Yüksel TAŞKIN
Yeni Şafak’tan İbrahim Karagül, “Entelektüel terör, acımasız direniş” başlıklı bir yazı yazdı. Karagül’e göre, “Terör örgütleriyle medya kampanyaları, entelektüel terör ortak hareket etmeye başladı. Öyle ki, entelektüel terör, eskinin iktidar kurucu oligarkları tarafından seferber edildi ve terörden çok daha vahim zararlar vermeye başladı.”
Karagül, “terörden çok daha vahim gördüğü entelektüel teröre karşı acımasız bir direnişin başlayacağını” duyuruyor: “Yüz yıldır devam eden büyük hesaplaşmanın karşı cephede yer alan bu iç figüranlarına karşı da bir tür milli mücadele, arınma başlatılmalıdır. Bu yerli işgalcilerin defteri dürülmeden, onların iktidar hevesleri kırılmadan, onların taşeronluklarına son verilmeden bu ülkenin ayakta kalması mümkün olmayacaktır.”
Demek ki bu entelektüeller “gayrı-milliler”. “Milli ve hakiki vatan evlatlarının” onların defterini dürme hakları var. Entelektüelleri milli ve gayrı-milli diye bloklara ayırmak, o ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Zamanında İslamcılar da “gayrı-milliler” vagonuna tıkılmışlardı.
Sizin gibi düşünmeyenler, sadece bu yüzden sizden daha mı az haysiyetliler? Hayır, sadece sizden farklılar ve bu sonuna kadar meşrudur.
Karagül’ün bahsettiği “arınma”, “defter dürme” nasıl olacak peki? Fikir mücadelesiyle mi? Buna dair bir işaret yok.
Karagül, karşısında konumlanan entelektüelleri meşru görmüyor. Onların farklılıklarını görmek istemiyor. Ne de olsa AK Parti’ye şu veya bu sebeple karşı olanlar “iç figüran” olmanın ötesine geçemiyorlar. Üstelik onlar “yerli işgalciler”.
Karagül aslında AK Parti etrafında kümelenen entelektüellerin içine düştükleri ruh hâlini çok iyi ele veriyor. Onlar AK Parti’yi vazgeçilmez görüyorlar. Bir siyasi parti ve lideri etrafında oluşturdukları efsanenin hayatın gerçeklerine çarparak gerilemesini kabullenemiyorlar. Yarattıkları mitolojinin altında kalmış durumdalar.
Partilerinin oy kaybetmesine, başka partilerin oy kazanmasına bile tahammül edemiyorlar. İspatlamaları mümkün olmayan “üst akıl” hikâyeleri üzerinden darbecilik eleştirisini ısıtıp ısıtıp karşımıza çıkarıyorlar. Tamamen siyah beyaz bir dünya. “Ya bizdensin ya da düşmandan yana.” Başka seçeneğin yok.
Kimdir darbeci? Yaşam tarzı meselelerine hiç girmeden seçim kazanmaya odaklanmış CHP’mi? Israrla partisini darbe tezgâhçılarından uzak tutan Bahçeli’mi? Darbecilerden en fazla eziyeti çeken HDP’liler mi?
Dünyanın neresinde bir siyasi parti seçimde oylarını artırdı diye “darbecilikle” veya “darbecilerin koçbaşı” olmakla eleştirilebilir? Bunun adı nereden bakarsanız bakın, kendi vazgeçilmezlik algılarının sarsılmasından kaynaklanan tahammülsüzlüktür.
İnanılmaz bir akıl tutulması yaşanıyor bu çevrelerde. Eskiden gülüp geçilen komplocu kalemler ciddiye alınır oldular.
Bu ortamda ülkemizin ve özellikle AK Parti’nin buram buram ihtiyaç duyduğu özgür ve eleştirel tartışma ortamına nasıl kavuşacağız?
Eleştiri yapanların üzerine aktrollerin salınmaları, entelektüel terör sınıfına girmiyor mu? Karagül bu konuda ne düşünüyor?
Aktrollerin giderek AK Parti içerisindeki mücadelelerde de devreye girdiği ve bu cenahtaki entelektüel gerilemeyi daha da derinleştirdiği görülemiyor mu? Dünyayı siyah beyaz görenlerin kaçınılmaz olarak savruldukları nokta, kendi içlerinde de bölünmeye başlamaları; üstelik dünkü dava arkadaşlarını bugünkü hainler olarak yaftalamalarıdır.
Biz bu filimi çok gördük. Kendi zaaflarına bakacak olgunluğu olmayanların “hainleri” bol olur.
Peki, bu çoraklaşmaya dur denilemez mi? 1990’larda ülke ateş içindeyken bile siyaset meydanlarında sabaha kadar ülke meselelerini konuşuyorduk. İnsanlarımız ilk defa ülkelerini ve gerçek meselelerini görmeye başlamışlardı.
Bugün de aynı ortamı yaratmak zorundayız. Sadece kendi mahallemizde, sadece kendi “taraftarlarımıza” hoş gelen monologlardan sıyrılmalıyız. Bu ülkenin entelektüellerinin birbirleriyle konuşmayı yeniden öğrenmeleri gerekiyor.
Bunun için ilk adım eleştirinin kamu yararına ve meşru bir faaliyet olduğunu kabullenmektir. Bu kadar temel ve basit bir ahlaki ilkeyi yeniden anımsamak zorundayız.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017