Ahmet ALTAN
Bu ülke son yirmi dört saatini bir iç savaşın kıyısında geçirdi.
Ölümün, kanın yanından geçtik.
Yüksek Seçim Kurulu denen bir kurulun on bir üyesi bir kararla ülkeyi iç savaşın eşiğine getirdi.
Başbakan’a anlatmaya çalışıp da bir türlü anlatamadığımızı, hayat daha sert biçimde anlatıyor, “Eğer sen değişimleri kurumsallaştıracak cesur adımları atmazsan, senin geleceğin de ülkenin geleceği de bir avuç adamın iki dudağı arasına sıkışır kalır”.
YSK, Kürt adayların yedi tanesini bir kararla seçim dışı bırakınca Kürtlere siyasetin yolu bir anda kapandı, dağın ve savaşın yolu açıldı.
Adayları listeden silinen BDP’lilerin seçimleri veto etmesi, PKK’nın seçime kadar sürecek ateşkesten vazgeçmesine, çatışmaların başlamasına, cenazelerin çoğalmasına, ülkenin altüst olmasına, seçilecek Meclis’in meşruiyetini daha baştan yitirmesine, anayasa değişikliğinin suya düşmesine yol açabilecekti.
Böyle bir şey olmasın diye BDP’li Sırrı Sakık, iki kez YSK Başkanı’yla görüşmüş, dosyaları göstermiş, “Bir sorun var mı” diye sormuş.
Dosyalara bakıp, Ahmet Türk’ün belgelerinden birindeki “i” harfinin düzeltilmesini istemişler sadece.
Sonra da “Sorun yok, adaylarınız seçime girebilir” demişler.
Tam aday listeleri açıklanacakken de, “Biz bir ihbar mektubu aldık, bu adaylar seçime giremez” deyip Türkiye’nin bütün dengelerini berhava etmişler.
Ülke, yirmi dört saatini savaşın kapısında geçirdikten sonra da bir açıklama daha yapıp, “Eksik belgeler tamamlanırsa adaylar seçime girebilir” diyerek durumu gene eskiye döndürmüşler.
YSK’nın altı üyesi Yargıtay’dan, beş üyesi Danıştay’dan geliyor.
Hepsi hukukçu.
Peki, bu kadar çok karar değiştiren hukukçulara ve onlara böyle karar değiştirme imkânı veren hukuk sistemine nasıl güveneceğiz?
Bu kararların siyasi olmadığına nasıl inanacağız?
YSK, Sakık onlara gidip sorduğunda neden “eksik belgelerden” söz etmedi?
Niye BDP’lileri hiç uyarmadan onları tuzağa düşürdü?
Neden son anda adaylıkları iptal etti?
Sonra niye “Belgeleri getirsinler adaylıkları geçerli olur” dedi?
Gerçekten sorun “eksik belge” ise niye bunu en baştan Sakık’a söylemedi?
Yaşadığımız bütün bu saçmalıkları kimse “hukukla” izah edemez.
Hele, “adaylıkları yasaya aykırı bulunanlardan” iki tanesinin şu anda zaten milletvekili olduğunu düşünürseniz, işin saçmalığını iyice anlarsınız.
Bu iki milletvekilinin “yasal durumu” aday olmalarına bile imkân vermiyorsa, nasıl milletvekili oldular geçen seçimde?
Bakın, bu ülkede barışın gelmesini istemeyenler var ve her zaman ortalığı birbirine katacak bir gücü de hâlâ ellerinde tutuyorlar.
Kürtler, barış için ardı ardına çok olumlu adımlar atıyorlar.
Öcalan, İmralı’da devletle görüşmeler sürdürüyor ve “müzakere sürecine” zarar verilmemesini istiyor.
PKK, seçimlere kadar ateşkes ilan edip, seçimlerin barış içinde gerçekleşmesine olanak sağlıyor.
BDP, Şerafettin Elçi, Altan Tan gibi isimlerle muhafazakâr kesimlere de açılarak, bütün Kürtleri kucaklayan, Türklere de güven veren çok etkileyici siyasi bir adım atıyor.
Önlerine çıkarılan yüzde on barajına rağmen iyi niyetli hamlelerle sivil siyaset yolunda ilerliyorlar.
Tam bu aşamada YSK neden Kürtlerin önünü kesiyor?
Eğer, “Ne yapalım Anayasa’nın 76. maddesi bunu emrediyor” diyeceklerse onlara sormak lazım, 2007’de Anayasa’nın bu maddesi yok muydu, Kışanak ve Tuncer nasıl milletvekili oldu?
Yirmi dört saat içinde Anayasa mı değişti de “Belgeleri getirsinler adaylıkları devam etsin” açıklaması yapıldı?
Belli ki “birileri” müdahale edip Kürt siyasetçilerin yolunu kesti, başka birileri de müdahale edip o yolu yeniden açmak için bir girişimde bulundu.
Bu hengâmede CHP ve Has Parti, gerçekten alkışı hak eden demokratik çıkışlarla çözüme yardımcı olmak için harekete geçtiler.
AKP ise kendisinden beklenen tepkiyi gösteremedi.
Burası devlet falan değil; Ankara “bela” arayan adamlarla dolu ve istediklerinde o belayı da çıkartabiliyorlar.
Bu ülkenin huzura ve barışa kavuşmasını isteyenlerin çok kararlı davranması, bu devleti, Anayasa’yı, kurumları baştan aşağıya değiştirmesi gerekiyor.
Bu devlet bitti çünkü.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018