Ömer F. Gergerlioğlu
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Bylock listelerinde artık herkesin anladığı, yetkililerin ret edemediği hatalar var ve bir sürü insan aylardır tutuklu yargılanıyor ve ceza alıyor. Bu, doğru, titiz bir araştırma yapmadan insanları mağdur etmek anlamına gelmektedir.
Hatalı bylock listeleriyle mağdur olanlardan sık sık mektup alıyorum. Okuduklarım inanılmaz bir mağduriyeti ortaya koyuyor. İşte biri:
'2.Bylock listeleri tümüyle hatalı: nişanlım yaklaşık 8 aydır suçsuz bir şekilde Nevşehir E Tipi cezaevinde tutsak. İP ÇAKİŞMASİ NEDENİYLE olayın üzerine düşüp telefonun kime ait olduğunu telefon bilgilerini, hts kayıtlarını çıkarıp, kimin kullandığına kadar herşey ortada iken, yinede adalet tecelli etmedi ve nişanlım halen hukuksuz bir şekilde içerde tutuluyor. Tanik olarak Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Saylam beye ifade verirken uzman çağrıldı. Uzmanın dediği şu lafı ömrüm boyunca unutmayacağım. Yaptığımız 2. Bylock operasyonlarının tümü hatalı ve devlette bunu biliyor, bu lafı söylerken yanımızda Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Saylam beyde bulunuyordu. Zaten nişanlım 2. Bylock operasyonları ile gözaltına alınmıştı. Gelen hts kayıtları btk sonucu ve tanık beyanı gösterilen deliller hersey onun suçsuz olduğunu ispat ederken, Nevşehir bir hukuk skandalına imza atarak onu içerde tutmaya devam ediyor. Çünkü gelinen noktaya baktığımızda suçlu veya suçsuz olman birşey farketmiyor önemli olan onlar için içerde olman. Şimdi soruyorum sizlere ülkemizde adalet varsa bu yazıyı gözlerine soksunlar. Adaletin olmadığı yerde yaşamaktansa ölmek daha onurludur.'
Bu mektup bir feryattır ve çok ciddi iddialar içermektedir.
Bir başka mektup ise yürek yakıyor. Allah mazlumun Ah' ını yerde bırakmasın..!
Tutuklunun eşinden bana gelen mesaj...
'Eşim Semra Hanım ve kızım Fatma Zehra 25 Eylül 2017'den beridir, basit ve kullanmadığı bir program yüzünden Niğde E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklular...bylock ithamı var. Eşimin asla kullanmadığı bir program. 2 yaşında kızım ile birlikte içerideler. 9 yaşında 3. Sınıfa giden oğlumda babaannesi ile birlikte kalıyor ve geceleri anne diyerek sayıklıyor.. Tarifsiz acılara giriftar olduk.'
Ve bir başkası...
'Hocam benim eşim 10 aydır tutuklu. iki defa komdan baylock olmadığına dair yazı var. İtirafçıların kullandı demesi ile üç mahkemedir detaylar isteniyor. Kullanmış olduğu tarih beş yıl boyunca nöroloji hastası evladımın vefat ettiği ay. Bizim taziyemiz var. Aveanin doğru düzgün çekmediği bir yerde eşimin bu programı indirdiği gözüküyor. 4 mahkeme baylock sonucu gelmiyor. kendisini kurtarmak için eşimin ismini veren itirafçıların gelmesini baylock detayı için 3 ay daha mahkeme ertelendi. allah rızası için aynı hastalıkla iki evladını kaybetmiş bir aile ve yarım kalmış bir tedavi. Biz ülkemizi seviyoruz. darbecilerin destekleyenlerin allah belasını versin. içimizi yuvamız yıktılar. Rabbime havale ettim, imtihan için de imtihan yaşıyorum, ülkemin birliğini beraberliğini bozmak isteyene Rabbim fırsat vermesin.'
Bir değil, iki değil sayısı belli olmayan kişi yapılan resmi hatayı düzeltmek için çırpınıyor ve yakınları çaresiz bir şekilde tutuklu, bekliyor.
İşte başka bir mektup daha...
