Fehim TAŞTEKİN
İran İslam Cumhuriyeti Mahsa ‘Jina’ Emini’nin öldürülmesiyle başlayan ve kadınların yaratıcılık kattığı isyan karşısında boğun eğiyor, esnemek zorunda kalıyor. Kırılmamak için, kuru bir dal gibi.
İran Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri, kadını aşağılayıcı uygulamalarıyla yıllardır öfkeyi bileyen İrşad Devriyesi’nin (ahlak polisi) feshedildiğini duyurdu. Ayrıca Meclis ve Devrim Yüksek Konseyi’nin başörtüsünü zorunlu kılan yasayı gözden geçirmekte olduğunu ve sonucun 15 güne açıklanacağını belirtti. Örtünme zorunluluğu devrimden 4 yıl sonra 1983’te getirilmişti. Dayatılan İslami yaşam formunda bir gedik açıldı ve bunun burada durmayacağı öngörülebilir.
Yer yer işçiler grevleriyle, esnaf kepenkleriyle sürece omuz veriyor. Farslar, Türkler, Kürtler, Beluçlar, Araplar, Gilanlar ve diğer etnik gruplar değişim talebine ortak oluyor. Zahedan’da ‘çadorlu’ kadınlar bile sokaklara döküldü. Ama yine de müesses nizam faturayı kesebileceği ya da sorunun kaynağını örtebileceği “günahkârlar” arıyor. Dini liderin yanı sıra Devrim Muhafızları ve Besic komutanları isyandan haris dış güçleri, dahili hainleri ve aldatılmış gençleri sorumlu tutuyor. Besic Komutanı General Golam Rıza Süleymani, “Olayların arkasında 47 yabancı istihbarat teşkilatı var” iddiasında.
Elbette isyanı değerlendirmek için fırsatı kaçırmayacak ABD ve İsrail’in yanı sıra Körfez blokundan ülkeler var. Azerbaycan üzerinden “Güney Azerbaycan” gündeminin ısıtılması, Irak Kürdistanı’nda üslenmiş İranlı Kürt partilerin hareketlenmesi, Pakistan-Afganistan sınırlarıyla paydaş Belucistan’dan Sünni damarların kabartılması dış müdahale senaryosuna alan açıyor. Fakat çatışma görüntüsünün öne çıkarılması bir korkutma ve konsolidasyon taktiği olarak müesses nizamın işine yarıyor. Bakıldığı zaman 469 göstericinin öldürüldüğü olaylar sırasında güvenlik güçleri de 61 kayıp vermiş. Kayıpların yarısının Kürdistan ve Belucistan’da olması sürecin silahlanmaya evrilebileceği noktalara işaret ediyor. Bu verileri unutmadan fotoğrafın tamamına bakmak gerekiyor.
ÇİFT YÖNLÜ TAKTİK: GÜÇ VE MERHAMET GÖSTERİSİ
İran özellikle Kürt bölgelerindeki gösterileri bir kaos senaryosu olarak ele alıyor. Ve komplonun unsurları olarak Irak Kürdistanı’nda barınan İran Kürdistan Demokrat Partisi (İDKP), İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (Komele) ve Kürdistan Özgürlük Partisi’ni (PAK) işaretliyor. Bu grupları ABD, İsrail ve Körfez destekli terör örgütleri olarak niteliyor. İran yönetimi 1979 devriminden hemen sonra 4 yıl süren silahlı isyan halinin tekrarlanacağına dair komploda Kürdistan topraklarının silah ve milis sevkiyatında kullanılacağı tezini işliyor. Hatta kullanıldığını...
Kürt kentlerine yaklaşım iki türlü: Bir tarafta sert güç diğer tarafta kamu diplomasisi.
Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi 5 ay sonra ikinci kez Sine’ye gitti. Bir Kürt şehri bir cumhurbaşkanını bu kadar sık görmemişti. Reisi bir su projesinin açılışını vesile yaptı. Din adamlarıyla buluştu, Sünni imamın arkasında namaza durdu, esnafla selamlaştı. Bu görüntünün ne kadar işe yaradığını bir dükkanın önünden yansıyan görüntüler güzelce anlatıyor. Dükkan sahibi, Reisi’ye hürmeten ikramda bulunurken kadın müşteri cumhurbaşkanını umursamadan sırtı dönük işine bakıyor. Dükkan sahibi de sonradan halkı incittiğini belirtip özür diledi. Bu kadar!
