Celal BAŞLANGIÇ
HDP yönetiminin dün yargıç karşısına çıkarıldığı Kobane olayları yargılaması aslında Saray’ın bir intikam ve ikbal davasıdır.
İntikam davasıdır, çünkü…
Kobane, IŞİD’in Ortadoğu coğrafyasında ilk yenilgiye uğratıldığı yerdir.
AKP’nin Suriye’de Kürtleri statüsüz bırakma hamlesi, IŞİD’in Kobane’de yenilmesiyle suya düşmüştür.
IŞİD’in Kobane’de yenilmesiyle Erdoğan’ın başta Suriye olmak üzere tüm Ortadoğu’da selefiler üzerinden liderliğe soyunma hayalleri yerle bir olmuştur.
Türkiye’deki Kürtlerin yanı sıra tüm demokratların, ilericilerin, yurtseverlerin, devrimcilerin Kobane sınırına etten duvar örerek IŞİD’e devlet eliyle yapılacak yardımları engellemesi HDP öncülüğünde gerçekleşmiştir.
IŞİD işgali sırasında on binlerce Kobaneli’nin Suruç ve çevresindeki yerleşimlere sığındığı sırada, onların barınma, yiyecek ve giyecek ihtiyacı HDP’li yerel yönetimler ve parti örgütü tarafından yapılan büyük bir organizasyonla karşılanmıştır.
Özellikle bölgenin dört bir yanından HDP’li belediyelerin gönderdiği seyyar mutfaklar, çadırlar, sağlık ekipleri de göstermişti ki HDP sanıldığından çok daha büyük bir güce ve organizasyon yeteneğine ulaşmıştır.
6-8 Ekim olayları sırasında 50’ye yakın insanın yaşamını yitirmesi bile o tarihte sürmekte olan “çözüm süreci”ne engel teşkil etmemiştir.
AKP iktidarı HDP heyetinin Ankara-İmralı-Kandil üçgenindeki temaslarına ortak olmuş, hatta bu görüşmelerin devlet eliyle gerçekleşmesini sağlamıştır.
Bütün bunlar 2014 yılında yaşanmıştır.
Zaman zaman Erdoğan süreci bilerek ya da bilmeyerek karıştırıp HDP’nin Kobane olaylarını 7 Haziran 2015 seçimlerinde yüzde 13’ten fazla oy aldıktan sonra çıkardığını iddia etse de bu gerçek değildir.
Gerçek olan ise bir sonraki yıl yani 2015’in 28 Şubat’ında AKP heyeti ile HDP heyeti Öcalan tarafından hazırlanan ortak mutabakat metnini birlikte deklare etmişlerdi Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde.
Yani önceki yılın sonuna doğru yaşanan Kobane olayları bile “çözüm süreci”ni kesintiye uğratmamıştı.
“Çözüm süreci” özellikle HDP’nin parti olarak seçime girme kararından vazgeçmemesi üzerine tavsamaya uğramaya başlamış, HDP yüzde 13’ün üzerinde oy alarak AKP’nin tek başına iktidar olmasını engelleyince kopma noktasına gelmiştir.
Seçim sonrası da gerçek olmayan gerekçelerle AKP iktidarı “çözüm süreci”ni bitirmiş ve yeniden savaşı başlatmıştır.
Ancak bunlarla da sınırlı değil Saray’ın HDP’den almak istediği intikam.
31 Mart yerel seçimlerinde ve sonrasındaki 23 Haziran İstanbul seçimlerinde Millet İttifakı’nın bütün ayak sürümesine rağmen çok başarılı bir politika izleyen HDP, AKP’nin başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde ağır bir yenilgi almasını sağlamıştır.
İşte bütün bu süreci dikkate alınca çok net biçimde söylenebilir ki; dün başlayan Kobane olayları yargılaması Saray’ın HDP’den intikam alma davasıdır.
Elbette sadece intikam peşinde değildir Saray iktidarı.
Aynı zamanda Kobane olayları yargılaması Saray’ın bir ikbal davasıdır.
İkbal davasıdır, çünkü…
Gerek 7 Haziran 2015 genel, gerekse de 31 Mart 2019 yerel seçimleri de net biçimde göstermiştir ki, HDP önümüzdeki siyasal sürecin kilit partisidir.
HDP’yi karşısına almış bir Saray’ın önümüzdeki süreçte iktidarını sürdürme şansı yoktur.