'Ömer Bey, bylock hataları ile ilgili hassasiyetiniz için teşekkürler. Eşim dokuz aydır tutuklu. En başlarda derdimizi bile dillendiremiyorduk. Eşim cezaevinde iken bebeğimiz dünyaya geldi. 4 aylık bebeğimiz koklayamıyor. On yaşında epilepsi hastası oğlumun nöbetleri sıklaştı. Eşim dünyanın en iyi öğretmeniydi. Fetö’nün sokağından dahi geçmedik. Ama Bylock kullanmakla suçlandı. Kullanmadığımızı bir türlü ispatlayamıyoruz. Eşimin 3 yıllık hts kaydında, 1 kez sürat kargo, 2 kez bank asya kaydı varmış. Bank Asya'da hiç hesabımız olmadı ama savcı mütalaasında "terör örgütüne ait kurumlarla iletişim kurulduğu...."dedi. Yıkıldık. Bu nasıl adalet. Olmayan uygulamanın olmadığını nasıl anlatabiliriz ki anlatsana kale alınıyor mu. Hayır. Bu zulüm değil de nedir. Öksüz ve yetim olarak kazandığı mesleğini kaybetti benim eşim. Mektuplarında öğrencilerini soruyor. Yavrularına hasret bırakılıyor. Mektup zarfında bebeğimizin tırnaklarını yolluyorum. Hangi tazminat ödeyebilir bize..?'
Saymakla bitmiyor, bunlara itiraz edene bir mahkeme kararı sonucu sanığın avukatının söylediklerini sunuyorum. Bu sefer de bir iftira sonucu 13 ay mağdur edilmiş bir kişi var, avukatın sorduğu soruları cevaplayabilecek var mıdır?
'Uzun yıllar çalıştığı kamu kurumundan 1 Eylül 2016 tarihinde yayımlanan KHK ile ihraç edilen müvekkilim hakkında Savcılık dava açılmasına yer olmadığına dair karar vermiş. Kararı okuyunca anladık ki, bir gizli tanık müvekkilim hakkında onun da örgüt üyesi olabileceğine dair öngörüsünü söylemiş ve yine karardan da anlaşılacağı üzere müvekkilim ifadesine bile başvurulmaksızın ihraç edilmiş.
Aradan 13 ay geçti. Müvekkilim ve ailesi 13 aydır ızdırap içinde. Şimdi ne olacak? Devlet itibarını yerle bir ettiği bu insandan özür dileyecek mi? İşine iade edecek mi? Maddi ve manevi zararlarını karşılayacak mı? Bu haksızlığın hesabını kim verecek? Gizli tanık mı? Kurum amiri mi? Vali mi? Bakanlar Kurulu mu? Cumhurbaşkanı mı?
Sessiz sedasız bir köşeye çekilmiş, Allah'ın hükmünü bekleyen kim bilir kaç mağdur var?
Allah imhal eder ama ihmal etmez..."
Bylock hataları nereden kaynaklanıyor?
Mesele büyük ihtimal GSM firmalarının kullandığı CG-NAT (CGN, Carrier Grade Network Address Translation) teknolojisindeki hatadan kaynaklanıyor. Bu sistem, internet servisi sağlayıcılarınca kullanılan ve aynı anda tek bir IP adresini aboneler arasında paylaştırmaya yarayan teknolojidir.
MİT raporunda da ifade edilen 9 adet belirli IP adresine geçmişte 1 defa bile erişim isteği yapan internet bağlantısına sahip hat sahipleri BTK’nın Bylock listesine girdi. Bunun sonucu BTK tek başına 250.000 kişiden oluşan bir liste hazırladı. Fakat rakamın çok büyük olması ve hata olabilir kanısı sonucu BTK/MİT 1 ve 2 gün IP erişimi olan kişilerin, erişim sayısına ve veri tabanı içeriğine bakılmadan listeden çıkartılmasına karar verdi. Böylece listeden 141.000 kişi çıkartıldı ve liste 109.000 (102.192 GSM + 6748 ADSL) kişiye indirildi. Bu durum basına '1 ve 2 günler çıkartılarak kesin kullanıcılar listeye eklendi' şeklinde yansıdı.
