Gürbüz ÖZALTINLI
“İdamı getirin bu işi bitirin”... Evladını kaybeden annenin çığlığı Sabah gazetesinin manşetine yerleştirilmiş. O anne bir insanın yaşayabileceği en derin acıyı taşıyor ruhunda. Öfkesini anlamayanın insanlığından kuşku duymak gerekir. Anaların acısı, onların gözyaşı üzerine kuru sözler etmeye hiç benzemiyor. Beklenmeyen anda gelen evlat kaybının yarattığı onarılamaz yıkıma tanık olanlardanım. Bir kadının hayatının ikiye bölünüşünü, aşılamaz uzaklıklara savruluşunu, kendi içine bükülüşünü, hiç tükenmeyen hüznünü tanıyorum. Evlat kaybı bitmeyen bir yastır.
Kürt sorununu bize o annenin sesindeki acıdan daha iyi ne anlatabilir? Gerçekle aramızda küçük bir adım var aslında. O gerçek şu: Bu topraklarda aynı acıyı yaşayan onbinlerce Kürt anası var. Aynı öfkeyle ağıtlar yakmış, umudunu yitirmiş; dilini bilmediğimiz, sesini duymadığımız uzak diyarların acılı anaları onlar da.
Karşılıklı olarak acılı analar biriktiriyoruz. Aslında hınç biriktiriyoruz. Onbinlerce insanın öldüğü yerde yeni ölümlerden medet uman bir cinnet toplumuna dönüşüyoruz. Ölmek ve öldürmekle olmadığını, her ölümün yeniden öldürme çağrısına dönüştüğünü görmüyoruz.
Kalabalığın uğultusu, sağduyunun sesini bastırıyor.
Çoğunluğun öfkesi, siyaseti teslim alıyor.
Siyasetin kendisi acılı analara dönüştükçe, varlık nedenini ortadan kaldırmakta olduğunu fark etmiyor.
Siyasetin işi acı ve öfkenin diliyle konuşmak değildir. Siyasetin işi, o acıyı, nefreti dindirecek yolları bulmaktır. Fakat ne yazık ki siyasi akıl öyle işlemiyor. Belli ki, iktidar ve güç hesaplarında, çatışmak, meydan okumak daha “yararlı” görülüyor. Anaların öfkeleriyle siyasetin soğuk aklı bir intikam dilinde kesişiyor.
Bu buluşmada analar ne kadar masum, ne kadar çaresizse; siyaset de o kadar kirli, o kadar faydacı gözüküyor.
Açlık grevlerinde Erdoğan’ın izlediği yolun, kullandığı dilin bende yarattığı duygu tamamen budur.
Erdoğan bütün yıkıcılığıyla, kibirli bir meydan okuma, aşağılama ve kışkırtma söylemine abandı.“Taviz veren” siyasetçi profilinden çekindiği kadar hiçbir şeyden çekinmediği anlaşılıyor. Gelebilecek ölümlerin değil, kendi nitelemesiyle “şantaja boyun eğmenin” tabanını aşındıracağını hesaplıyor. Seçim sandıklarını Kürt haklarının, uzlaşmanın değil, milliyetçi öfkenin belirleyeceğine inanıyor. İdam şantajını bile masaya sürdü. “Siyaset yapıyor.”
Elbette Kürt siyasetçiler de “siyaset yapıyor”. Onlar da hem taleplerini belirlerken hem de eylem sürecinde, hakların kendisinden çok güç kavgasıyla ilgili oldukları eleştirisini haklı çıkartan bir tutum izlediler. Anadilde eğitim hakkının bu yolla elde edilemeyeceğini bilerek talep etmeleri, Öcalan’a tecridin kaldırılması konusunda ara formüllere kapalılıkları, daha da öte serbest bırakılmasını telaffuz etmeleri hükümete çözüm için makul bir manevra alanı bırakmak istemediklerini düşündürtüyor. Bu tavrı, talep edilen hakların meşruiyetine olan inançla açıklayamayız. Erdoğan’ın hangi endişelerle tutumunu belirlediği netleşmişken, öte yandan hükümetin etkili bakanlarından savunma hakkı ve tecrit konularında olumlu sinyaller verilirken eylemi tırmandırmaları, “çözüm siyaseti”nden çok“çatışma ve sıkıştırma siyaseti”ne angaje olduklarını gösteriyor.
Sonuçta, Kürt siyasetinin soğuk aklının da ölümlerden yarar umduğu kuşkusu güçleniyor.
Öfkenin siyasete tahvil edilmesi, kaderimizi belirlemesi dediğim şey de tam bu karşılıklı tutumlar. Bu tutumlardan sadece birisini haksız ilan etmenin, sorumluluğu bir tarafa yıkmak için alabildiğine yüklenmenin, sorunun çözümü yönünde bir müdahale değeri taşımadığı artık anlaşıldı. Herkes kendi meşrebince söyleyeceğini söyledi ve ölüm sınırına gelindi.
Bu gidişin geri çevrilmesi gerekir. Her iki tarafın motivasyonlarını gerçekçi değerlendiren, aşılması gereken hakikati iyi tanıyan arabulucu seslere ihtiyaç var. Kürt liderlerin ve Erdoğan’ın siyasi hesaplarını değiştiremezsiniz, fakat krizden çıkabilecek bir yol bulabilirsiniz. Tarafların“kazanmadığı” ama “kaybetmediği” de bir çözüm üretilebilir. Bunun için her iki taraftan da ılımlı seslerin güçlenmesine ihtiyaç var.
Saygın tarafsız aktörlerin daha aktif olarak devreye girmesi yarar sağlayabilir.
Bütün bunlara rağmen sonuç da alınamayabilir.
Siyasetçilerin uzlaşma cesaretsizliğinin bedelini genç insanlar ödeyebilir.
Bu ülke yakından tanıdığı öfkeyi, nefreti biraz daha büyütebilir.
“Öleceksek ölelim” diyenleri bir yanda, “asalım” diye haykıranları diğer yanda hararetle destekleyenlere sormak gerekir:
İyi mi olur?
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023