Reisi Kürdistan halkının yine komploları boşa çıkaracağı mesajı verdi. Ancak İçişleri Bakanı Ahmet Vahidi aynı kente 11 Ekim 2022'de devletin gücünü göstermek için gitmişti. Kürt kentleri ağır güç çemberi altına alınıyor. Dahası Irak sınırlarına askeri güç yığılıyor. Tesnim ajansı “Devrim Muhafızları ayrılıkçı grupların sızmalarını önlemek için İran'ın batı ve kuzeybatı sınırları boyunca zırhlı ve özel birlikler konuşlandırdı” haberini geçti. İKDP kaynaklarına göre de Serdeşt, Bane, Piranşehr ve Hevraman taraflarında sınırlara kara ve füze birlikleri konuşlandırıldı.
İRAN’IN SALDIRILARI
Tahran, İran’a dış müdahalenin ana üssüne dönüştüğü senaryosuyla şiddetini Irak Kürdistan Bölgesi'ne yöneltiyor. 16 Eylül’de başlayan gösterilerin sönümlenmeyeceği anlaşılınca 28 Eylül’de Irak Kürdistanı’ndaki Koye, Kalazide ve Pirde’deki karargah ve üsler füzelerle vuruldu. 16 kişi öldü, 58 kişi yaralandı. 14 Kasım'da bir saldırı daha oldu, 3 kişi öldü, 10 kişi yaralandı. 20 Kasım'da tekrarlanan saldırıda 1 kişi öldü, 10 kişi yaralandı. 22 Kasım'da insansız hava araçlarıyla Erbil-Kerkük arasında PAK üsleri hedef alındı. Hava saldırıları nedeniyle İKDP’nin kullandığı Koye karargâhı boşaltıldı. Burası sınıra 200 km mesafede. Araçla 3 saatlik bir yol. Saddam zamanında tahsis edilen bir yer. Buraya ‘kale’ diyorlar. Saddam 1980’de İran’ı işgal ederek savaşı başlatmıştı. ABD’nin koordinatörlüğünde Körfez ülkeleri Saddam’ı finanse ediyordu.
Iraklı Kürtler, İran’ın desteği ile Saddam’a karşı; İranlı Kürtler de Saddam’ın desteğiyle İran’da yeni kurulan İslami rejime karşı direniyordu. İki yakanın Kürtleri yaslandıkları taraflar açısından ters düşmüştü. Irak Kürdistan Demokrat Partisi, İslami rejimin karşısında İKDP’nin hezimete uğramasına da ortak olmuştu.
ERBİL’E ÜLTİMATOM, BAĞDAT’A EV ÖDEVİ
İran Dışişleri Sözcüsü Nasır Kaani, Kürdistan sınırlarından İran’a silah ve ekipman sokulduğunu, isyan sırasında bunların güvenlik güçlerine karşı kullanıldığını öne sürüyor. Silah kaçakçılığından ABD ve İsrail de sorumlu tutuluyor. Bu gerilimin geçmişi var. Şubatta İran'ın batısındaki Kirmanşah kentinde Devrim Muhafızları'na ait SİHA üssü saldırıya uğramıştı. İran'a göre saldırı İsrail tarafından gerçekleştirildi. Bu olaydan birkaç hafta sonra İran, Erbil'in yakınlarında İsrail tarafından kullanıldığını öne sürdüğü bir binayı balistik füzelerle vurarak intikam almıştı.
İran, İranlı Kürt grupları bombalarken Erbil’e de bir ültimatom verdi: Bu gruplar silahsızlandırılacak, partiler sivil hareketlere dönüştürülecek, kamplar Kürdistan’ın iç bölgelerine taşınacak ya da buna razı gelmeyenler başka ülkelere gönderilecek. Sürgün adresi olarak akla gelen ülke Arnavutluk. Halkın Mücahitleri Örgütü’nün Irak’tan sonra ikinci adresi Arnavutluk olmuştu.
2003’teki işgal sonrası Irak’ta Şii milislerin hedefe koyduğu Eşref Kampı, Tiran’a taşınırken ‘seçilmiş mücahitler’ ABD’ye götürülmüştü. Bazıları 2005-2008 arasında Las Vegas’ta Müşterek Özel Operasyonlar Komutanlığı tarafından askeri eğitimden geçirildi. Bazıları Mossad’ın finansmanıyla 2007’de en az 5 nükleer bilim insanına suikast düzenledi. Halbuki Halkın Mücahitleri ABD’nin terör örgütleri listesindeydi. Kara dosyadan çıkıp ‘kullanışlı örgütler’ listesine yazıldılar!
