi, ben gurbette değildim. Gurbet benim içimdeydi. Neresi için beslediğimi bilmediğim bir daüssıla duygusuyla birlikte büyüyerek öğrenecektim, eğer öğrendimse birazcık olsun insan olmayı.
Kuleli, sizin ancak kare tarzındaki biçiminin boğaz boyunca uzanan bölümünü görebildiğiniz, aşağı yukarı 1840’lardan beri yaşayagelen tarihsel bir yapıdır. Ufak tefek değişiklikleri saymazsak, bugüne kadar hep askerî lise olarak işlev görmüştür. Türk ordusunun son iki asrındaki subaylar için, böylesine onursallığı ve ruh doygunluğunu başka hiçbir kurumda duyumsayamayacakları bir fenomendir. Askerlikte hemen her şey erkeksi olmakla beraber; çünkü Kuleli onlar için, aynı zamanda bir“anne”dir. Soğuk gibidir, müşfik görünmez, kucağına alıp şımartmaz; ama ne yapalım ki gene de bir annedir. Annesini yitirmek insanlar için ne ise, Kuleli’yi yitirmek de subaylar için öyledir.
Şu sıralarda emeklisiyle muvazzafıyla, bütün subayların ağızlarında ağıt gibi dolaşan bir söylenti var. Aynı zamanda gazetelerde de yazılıp çiziliyor. Deniyor ki, “hükümet üst komuta heyetiyle anlaşmış, Kuleli satışa çıkarılacakmış. Otel filan yapacaklarmış”.
Kulaktan kulağa yayılıp duran bu lâflar ne denli doğrudur, bilmiyorum. Eğer doğru değil de, cesaretle inisiyatif alarak ordudaki darbeci unsurların üzerine giden AKP’ye karşı subay kitlesinin nefretini perçinlemek amacı güden bir operasyonun marifetiyse, mesele yok. Çıkar gerçeği söylersiniz, olur biter. Fakat öyle değil de doğruysa eğer, bilesiniz ki benim de söyleyeceklerim var o vakit.
Neme lâzım, ben gene de doğruymuş gibi yapıp, birkaç şey diyeyim istiyorum.
Bakınız Sayın Başbakan, yaptığınız iyi işlerden dolayı destek verdiğimi anımsatmak isterim, önce size. Ama güç, hiç ummadığım ve delikanlılığınıza nedense bir türlü yakıştıramadığım tarzda ele geçirdi de, ne oldum delisi mi yaptı sizi; ya da yoruldunuz mu nedir, giderek sapıtmaya başladınız son günlerde. Yanlış şeyler söylemeye, yanlış önerilerde bulunmaya yöneldiniz hemen çoğu konuda; farkında mısınız acaba?
Bana kalırsa, kendi hesaplarına sözde tiyatro yapan Müjdat Gezenlerin, Levent Kırcaların, Ferhan Şensoyların bardağı taşıran gerici siyasal yaklaşımlarına, siz de başka bir gericilikle tepki vererek; örneğin Şehir ve Devlet Tiyatrolarını özdeşleştirmiş olduğunuz öylelerinden âdetâ intikam almak üzere, nasıl ki darmadağın etmeye kalktı iseniz; korkarım Kuleli’ye de, imam-hatiplere tavır alan darbeci generallere ders olsun diye aynen öyle yapacakmışsınız gibi duruyorsunuz.
Böyle hataları nasıl olur da yaparsınız, Allah aşkına? Hiç mi değerlendiremiyor, hiç mi göremiyorsunuz?
Bir kere Kuleli bir tarihtir, her şeyden önce. Siz ki muhafazakârlıklarla övünen biri olarak, o tarihsellikleri hangi akla hizmetle yok etmeye cüret edersiniz? Galatasaray Lisesi’ni ya da İstanbul Erkek Lisesi’ni kaldırabilir misiniz ki, Kuleli’yi kaldırasınız?
Kaldı ki, Türkiye’nin oligarşik yapısında yer alan darbeci generalleri değil, ordunun kanter içinde görev yapan emekçi subaylarını temsil etmeye yaraşan ve yakışan bir okuldur orası. O yüzden eğer bunu, ordudaki vesayetçi militarizmin kaynaklarını kurutmaya yönelik bir tasarruf sanıp da yapıyorsanız, biliniz ki aldanıyorsunuz.
Öyle değildir kazın ayağı. Askerî lise, askersel iklimdeki duyguların ergenliğin izdüşümüne denk gelen çocukça ve masalsı boyutunu simgeler daha ziyade.
Harp Okulu şovenliğin ilk tezgâhıdır. Ama ne olursa olsun, o şovenlik bile babasınınkinden bozma sarkık bir ceket gibi eğretidir henüz üstünde. Kerime Nadir’in Hıçkırık’ındaki Harbiyeli Kenan’a öykünme fantazyalarından öteye gidemeyen bir yaşın, olsa olsa gönüllü bir oyuncağıdır yalnızca.
Militarizmin siyasal teçhizatları Harp Akademilerinde kuşanılacaktır, asıl.
Şunu hiç kimseler çıkarmasın aklından:
Kendi tekellerindeki siyasallıklardan hiçbir askerî kesime zırnık dahi koklatmayacak olan haris ve hasis generaller, tüm subay ve astsubayları lojmanların ve orduevlerinin tel örgüleri içine hapsederlerken, kendileri sivillerin her sektördeki seçkinleriyle akıl almaz yoğunlukta ilişkiler kurarak, vesayetlerini ve çıkarlarını öylelikle tesis etmişlerdir.
İşte bu nedenlerledir ki, yanlışlıklar yapıp subayları generallerin safına daha fazla itmeyiniz. Onlar olmadan reformların tekini bile yapamazsınız. Bunu sadece generallerle kotarabileceğinizi söyledilerse, kandırmışlar sizi. Halk çocuklarının okuduğu bu okulu sakın ola ki kaldırayım demeyin. Batı’da artık askerî lise kalmamış olsa bile, bırakın bize özgü olarak bu kalsın.
Zira Kuleli subay ruhunun tarihsel ve simgesel onurudur. Onur nasıl ki hiçbir şekilde satılamazsa, Kuleli de hiç bir şekilde satılamaz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016