Erol KATIRCIOĞLU
Son günlerde “hapisteki gazeteciler”, Paul Auster polemikleri çerçevesinde Türkiye’de ifade özgürlüğünün sınırları ve basın özgürlüğü gibi meselelerle ilgili bir tartışma yürümekte. Kimileri bu konulardan giderek hükümet karşıtı bir tutum alırken, hükümet de bu eleştirilere cevaben kendi yönetimleri süresinde Türkiye’nin geçmişiyle kıyaslandığında gerek ifade ve gerekse basın özgürlüğü konusunda çok ileri adımlar atmış olduğunu söylemekte. Doğrusu bu tartışmanın gerekli olduğu ortada ama tartışılan konunun arkasında bence değinilmeyen bir başka konu var.
Evet, Türkiye’de hapiste olan gazeteciler ve akademisyenler var. Bu bir sorun. Ama bu sorunun varlığından giderek Türkiye’nin ifade özgürlüğü olmayan otoriter bir ülke olduğunu söyleyebilir miyiz?
Bence söyleyemeyiz!
En azından ortada bir yargılama süreci var ve suçlananların suçlu bulunmayıp serbest kalmaları da mümkün. Bu nedenle de Paul Auster’ın söylediklerinin abartılı ve yanlış bilgiler üzerinden söylenmiş sözler olduğu ileri sürülebilir.
Peki ama buradan giderek Paul Auster’ın eksik bilgiler üzerinden kasıtlı davrandığını –hatta Ergenekoncu olduğunu–, asıl meselesinin Türkiye’nin ifade ve basın özgürlüğü olmayan otoriter bir ülke olduğu imajını yaratmak olduğunu söyleyebilir miyiz?
Bence bunu da söyleyemeyiz!
Çünkü bizdeki asıl mesele ifade ve basın özgürlüklerinin anayasal düzeyde olmasa da bu özgürlüklerin kullanılma araçlarındaki sınırlılıklar nedeniyle kısıtlanmış olmasıdır. O nedenle de Başbakan’a, Paul Auster’a kafa tutarken, hapisteki gazeteci ve akademisyenlerin gazeteci ve akademisyen olduklarından değil de teröre bulaştıklarından dolayı hapiste oldukları dayılanmasını yaparken bu gerçeği de hatırlatmak gerekir.
Üstelik bu gerçek AKP’nin yüzde 50 oy almadan önce gerçekleştirdiği bir durumla ilgili. Nasıl yeni Anadolu sermayesi gelişirken önünde eski sistemin sermaye gruplarının örgütlenme modeli olan “holding”i kendisi için de bir örnek olarak görmüş ve öylece örgütlenmişse tıpkı onun gibi AKP hükümeti de kendisinden önceki tekelleşmiş medyayı örnek alarak benzer bir tekelleşmiş medya yaratmıştır. Burada tekelleşmeden muradım “tek bir firma” değil kuşkusuz, ama aralarında bir çeşit koordinasyon bulunan firmaların birlikteliğini kastediyorum..
AKP’nin seçimlerde aldığı yüzde 50 oy sonrasında elde etmiş olduğu siyasi üstünlük ise “kurulu düzenin medyası” dediğim daha çok eski aktörlerin yer aldığı kesimde daha da büyük bir çözülmeye neden olarak medyayı hep bir ağızdan konuşan tek bir firma durumuna indirgedi.
Dolayısıyla “hapisteki gazeteciler” ve Paul Auster tartışmasında asıl tartışılması gereken bu tektipleştirilmiş ve tekelleşmiş medya ortamı ve bu ortamın tehlikeleri olmalı bence. “Hapisteki gazeteciler” konusu AKP karşıtlığı üzerinden kimilerine çekici bir konu gibi gelebilir ama asıl tartışılması gereken konunun medyanın bu “tek tipleşmiş” ve “tekelleşmiş” hali olmalı bence.
Böyle olduğundan şüpheniz varsa iktisattan bir örnek vererek durumu açıklamaya çalışayım. Ekonomide her hangi bir dışsal negatif şok olduğunda (mesela petrol fiyatlarında ani bir artış) firmaların buna farklı cevaplar verme olasılığı firmalar arası dengeyi bozar. Birinin diğerlerinden daha yüksek fiyat koyması pazarı kaybetmek anlamına geleceğinden, aynı durumda olan firmalar birbirlerinin nasıl davranacağını anlamak ve bir koordinasyon içinde olmak ihtiyacına girerler. Her ne kadar yasal olarak yapılan yanlış da olsa böylelikle rekabet yasalarını çiğnerler. Bir tür tekel konumu sağlarlar vs.
Şimdi “Uludere faciasını” medyaya dışsal bir şok olduğunu varsayarsak, medyanın nasıl davrandığına bakarak medyanın niteliği hakkında bir yorum yapabiliriz. Bir kere hemen hemen bütün televizyon kanallarının kendilerine olayla ilgili bilgiler gelmiş olmasına rağmen konuyu haberleştirmek için 12 saat beklemiş olmaları açık ya da gizli bir koordinasyonun varlığına değilse neye işaret etmektedir dersiniz?
Bu ülkede AKP yönetimi altında ifade özgürlüğünün de basın özgürlüğünün de çıkarılmış yasalar bağlamında sınırlandırılmış olduğunu söylemek doğru değildir ama aynı AKP yönetiminin gerek ifade özgürlüğünün ve gerekse basın özgürlüğünün araçları olan medyayı tektipleştirerek ve daha da tekelleşmesine yol açarak ifade özgürlüğünün de basın özgürlüğünün de sınırlanmasına neden olduğunu söyleyebiliriz. Bence tartışılması ve itiraz edilmesi gereken asıl budur.
Medyamızın tekleştirilmiş ve tekelleştirilmiş olmasıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025