Ahmet TAKAN
Yazının başlığını açabilmek için sarayın arka kapılarında neler olduğunu pek fazla kurcalamaya gerek kalmadı. Bugün, ağırlıklı olarak açık kaynaklara başvuracağız;
Önce Milliyet gazetesinde köşe yazan Cumhurbaşkanı başdanışmanı Cemil Ertem'in "ABD'nin İnsanlığa İlan Ettiği Savaş" başlıklı yazısından bir kesit:
"Kissinger Doktrini
Bu, insan aklına, onuruna aykırı doktrini Amerika ortaya atıyordu ama bunu BM'de, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere de kabul ediyordu. Bu 'beşli' bütün bir yüzyıl ve tabii şimdiye değin, Kissinger'ın yukarıdaki doktrinini -açık ya da örtülü- kabul ettiler. Çünkü var olan dengenin bozulması demek, hem ekonomik hem de siyasal olarak var olanı kaybetmek anlamına geliyordu. İlk defa buna 'Dünya beşten büyüktür' diyerek Erdoğan karşı çıktı ve bu tezi, yine 2. Dünya Savaşı sonrası ABD hegemonyasının siyasi tesisi için kurulan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda seslendirdi. Artık Kissinger Doktrini bitiyordu."
AKP'ye bağlı SETA'cıların çıkardığı "Kriter" adlı derginin son sayısında ise daha fazla somut veri mevcut. Dergide baştan sona tek adam güzellemesi yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına getirilen aynı zamanda derginin genel yayın yönetmeni de olan Fahrettin Altun, "Erdoğan Sadece Erdoğan Değildir" başlıklı yazısında şu düşüncelere yer veriyor;
"Batı dünyası 2000 sonrasında bir parçalanma sürecine girdi, ancak bu sözüm ona Doğulu terörizm tehdidi dolayısıyla değil, Batı'nın liderliği konumunu sürdürmekte zorlanan ABD'nin politikaları dolayısıyla oldu. Bundan 15 yıl önce Jürgen Habermas şunu söylerken çok haklıydı: 'Batı dünyasını bölen, uluslararası terörizm tehlikesi değil bugünkü ABD hükümetinin uluslararası hukuku görmezden gelen, BM'yi kenara iten ve Avrupa'yla ipleri koparmayı göze alan politikalarıdır.'
...
Türkiye de bu süreçten etkilendi. Hem bölgesindeki yangından etkilendi hem de PKK, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütlerinin saldırılarına maruz kaldı. Ne var ki Batı'nın birliğinin dağılmaya başladığı yıllarda Türkiye geleneksel ve yapısal sorunlarını çözmek noktasında bir imkana kavuştu. 2002 sonrasında Türkiye güçlü bir siyasi liderlik ve istikrarla tanıştı. Türkiye bu imkan sayesinde yoksulluk, dışa bağımlılık, devlet-millet ayrışması ve terör sorunlarına karşı çözüm üretebildi.
Türkiye'nin terörle mücadelesi Batı'nın, ABD'nin aksine birliğini sağlama noktasında büyük bir işlev gördü.
...
Süreç bununla da kalmadı. Güç kazandıkça terör başta olmak üzere bölgesindeki sorunlara daha fazla eğilme imkanı bulan Türkiye süreç içinde bölgesel bir aktöre dönüştü. Geldiğimiz noktada, bir başka deyişle Türkiye, şahlanış dönemine girdiği bu ortamda artık küresel terörizme ve küresel alanda yaşanan adalet sorunlarına eğilme imkanı buluyor. Türkiye küresel alanda varlık gösterdikçe aynı zamanda Batı dünyasının geleneksel sorunları olan ırkçılığa, gelir dağılımındaki adaletsizliklere ve şiddet olaylarına ilişkin de tutarlı çözüm önerileri sunuyor.
İnsanlığın küresel alanda yaşadığı sorunlara Batı dünyasının çözüm üretme imkan ve kabiliyeti yok. Ne yazık ki modern Batılı özne bugün insanlığın yaşadığı sorunların kaynağı. Türkiye'nin bu imkanı değerlendirmesi çok hayati bir mesele.