Yani HDP ayakta ve Saray’a karşı durdukça Erdoğan’ın kazanma şansı kalmamıştır.
Bu nedenle Saray düştüğü bu siyasal açmazdan gerek yerel yönetimlerde gerekse de parlamentoda HDP’yi kuşatarak, güçsüzleştirerek, kıpırdayamaz hale getirerek kurtulabilirdi.
Bu da yetmezdi elbette Saray’ın iktidarını sürdürmesine.
Bu yüzden HDP’yi saldırısının odağına alarak şeytanlaştırma, diğer muhalefet partilerinin arasına kama sokma, oluşması olası bir muhalefet bloğunu parçalama yöntemini denedi.
Ancak bulunduğu çizgide kararlı duruşuyla, izlediği akıllı politikayla HDP bu oyunu boşa çıkardı.
Bu da AKP-MHP iktidar bloğunu çıldırtmaya yetti. Hatta MHP lideri Bahçeli neredeyse talimat vererek yargının HDP’yi kapatma davası açmasını istedi.
Saray da küçük ortağının bu isteğine boyun eğdi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı HDP’yi kapatmak üzere harekete geçerek bir iddianame ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Kapatma iddianamesinin ne kadar uyduruk, alelacele yazıldığını görmek için AYM’nin iddianameyi reddetme gerekçesine bakmak yeterli.
Ancak kabul etmek gerekiyor ki, HDP’yi kapatma iddianamesini AYM’nin böylesine büyük bir oyla geri çevirmesinde Saray’ın da etkisi var.
Çünkü Saray biliyor ki, HDP’yi kapatmak sorunu çözmeyecek. Çünkü partisine ve sözcülerine bağlı olan kararlı ve bilinçli bir altı milyonluk seçmen kitlesi var.
Partiyi kapatmak HDP seçmenlerini kendisine yöneltmeyecek, daha da beteri az sayıda kalan muhafazakar Kürtlerin oylarını da AKP’den uzaklaştıracak.
İşte dün uyduruk bir iddianameyle başlayan Kobane olayları davasının ilk duruşması da yargının geldiği içler acısı hali göstermesi açısından dikkate değer bir deneyim oldu.
Baştan sona tutarsızlıklarla dolu, eksik ve kanıtsız bu kumpas davası aslında daha ilk duruşmasında tarihin çöplüğüne atılmıştır.
Ankara’daki Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki 22. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin yargılamaya başlama ve sürdürme biçimindeki hukuksuzluğa da artık tüm dünya tanık oldu.
İçerde ve dışarıda ağır sarsıntılar geçiren Saray iktidarına elbette bu haksız, hukuksuz kumpas davası da bir merhem olmayacak.
Artık Türkiye’de Avrupa’sından Amerika’sına kadar tüm dünyanın gördüğü otoriter bir rejimin kontrolünde bir yargı var.
Daha duruşma başlamadan Saray’ın maaşlı memurlarının yargıya talimat verircesine attığı sosyal medya mesajları da kurulan tek adam rejiminin ülkede hukukun kırıntısını bile bırakmadığının bir kanıtı oldu.
Pandemiyle mücadeleyi yüzüne gözüne bulaştırmış, ekonomiyi tam anlamıyla batırmış, halkı yokluğa, yoksulluğa mahkum etmiş, her geçen gün seçmenin gözünden daha da düşen, AB’ye göre iki yılda hukuku çökerten, ABD Başkanı Biden’den “Ermeni soykırımı” darbesi yiyen, Putin’den aldığı S-400 füzelerini saklayacak yer bulamayan bir Saray iktidarının varlığı söz konusu artık.
Belki de iktidarın içinde bulunduğu durumu dünkü duruşmada Selahattin Demirtaş bir tek hareketle apaçık sergiledi.
Mahkeme yargıcı tarafından SEGBİS’teki sesi kapatılan Demirtaş sonunda önündeki kağıda büyük harflerle bir soru yazarak “başsız develeri” teşhir etti:
“128 milyar dolar nerede?”
Dünkü duruşmanın salonunda Saray’ın talimatlarını yerine getirme çabasında olan bir mahkeme heyeti ile sanık denilen ama aslında iktidarı yargılayan siyasetçiler, hukukçular, insan hakları savunucuları vardı.
Saray’ın intikam ve ikbal davası daha ilk duruşmasında çöktü.
Çünkü HDP’liler yargılanmaya değil, yargılamaya gelmişlerdi!
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021