Süleyman Seyfi Öğün
Son zamanlarda kadına yönelik tâciz ve şiddet küresel gündemin esaslı maddelerinden birisi hâline geldi. Bu durum bir ölçüde celebrity dünyâsında yaşananlardan kaynaklanıyor. Holywood câmiasında, kapalı kapılar ardında yaşananlar bir anda patladı. Tanınmış yönetmenler, aktörler in kadınlara yaptıkları dizi, dizi îtiraflarla açığa çıktı. Biz de geri kalmadık. Önce tanınmış bir dizi oyuncusunun sette bir kadın çalışana yaptıkları gündeme geldi. Nihâyet Türkiye’de tanınmış bir popüler müzik kültürü figürünün, yine dizi ve film oyuncusu tanınmış bir başka popüler kültür figürü olan “sevgilisi” tarafından darp edilmesi gündem oldu. Kıyâmet kopuyor…
Aslında her şeyin, binlerce sene boyunca kamusal hayâtın dışında kalan kadınların, modern kapitalist işbölümü çerçevesinde kamusal hayâta karışmasıyla başladığını biliyoruz. Bu çift taraflı olarak sancı doğuran bir süreçtir. Evvelen geçim derdiyle başlayan ve kadın emeğinin insafsızca sömürülmesiyle eşleşen bir süreç yaşandı. Bu, kadın bedeninin ağır işlere koşulduğu başlıbaşına sancılı bir süreçti. Ama daha beteri, kadının erkeklerle birlikte kamusal hayâta karışması; yâni işbölümüne sokulması onun geleneksel pasif statüsünü değiştirmedi. Uzun zamanlar boyunca kadınlar, fiilî ve maddî olarak değişen konumlarıyla tutarlı bir statü değişimine mâlik olamadılar. Modern düşünür, teolog ve filozofların kadın konusundaki menfî düşünceleri şaşırtıcıdır. Dahası; en eşitlikçi düşünceleri savunanlar bile söz kadına geldiğinde apaçık eşitsizliği savunmuşlar; kadınların statü değişimini kabûl etmemişlerdir. Eşitlikçiliğin peygamberi olan Rousseau veyâ Nietzsche’nin kadın hususundaki menfî düşünceleri, Püritan önderlerin kadını nesneleştiren doktrinleri yeteri kadar açıklayıcıdır. Başta Viktoryen ahlâk olmak üzere, kadınları şeytânileştiren, eğer kontrol altına alınmazlarsa her türlü fitne ve fesadı çıkarabileceklerine dâir geleneksel erkek egemen kültür, sâdece muhafazakâr değil, en ilerici modern düşünüş ve kavrayışlarda da merkezî bir konumdadır. 1960’lara kadar bu statü değişimini, hiç değilse şeklî manâda değiştirmeye mâtuf atılmış doğru düzgün bir adım da mevcut değildir.
Bu yaman çelişkinin sebebi, kadının, husûsen cinselliğini kullanarak üretim disiplinini bozacağına dâir önyargıdır. Kadınlar zaman içinde eğitim sürecine katılarak emeklerini kalifiye hâle getirdiler. Kadının profesyonel niteliklerini geliştirmesi; yâni orta sınıflaşması olarak da değerlendirilebilecek bu süreç de onu kurtarmadı. Erkek bakış açısı, nihâyet kadının kamusal küreye geçişini kabûl ettiler; ama şartlı olarak. Ondan, cinsel çekiciliğini bastırarak -hattâ biraz erkekleşerek- hem kamusal görevlerini başarması hem de çekirdek âile içindeki itaatkâr konumunu devâm ettirmesi istendi. Egemen erkek bakışı şizoid temelde kadın varlığını ikiye ayırdı. Kadın namusu denilen ve anjelizm yüklü bir bakışın nesnesi olan kadınlarla, satanik kadın tipi arasında ikiyüzlü bir kültürel bölünme uzun seneler boyunca devâm etti.
Meselenin odaklaştığı noktanın kadının cinselliği olduğu âşikârdır. 1960’lardaki Karşı Kültür’ün çeşitlemeleri en azından Batı’da kadın cinselliğinin özgürleşmesine kapı açtı. “Özgür” cinsellik dalgası en çılgın boyutlarda yaşandı. Bu bir tepki hareketiydi ve her tepki hareketi gibi kendisini tüketti. Yaşanan tecrübeler kadınları bile ürküttü ve orta sınıf kadınlar arasında bile yavaş yavaş güvenli Viktoryen ahlâkın- elbette orijinal olarak değil- koşullu yeni versiyonlarına dönük bir eğilimi başlattı.
Zurnanın zırt dediği aşama; elyevm idrâk ettiğimiz sanayi toplumuna özgü toplumsal disiplinlerin çözüldüğü merhaledir. Kamusal hayâtın tüketim odaklı kültürel alenîleşmeyle eşlendiği bu yeni devirde, kadın cinselliği kadın emeği kadar, belki de artık ondan daha fazla; üstelik başa gelinmez meydan okumalar olarak açığa çıktı. İki sürecin atbaşı gitmesi çok dikkât çekici. Bir taraftan kadının erkekleşmesi ve erkeklerin kadınlaşması yaşanıyor. Yeni orta sınıf çekirdek aileler bu temelde inşâ oluyor. Diğer taraftan da kadını hedef alan şiddet tırmanıyor. Bu, geç modern dünyânın paradoksu. Geç modern dünyâda kadın-erkek yabancılaşmasının bu zamanlara kadar “örtük” veyâ “yarı-örtük” kalan tekmil çelişkileri âşikâr hâle geldi. Erkeklerin bir kısmı evvelâ bu durumu bir fırsatçılık üzerinden değerlendirdi. Örgütsüz yeni istihdam şartlarını çılgın bir cinsel av partisine dönüştüren; onu bir yanan estetize edip, bir yandan çirkefleştiren plazma ve ofis hayatları bunun göstergesidir. Gelin görün ki, bu partilerde kimin “özne”, kimin “nesne”; haydi daha açık ifâde edelim, kimin “av” kimin “avcı” olduğu zaman içinde belirsizleşiyor. Erkeğin avından eminken, bir anda kendisini avlanmış hissetmesi .. Şiddet, bu çuvallamanın acze dönüştüğü yerde tırmanıyor.
Yaşananlar geleneksellik ile modernliğin çelişkisine oturtulamayacak kadar karmaşık. Evvel emirde anlaşılması gereken şu: Gelenekler elbette sütten çıkmış ak kaşıklar değil; hattâ kadın erkek yabancılaşmasını başlatan çarpıklıkları geleneklerle ilişkilendirebiliriz. Ama bu yabancılaşmayı derinleştiren bizzat modernleşmenin yaşattıkları ve açığa çıkardıkları. Kadının kamusallaşması, formel eşitlik kazanımları, özgür cinsellik, kamusal hayâtın kültürel dönüşümünde ortaya çıkan durumlar derde devâ olmadı.. Târih bir bakıma, “için için” veya “apaçık” olarak kadın ve erkeğin mücâdele tarihi . Ortada sadre şifâ bir şey yok. Bastırmanın ve karşılık vermenin mekaniğine oturan bu târih, hâl-i hazırda ma’teessüf çözümsüz görünüyor….
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019