BAĞDAT VE ERBİL’İN ÇÖZÜM PLANI
Tekrar Kürtlere dönersek, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani 15 Kasım’da Bağdat’taydı. Iraklı yöneticilere beklentileri iletti. İddia o ki alınması gereken önlemlerle ilgili 10 günlük süre tanındı. Kara harekatı başlatma tehditleri de bu pazarlığa eşlik etti. Bu yüzden Bağdat ve Erbil arasındaki trafik hızlandı. Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani bir haftada iki kez Bağdat'a gitti. Irak Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye ve İran’ın askeri operasyonlarını görüşmek üzere 23 Kasım'da toplandı. Oturuma Peşmerge Genelkurmay Başkanı İsa Aziz de katıldı. Ayrıca parlamentoda bu konuda özel bir oturum düzenlendi. Bu görüşmelerde sınırların kontrol altına alınması kararı çıktı. Kürdistan 24 kanalına göre Erbil ile Bağdat 3 bin sınır gücü görevlisinin Irak-İran sınırına konuşlandırılması konusunda anlaştı. Ardından çiçeği burnunda Başbakan Muhammed Şia el Sudani, 28 Kasım’da çantasında bir güvenlik planıyla Tahran’a gitti. Plana göre İran sınır hatlarında onlarca kontrol noktası kurulacak. Buralarda Irak sınır muhafızları ve Peşmerge birlikte görev alacak. İranlı Kürt gruplar kontrol altına alınacak. Bu gruplara Kürdistan hükümeti ya da partilerinden destek sağlanmayacak.
Sudani, İran’a yakın Koordinasyon Çerçevesi’nin başbakanlığa getirdiği ve Tahran’ın terslemek istemeyeceği bir isim.
Sudani, Irak topraklarının komşu ülkelerin güvenliğini istikrarsızlaştırmak için bir sıçrama tahtası olarak kullanılmasına izin verilmeyeceği mesajını Tahran’da da tekrarladı.
Neticede ne oldu? Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan’a göre Irak bu grupları sınırdan uzaklaştırma ve silahsızlandırma sözü verdi. Daha kritik mesaj dini lider Ali Hamaney’inkiydi. Sudani’ye "Tek çözüm Irak merkezi hükümetinin yetkilerini bölgelere de genişletmesidir" dedi.
İşin doğrusu ne Türkiye ne de İran sınırlarını askeri noktalar oluşturarak tamamen kontrol altına almak mümkün. Dağlık bölgeler olduğu için birkaç tabur askerle geçişleri kapatmak durumu çok değiştirmez. Ama değişen başka bir şey var: Kürdistan’ın daha fazla merkezin kontrolüne girmesi.
TÜRKİYE-İRAN’IN ÇAKIŞTIĞI ALAN
İran da Türkiye de kendi Kürt sorununu çözmeyip Irak’a ihraç etti. 1990’larda Kürdistan yönetimi, İranlı gruplarla sözlü bir anlaşma yapmıştı. Buna göre Kürdistan’da barınmalarına karşılık İranlı Kürtler İran içinde silahlı faaliyet yürütmeyecekti. Fakat son dönemlerde İran içindeki askeri kampların yeniden aktif hale getirildiği söyleniyor. Kürt partilerin silahlı senaryoya da hazırlandığı düşünülüyor. Her ne kadar İKDP “gösterilerin silahlı mücadeleye dönüşmesini isteyen tarafın kendileri değil mollalar rejimi olduğunu” savunsa da... Türkiye ise PKK’ye karşı operasyonlarına yer yer Iraklı Kürt partileri de ortak etti. İki ülke de Kürdistan Yönetimi’ni sıkboğaz ediyor. İran eskiden Erbil ve Süleymaniye üzerinde var olan etki kapasitesine, Kürtlerin ortak olduğu Bağdat’taki yeni siyasi yapı üzerinden devşirebildiği ‘merkez baskısını’ da ekledi. Kürdistan yönetimi 2003 sonrası yeni Irak’ın kurucu ortağı olsa da kendi güvenlik alanını merkezle paylaşmıyordu. Şimdi statükonun değişmesi bakımından taviz veriyor. Daha önce Türkiye’nin operasyonlarında sivil kayıplar yaşanınca merkezi güçler ile peşmerge arasında sınır güvenliğine dönük ortak önlemler gündeme gelmişti. Ama bu girişimler bir yere varamadı.
Türkiye ve İran’ın baskıları Bağdat’ın Kürdistan üzerinde kontrol kanalları açmasına yarıyor. Belki amaç da bu. Kürdistan’ın 2017’de bağımsızlık referandumuna gitmesi karşısında İran ve Türkiye, Bağdat’la işbirliği ile bu iradeyi boğmuştu.
Sonuç olarak İran, Irak Kürdistanı’nda merkezin kontrolünü artıracak çözümleri dayatıyor. Türkiye de Suriye sınırında durmayıp 30 km derinliğinde kurulacak bir tampon bölgenin efendisi olmak istiyor. Ayrıca Ovaköy’den Şengal, Tel Afer ve Musul’a inen bir başka kontrol alanı düşlüyor. Yani Kürdistan’ın statüsü bir kez daha iki bölgesel gücün tırpanı altına giriyor.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025