Fikret Bila
İktidar 2023'e kilitlenmiş durumda.
Bu kilitlenme, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıldönümünü görkemli şekilde kutlamaktan ziyade 2023 seçimini kazanmaya yönelik görünüyor.
İktidar ne açıkladıysa hepsi 2023'te yürürlüğe girecek.
İlk müjde Batı Karadeniz'de bulunan doğalgaz yataklarıydı.
Türkiye 2023'te enerjide dışa bağımlılıktan kurtulacaktı, çünkü doğalgaz tam 2023'te devreye alınacaktı.
Kanal İstanbul'un trafiğe açılması da 2023 için planlanmıştı.
Türkiye 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girecekti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın en yeni müjdelerinden "sıfırdan sivil bir anayasa"nın hedefi de 2023.
Nihayet yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığına göre Türkiye 2023'te Ay'a gidecek. Uzaya ve belki de Ay'a gidecek Türk uzay insanları için "astronot" veya "kozmonot" denilmesi istenmiyor, bunların yerine Türkçe bir isim bulunması gerekiyor.
Hepsi de bir süre önce açıklanan müjdeler olmasına karşın daha Meclis'te yeni kabul edilen 2021 bütçesinde bu projelerle ilgili olarak ayrılmış bir kaynak yok. Merkez Bankası, doları tutmak için 128 milyar dolarlık rezervi harcamış durumda, daha yeni yeni döviz tutmaya çalışıyor. 431 milyar dolar dış borç var. Bu yıl ödenmesi gereken dış borcun sadece faizi 179 milyon dolar. Enflasyon mutfakta yüzde 35 düzeyinde, salgın nedeniyle işsiz sayısı zirve yapmış durumda. Nereden sayarsanız sayın en az 10 milyon kişi işsiz. Kepenk kapatan esnaflar burnundan soluyor. Salgınla mücadelede Türkiye'nin gözü Çin'den gelecek aşıda.
Ankara S-400'leri nereye saklasak da ABD ile yeniden temas kurabilsek telaşı içinde. Oruç Reis Akdeniz'den çekilmiş, uzunca bir süreden beri limanda demirli.
Türkiye'nin bu haline bakınca açıklanan projelerin ülkenin hayati önemdeki hiçbir sorunuyla ilgisi olmadığı görülüyor. Ne Ay'a gitmenin, ne uzaya çıkmanın, ne yeni anayasanın, ne yıllar sonra çıkarılacak doğalgazın bugün insanların hayatta kalmak için mücadele ettikleri sorunlara bir faydası var.
O halde bu arka arkaya gelen müjdeler paketini neye borçluyuz?
Öyle anlaşılıyor ki Türkiye'nin acil ve günlük sorunlarına bir çözüm üretemeyen, halka herhangi bir alanda anlatacak başarı hikâyesi kalmayan iktidar, kulağa hoş gelen mega projelerle 2023 seçimini kazanmayı hedefliyor. Bugün için iktidara hiçbir maliyeti olmayan, hiçbiri için atılmış somut bir adım veya ayrılmış kaynak bulunmayan "müjdeler paketi" bir seçim kampanyasını andırıyor.
En taze müjdeye bakalım.
2023'te uzaya çıkıp Ay'a gitmek.
İktidarın yaptığı açıklamaya bakarsanız, Türkiye uzay yarışına giriyor, Türk astronotlar uzaya çıkıyor ve Ay'a iniyor.
Tabii Türkiye'nin ABD, Rusya ve Çin'le uzay yarışına girmesi büyük ve stratejik bir karar.
Ancak Sanayi ve Teknoloji Bakanı'ndan öğreniyoruz ki, Türkiye'nin uzaya araç fırlatma ve yörüngeye oturtma kabiliyeti yok. Türkiye'nin yapacağı uzay aracını uzaya taşıyacak füzesi de yok. Zaten haberleşme uydularını başka ülkelerden, para ödeyerek fırlatmamızdan bu biliniyordu.
Demek ki Türkiye bir uzay aracı yapacak, sonra yine haberleşme uydularında yaptığı gibi diğer ülkelerden bu aracı uzaya fırlatmasını isteyecek, kabul ederlerse bizim uzay aracı uzaya çıkacak. Uzaya çıkmakla kalmayacak, Ay'a da sert bir iniş yapacak. Böylece Türkiye uzaya çıkmış, Ay'la "ilk teması" sağlamış olacak.
Yapılan açıklamalardan, isim aranan Türk astronotların Ay'a ineceği mesajı çıkıyordu. Ancak onun da öyle olmadığını Türk Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım'dan öğrendik. Yıldırım, uzay projesinin 10 yıllık bir proje olduğunu açıkladı. Uzaya insanlı araç göndermeyi düşünmediğimizi, ancak 10 yıl sonra düşünebileceğini açıkladı. Demek ki Türk astronotların uzaya çıkıp Ay'a ayak asmaları gibi bir proje yakın gelecekte yok. 2023'te böyle bir gurur yaşamamız olanaksız.
Peki bu Ay'la ilk temas projesi için Türkiye kaynağı nereden bulacak?
Uzun Ajansı Başkanı Yıldırım, "o iş kolay" havasında, "100 milyon dolar atın desem atacak ülke çok" demiş.
Böyle dev bir proje için biraz garip bir finansman yöntemi.
Demek ki Türkiye, uzaya çok gitmek isteyen ama durumu olmayan ülkelere, "Hadi atın 100'er milyon dolar da sizi uzaya götüreyim" diyerek, bu milli projeye kaynak bulmayı düşünüyor. Bu konuda bu kadar hazırlıklı ve ciddi!
Tabii bu arada, ortaya 100'er milyon dolar atacak bu ülkeler, "Türkiye'nin uzaya füze fırlatacak rampası var mı, aracı uzaya taşıyacak füzeleri var mı" diye sormayacaklar.
Bu durumda 2023'e kala kala Türk astronot kalıyor.
İşte bir tek bu proje kolay…
Türkiye, ABD veya Rusya ile anlaşacak, önce Türk astronot yetiştirilecek. Sonra ABD veya Rusya'nın bir uzay yolculuğuna Türk astronotun alınması rica edilecek, parası neyse ödenecek veya Elon Musk'a bedeli ödenerek bir Türk uzaya gönderilecek.
Bu gerçekleşirse, astronotumuz Türkiye'ye döndükten sonra, büyük ihtimalle seçim meydanlarında iktidara mensup siyasetçilere eşlik edecek.
Türk astronot projesi hariç diğerlerinin göle maya çalmaktan farkı yok.
Türk astronotun da Türkiye'nin bugün yaşadığı ağır sorunların çözümüyle bir ilgisi yok.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021