İşte bu yüzden Erdoğan, sadece Erdoğan değildir..."
***
Derginin diğer bir yazarı İsmail Çağlar'da geleceğe şöyle ışık tutuyor (!):
"... Öyle ki seçimlerin öncesinde Türklerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerde medya Türkçe Erdoğan karşıtı yayınlar yapıyor, gazete ve dergiler sık sık manşetlerine ve birinci sayfalarına düşmanlaştırılmış Erdoğan portreleri taşıyorlar. Ancak Erdoğan'ın 24 Haziran seçimlerini kazanması halinde artık geri dönülemez bir şekilde Türkiye realitesinin bir parçası olacağı istemeseler de en sonunda Batılıların da görmek zorunda kaldıkları bir gerçek oldu. Tam da bu nedenle bir süredir Türkiye'ye karşı tutumlarını duygusal bir karşıtlığa hapsetmiş olan Batılı çevrelerden seçim öncesi ve sonrasında Türkiye realitesini kabul eden daha rasyonel mesajlar gelmeye başladı. Alman şansölyesi Merkel'in Erdoğan'la seçimden sonra görüşme planını seçimden çok önce ifade etmesi, ABD Kongresinin Türkiye ve Erdoğan karşıtı etkili senatörlerinin seçimden hemen sonra Erdoğan'ı ziyaret edip rasyonel mesajlar vermesi, her seçim sonrası seçim hilesi söylemi üzerinden Erdoğan'ın meşruiyetini sorgulamaya açmaya çalışan Batı basınında 24 Haziran sonrasında bu trendde belirgin bir azalma gözlenmesi örneklerden sadece birkaçı. Batı'dan gelen yoğun normalleşme ve rasyonelleşme mesajları 24 Haziran seçimleriyle birlikte Erdoğan liderliğinin kalıcılığının Batı dünyası tarafından da kabul edildiğinin ve ilişkilerin bu verili zeminde yükseleceğinin teyidi hüviyetinde."
***
Dergiden son alıntıyı da Kemal İnat'ın "Başkanlık Döneminde Türkiye'nin Dış Politikası" başlıklı yazısından yapalım:
"Seçim sonuçları -şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da- Türk dış politikasına yön verecek temel aktörün Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu gösteriyor. Bu, Erdoğan'ın 'Dünya Beşten Büyüktür' sloganıyla uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı mücadelesinin devam edeceği ve 2023 hedefleri doğrultusunda Türkiye'yi bölgesel güçten küresel bir güce dönüştürme yolundaki politikasını sürdüreceği anlamına geliyor.
...Bu durum Türkiye'nin yeni dönemde Batılı 'müttefikler'ine içlerindeki fikir ayrılıklarını ve kafa karışıklıklarını gidermeleri için biraz zaman vermesi gerektiğini gösteriyor. Eğer bu zaman sonunda Türkiye'nin egemenliğine saygı duymayan müdahaleci politikaların devamını savunan görüşler Batılı iktidarlarda öne çıkarsa Ankara da ona göre reaksiyon gösterip şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da ABD ve Avrupa ile bağımsızlığını ve kendi halkının çıkarlarını esas alan politikasını sürdürecektir. Ancak bu, Türkiye'nin Batı'yı yekpare bir bütün gibi değerlendirmesi anlamına gelmeyecektir kuşkusuz. Bir yandan Türkiye ile rasyonel bir ilişki geliştirilmesini savunan ülkeler ve kesimlerle iş birliği imkanları araştırılırken diğer yandan düşmanca politika izleyen gruplara karşı gerekli önlemler alınacaktır."
Hani biz de bir söz vardır; "şıh uçmaz mürit uçurur" diye... Kulağıma gelen bilgilere göre sarayın uzman stratejistleri (!) Erdoğan'a sürekli olarak "ABD'ye karşı Batı'yı/ Avrupa'yı toplayacak tek lider sensin. Hepsi senin arkanda birleşecek..." diye gaz veriyor. Maşallah!..
İnşallah, sonu stratejik derinlik, Emevi Camisi gibi olmaz...
Hayırlara vesile olur inşallah!..
Kaynak Yeniçağ: Önümüzdeki 5 yılın "kriter"i... - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021