Ahmet ALTAN
Şu sıralarda çıkan savaştan dolayı en çok eleştirilenlerden biri de BDP.
Özellikle onun tehditkâr üslubu, hiçbir talebi tehditsiz dile getirememesi, aralarında çok kabalaşan, kibirli bir kışkırtıcılığa teslim olan üyelerinin bulunması, sürekli meydan okumayı bir siyaset haline getirmesi eleştirilmesinin temel nedenlerinden biri.
Bu tehditkârlığın, kötü niyetten ziyade siyasi bir yetersizlikten ve beceriksizlikten kaynaklandığını sanıyorum.
BDP, bir siyaset üretemiyor.
Dile getirmek zorunda kaldığı birçok talebin içini dolduramıyor.
Ne “statü” sözcüğünü tarif edebiliyor, ne de “demokratik özerklik” sözcüğünü.
Çok haklı ve çok somut “anadilde eğitim”, “iki dillilik”, “eşit vatandaşlık”, “yerel özerklik” gibi taleplerin yerine tarif edemedikleri, bu yüzden de “soyut” kalan taleplerin peşinde koşmaları, onların “ağırlıklı” bir siyasi örgüt olmasını önlüyor.
Kimse “BDP ne diyor” diye merak etmiyor, herkes “İmralı ya da Kandil ne diyor” diye merak ediyor.
Onlar da bu eksikliklerini tehditle, kibirle, meydan okumayla doldurmaya çalışıyorlar.
Çok ciddi siyasi bir konumları ama o ciddiyete uymayan “çocuksu” bir üslupları var.
Başbakan da kalkıp onları tehdit ediyor.
BDP’yi suçlamanın, tehdit etmenin, hedef göstermenin bir anlamı yok.
Hiçbir işe yaramaz bunlar.
Tam aksine, gerçekten barış isteyenlerin şu sırada BDP’ye yardım etmesi gerekiyor.
PKK bence son saldırılarıyla savaşı başlatarak büyük bir hata yaptı.
PKK, silahla alınabilecek her şeyi aldı, önderinin “müzakere masasına” oturmasını sağladı, bundan öteye silahla alabileceği bir şey yok.
Göreceksiniz, silahla bugüne kadar kazandıklarını, bugünden sonra aynı silahla kaybedecek.
Stratejisini tümüyle yanlış bir hesaba dayandırıyor.
O kadar büyük bir hata yapıyorlar ki otuz yıldır bu işlerle uğraşanların böylesine büyük bir hata yapabileceklerine insan inanamıyor.
Hatta, epeyce fantastik kuşkular dolaşıyor aklımda, acaba PKK tuzağa mı düşürüldü diye.
Birileri bile bile mi PKK’yı “savaşı kazanabileceğine” inandırarak onu savaşı kışkırtamaya çekti acaba diye düşünüyorum.
PKK, bunca yazıya, çiziye, anlatıma, Balyozcuların, Ergenekoncuların yargılanmasına rağmen karşısındaki gücün yapısal bir değişiklikten geçtiğini nasıl kavrayamadı?
Dağlıca’da karakolunu bastırtan komutana “madalya” veren bir anlayıştan, Silvan’daki baskında askerlerini kaybeden komutanı hemen geri çeken anlayışa geçildiğini nasıl görmedi?
Apo’nun devre dışı bırakıldığı, “bir yerlerde enterne edildiği” sürekli söylenen Karayılan’ın ortalarda görülmediği bir dönemde PKK’nın uluslararası dalgalanmalarda yolunu kaybettiğini söyleyenler de var.
Bunların gerçek cevaplarını bilmiyoruz.
Ama yavaş yavaş ortaya çıkan bazı başka gerçekler duruyor karşımızda.
PKK, büyük askerî başarılarla “bir halk isyanı” oluşturmayı planlıyordu ama bu beklenti en azından şimdilik bir yankı bulmadı.
Tam tersine gelişmeler oluyor, dün Diyarbakır’da yüzlerce Sivil Toplum Kuruluşu “PKK’nın saldırıları durdurmasını, askerî operasyonlara son verilmesini, BDP’nin de Meclis’e dönmesini” istediler, bizim Ömer Oğuz’un Hakkâri’de “sokaktaki insanlarla” yaptığı konuşmalar da hemen hemen aynı taleplerin onlar tarafından da dile getirildiğini ortaya koydu.
Apo devrede değil, PKK beladan başka hiçbir sonuç vermeyecek bir çıkmaz sokağa girdi, ortada “siyasetin ve barışın” yolunu açabilecek tek bir örgüt kaldı.
BDP, bu siyasi ağırlığı taşıyabilir mi bilmiyorum ama eğer yardım edilirse Kürt ve Türk bütün toplumun içine girdiği bu çıkmazdan kurtulunmasında önemli bir rol oynayabilir.
Başbakan’ın, böyle bir dönemde onları davet edecek cesareti gösterebileceğinden çok kuşkuluyum ama Başbakan Yardımcısı Arınç ya da Meclis Başkanı Çiçek onları davet ederse, böyle bir jest bir anda bütün ülkeyi rahatlatır.
BDP’yi davet edin, konuşun, mümkünse “barışı destekleyen” ortak bir bildiri yayınlayın.
Emin olun bu jest Kandil’i bombalamaktan daha çok işe yarar.
Kürtlerin de desteklediği böyle bir girişim sayesinde belki elbirliğiyle barışa bir yol açılır.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018