Cengiz AKTAR
Burası bir hesapvermezlik diyarı mâlum. Hesapvermezlik, cezasızlık ve cürmün yanına kâr kalması memleketin genlerine işlemiş. Bu sefer büyük resmi sade kendileri görebilen sorumluluk sahibi zevat 17/25 Aralık 2013 soruşturmasını “net hata noksan” hanesine yazmak üzere kolları sıvamış görünüyor. Adına rövanş dedikleri hesaplaşma olmasın, unutalım gitsin der gibiler. Gerekçeleri, seçmen 7 Haziran’da güya “öpüşüp koklaşın, barışın, bi hükümet kurun işte, millî huzuru tesis edin” demişmiş. Tayyip Erdoğan’ın son beş- altı yıldır gergef gibi gerdiği, hep infilâk etme raddesinde bir insan topluluğunun huzur arayışında olması gayet doğal. Ancak ne pahasına olursa olsun mu acaba? Huzura erişmenin yolu kamuya verilen zararı, hukuk sisteminde yapılan tahribatı, zedelenen toplum vicdanını görmezden gelmek mi? Yoksa o mumla aranıp da bulunamayan huzurun sebebi, bir türlü iflah olamamamızın nedeni tam da bu görmezden gelme ve dolayısıyla yapanın yanına kâr bırakma âdeti olmasın sakın? Ahlâksızlığın, pişkinliğin ve yüzsüzlüğün daima yüzleşmeye tercih edildiği, hattâ bu davranışların birer kamusal hayat tarzı hâline geldiği bir diyar değil mi burası? 1915’ten bu yana… Soykırım gibi devasa bir suçla yüzleşilemeyen, aksine suçun üstü utanmazca örtülen yerde yolsuzluğun lafı mı olur.
Bugünkü meşrulaştırma çabası toplumsal feryadın marazî bir okumasıdır. Demokrasinin de öyle. Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde demokrasi uzlaşma ve çatışmasızlık sistemi sanılır. Hasımlıkları unutalım, aklıselim sahibi olalım ve bu hedeflere ulaşmak için özellikle geçmişle hesaplaşmayalım. Çünkü belki kimse temiz değil… 1915’ten itibaren sayarsak üst üste yığılan yüz yıllık bir hesaplaşamama tarihidir bu. Ve o ölçüde çürümenin tarihi. Yunanistan’la nüfus mübadelesi, Nesturî ayaklanması, namütenahi inkılâp dayatmaları, art arda Kürt isyanları, Anadolu’da Gayrimüslim ibadet ve eğitim kurumlarının kapatılması, Trakya- Çanakkale pogromları, Dersim Tertelesi, 6-7 Eylül pogromu, 27 Mayıs askerî darbesi, 1964 Rum sürgünü, 12 Mart askerî darbesi, Kıbrıs’ın işgâli, 12 Eylül askerî darbesi, Kürdistan içsavaşı ve bunlara ilâveten daha nice hesabı verilmemiş ekonomik, sosyal, ekolojik cürüm… “Halkımızın sağduyusu” namına geçiştirilmiş, “net hata noksana” yazılmış dünyalar kadar ihlâl ve dünyalar kadar adalet beklentisi.
Sistemin nimetlerinden istifade etmek uğruna hukuku ayaklar altına alarak unutmak, suç ortaklığı demek olan uzlaşmalar aramak, sorunları ötelemekten ve onları biriktirmekten başka bir şey değildir. Bugün dönüp dolaşıp dayandığımız duvar yine bu “hukuksuzluğa meşruiyet kılıfı arama” duvarıdır. Ağlama ya da yüzleşme duvarı değil… Diğer tarafta gerçek bir demokraside maharet, doğal olarak siyasete taşınan ihtilafları azdırmamak, normalleşmelerine zemin hazırlamak, onları doğru yöneterek bunların çatışmaya ve kutuplaşmaya dönüşmesini engellemektedir. Bugünlerde işittiğimiz gibi istikrar adına bunları reddetmekte değil. Zira huzur arayışı, itidal ve üslupta sükûnet başka, illa ki uzlaşma başka.
CHP/ MHP muhalefeti ve istikrar adına “unutalım gitsin” demeye getirenler ormana bakmaktan ağaçları göremez durumda. Siyasetçilerin devasa hukuksuzluk ağaçlarını göremiyor olmaları hesapvermezlik kültüründen, diğerlerinin istikrar, huzur, uzlaşma sevdası ise sakat bir demokrasi okumasından… Sonuç: ileriye bakmaktan önünü görmeyen bir siyaset ve sesini bir türlü duyuramayan bir toplum…
Twitter@AktarCengiz
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020