Ayhan AKTAR
Geçen hafta Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu basın toplantısı düzenleyerek hükümetin Suriye’ye karşı uygulayacağı yaptırımları açıkladı. Dokuz maddeden oluşan liste, Suriye’ye silah satışının durdurulması, halka zulüm yaptığı bilinen bazı yetkililere seyahat yasağı konulması ve son olarak ekonomik ilişkilerin dondurulması gibi yaptırımlardan oluşuyor.
Davutoğlu’nun açıklamasından kısa bir süre sonra, Washington’daki Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Tommy Vietor şu açıklamayı yapmış: “Türk hükümetini, Suriye rejimine karşı ekonomik yaptırımlar ve diğer tedbirleri içeren açıklamasından dolayı kutluyoruz.” İngiliz Dışişleri Bakanı William Hague ise, Türk hükümetinin Suriye’ye yaptırımlar uygulama kararını memnuniyetle karşıladığını bildirmiş.
Bakan Davutoğlu Suriye’ye karşı yaptırımları açıkladığı basın toplantısında, BM tarafından Suriye’deki insan hakları ihlallerini araştırmak için kurulan komisyonun raporundan da bahsetmiş. Raporda Suriye güvenlik güçlerinin halka karşı şiddet kullanarak “insanlığa karşı suç işlediği” sonucuna varıldığını da hatırlatarak şöyle devam etmiş:
“Suriye yönetiminin, meşru taleplerini dile getiren sivil halka karşı uyguladığı şiddetin, kendi halkına karşı silah doğrultan bir zihniyetin kabul edilmesi mümkün değildir... Suriye ile ulaşılan bu noktada sivil halka yönelik aşırı güç kullanımının derhal durdurulması, güvenlik güçlerinin şehirlerden derhal çekilmesi şarttır. Halkın meşru talepleri doğrultusunda anayasal demokrasiye geçiş sürecinin ... bir an önce başlatılması gerekmektedir. Bunu rejimin kendiliğinden yapmayacağı maalesef dokuz aydır süren tecrübeyle sabittir. Dolayısıyla halka karşı şiddet uygulayan Suriye yönetimi üzerinde bölgesel ve uluslararası baskının arttırılması ve bu yönetimin kendi halkına zulüm etmesini engellemek yolunda adımlar atılması zorunlu hale gelmiştir.”
Esad’ın günlerinin sayılı olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat Suriye yönetiminin kendi kendine yıkılacağını düşünmek, Baas rejimini hafife almak olur. Türkiye’nin Suriye muhalefetine kucak açtığını biliyoruz. Hatta Libya’da muhalefet güçleri arasında savaşmış bazı kişilerin, Türkiye’den geçerek Suriye muhalefet kuvvetlerine katıldıklarına ilişkin haberler de çıktı.
Baştan söyleyeyim, bendeniz Suriye rejiminin ancak Türkiye’nin bir askerî müdahalesi sonucunda yıkılacağını düşünüyorum. Peki, Baas rejiminin halka zulüm yapması, Sünni sivilleri bombalaması halkımız nezdinde ordunun Suriye’ye girmesi için yeterli bir sebep midir? Bence hayır! Daha ciddi birtakım sebepler lazım!
Ancak PKK’nın Suriye tarafından desteklendiğini gösterdiğiniz zaman, “terörle mücadele” etiketi altında böyle bir askerî operasyonun mazeretini hazırlayabilirsiniz. Aksi takdirde, Türkiye’de kimse oğlunun Suriye’de şehit düşmesini içine sindiremez. Tabii ki Türkiye’nin Suriye’ye karşı girişeceği bir askerî müdahale ABD, NATO ve AB tarafından alkışlanacaktır. Hatta Suriye’nin zulüm altındaki Sünni nüfusunun sevineceğini düşünebiliriz.
Basında PKK ile Suriye yönetimi arasındaki tehlikeli ilişkilerin sergilenmesini epeydir bekliyordum. Nihayet Emre Uslu’nun barışseverleri eleştirdiği yazısında bunun ışığını gördüm. Yazının can alıcı kısmı şöyle:
“PKK’da Öcalan’ın açıklamalarına rağmen şiddeti tırmandıran şahin kanadın lideri Fehman Hüseyin’in kim olduğuna iyi bakmak gerekiyor. Fehman Hüseyin’in bu özel ilişkisi, PKK’nın şiddeti neden tırmandırdığını, barışı neden istemediğini, Suriye’ye kurulan PKK kamplarını, bu ülkeye kaydırılan PKK militanlarının neden kaydırıldığını da açıklayabilir nitelikte...”
“Şimdiye kadar Fehman Hüseyin’in Suriye istihbaratı ile yakın ilişkisi olduğu yönünde iddialar vardı. Öğrendiğim kadarıyla bu ilişki bir istihbaratçı- PKK lideri ilişkisinden daha derin. O bilgi şu: Fehman Hüseyin ve Beşşar Esad Şam Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden sınıf arkadaşı. Esad 1988 yılında bu üniversiteden mezun olmuş. Erdal da aynı yıl okuldan ayrılıp PKK’ya karışmış. O yıllarda Şam yönetiminin PKK’ya verdiği destek düşünülürse, Fehman Hüseyin’in Beşşar Esad ile olan sınıf arkadaşlığının nasıl anlam kazandığı da daha önem kazanıyor” (Taraf, 30 kasım).
Yazının sonunda, Esad’ın Suriye Devlet Başkanlığı’na yükselişi ile sınıf arkadaşı Fehman Hüseyin’in de PKK’nın askerî kanadının lideri olması arasındaki paralellikler anlatılıyor. Emre Uslu, PKK komutanı ile Esad arasındaki karanlık ilişkiler anlaşılmadan yapılacak barış girişimlerinin havada kalacağını belirtiyor.
Sanıyorum, Suriye yönetimi ile PKK arasındaki işbirliği haberleri çoğaldıkça, maalesef “bindik bir alâmete; gideriz kıyamete” duygusu içine gireceğiz. Tatsız bir senaryodan bahsettiğimi biliyorum, inşallah yanılırım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2016
25.01.2015
3.01.2015
19.03.2014
30.11.2012
29.11.2012
28.11.2012
30.04.2012
16.04.2012
9.04.2012