MİT hazırladığı raporda açık açık 'söz konusu uygulamanın kullanıldığı değerlendirilen abonelik bilgileri' ifadesini kullanıyor. Bu ifade kesinlik
taşımamaktadır. Buna rağmen şu anda mahkemeler BTK’nın hazırladığı bu listeyi kesin ve itiraz edilemez delil olarak görmekte ve sadece bu veriler ile hükme gitmektedir.
Listeden 1 ve 2 gün erişim yapanların çıkartılması aslında listelerde hata olduğunun kabul edilmesidir. Burada bahsi geçenin kullanım değil IP üzerinden erişim olduğuna dikkat edilmelidir. Rakamın abartı olduğunun kabulüyle yapılan işlem de bilimsel değildir, hatalıdır.
GSM operatörlerinin CG-NAT sistemlerinin hatalı çalışıyor olması en muhtemel neden görünüyor. Fakat hatalı CG-NAT kayıtları AVEA’ya özel değildir ve tüm operatörler bir CG-NAT sistemi kullanmaktadır. Yani meselede her operatörden kaynaklanan hatalar mevcuttur. En çok AVEA’nın gündeme gelmesinin sebebi ise hatalı kayıt mağdurunun en fazla AVEA’da olmasıdır
Programın raporlarda belirtildiği kadar az sayıda IP erişimi yapılarak kullanılması imkânsızdır. Bu yüzden bu kayıtlar kesin olarak programın kullanımı sonucu oluşmamıştır. O zaman tamamı otomatik ve yazılımsal olan CG-NAT sisteminde böyle bir tek hatalı kaydın olması bile, tüm sistemde hatalar olabileceğinin delili ve ispatı görünüyor.
GSM operatörlerinin CG-NAT sistemlerinin hatalı çalışıyor olması en muhtemel neden olabilir. Elindeki IP sayısı yeterli olmayan AVEA, daha fazla aboneye hizmet vermek için bu teknolojiye başvurmuştur. Ayrıca sahip olduğu 800.000 IP havuzu ile 16.000.000 kişiye nasıl IP verebildiğini gururla açıklamaktadır. Bu durum AVEA’nın TİB’e verdiği tüm CG-NAT kayıtlarını şaibeli hale getirmektedir. Bunlar göz önünde bulundurulduğu zaman konuyla ilgili olarak kamuoyunda IP çakışması olarak bilinen durumun ortaya çıkabileceği anlaşılmaktadır.
AVEA’nın kullandığı sistemde kritik bir problem olduğu resmi olarak ispatlıdır
Europol’un (Avrupa Polis Ofisi) 31 Ocak 2017’de yaptığı toplantıda, GSM operatörlerinin çoğunun artan IP istek sayısı sonucunda CG-NAT (CGN) sistemine geçtiği fakat bu sistemin yapılan adli soruşturmaların %80’inde problem çıkardığı açıkça ifade edilmiştir.
Türkiye’nin önde gelen ceza hukukçularından olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’in 6-9 Eylül 2017 tarihleri arasında şahsi Twitter hesabından Bylock hakkında yaptığı şu paylaşımlar büyük önem taşımaktadır:
“Her bir kullanıcının Bylock’u hangi tarih itibarıyla kapalı devre iletişim aracı olarak kullandığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespitin de ancak Litvanya’daki yer sağlayıcının veri tabanındaki bilgiler itibarıyla mümkün olması gerekir. Buna karşılık, Türkiye’deki erişim veya servis sağlayıcılardan temin edilen trafik bilgilerinden bu tespitin yapılmasının mümkün olmaması gerekir. Litvanya’daki yer sağlayıcının veri tabanında mevcut olan veriler dikkate alınmadan, Bylock kullandığı iddiasıyla hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan kişilerle ilgili olarak adil bir kararın verilmesi mümkün gözükmemektedir"
Tüm bu nedenlerden dolayı ivedilikle konunun uzmanı network ve yazılım mühendisi akademisyenlerden oluşan bir bilirkişi kurulu oluşturulmalı ve konuyla ilgili tüm veriler bu kişilere sağlanmalıdır. Mağdurlar ordusu çırpınıyor, kahroluyor, tahammüllerinin son noktasına gelmiş durumdalar.
@gergerliogluof
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018