Gürbüz ÖZALTINLI
Diyadin’de silahlar patladı. Siyasi aktörler, kamuoyu oluşturucular, yerleşik pozisyonlarına uygun sesler veriyorlar. Artık alıştığımız gibi, taraflardan birisinin başarısının yaşamsal önemde olduğuna inananlar çoğunlukta ve sahayı onlar dolduruyorlar. Siyasal iklimin, bu sert duruşu kışkırttığını hepimiz fark ediyoruz. Benim gibi, Kürt siyasi hareketi ve muhafazakâr siyasetin karşılıklı imha çizgisine doğru sürüklenmelerini tehlikeli bulan, tersine demokratikleşme sürecinin, bu kesimlerin, uzlaşmaları da içeren normal siyasi rekabetine bağlı olduğunu düşünenler için zor günler yaşıyoruz.
Ağrı’da olanların seçimlerle ilgisini ne reddeden var, ne de bundan şüphe duyan.
İktidar cephesi, seçimlerin üstüne silahın gölgesinin düşmesine izin verilemeyeceğini savunuyor. PKK’nın silahlı varlığının toplumsal iradenin özgürce oluşması ve seçim güvenliği önünde tehdit yarattığını söylüyor.
HDP ve ona yatırım yapan cephe, HDP’nin önünü kesmek amaçlı bir provokasyonla karşı karşıya olduğumuzu ileri sürüyor; fail olarak iktidarı işaret ediyor. Toplumu ikna etmek için yaslandığı temel argüman; PKK’nın silahlı varlığı ve yerleştiği bölgelerin bilinmesine rağmen iki yıldır çatışmasızlık politikası uygulanırken tam seçimler öncesinde bu politikayla uyuşmayan bir adım atılmış olması. Buna “Ankara’nın tuzakları” diyenler de oldu.
İktidarın, bu kritik seçimin öncesinde kitlelerin siyasal davranışlarını etkilemek için hamleler yapmayacağına, HDP’nin şiddetle ilişkisini topluma hatırlatan sahnelerden yarar ummayacağına kim kefil olabilir? İki yıldır varlığını sürdüren fiili statünün, seçime çeyrek kala bir valinin kimseye sormadan kendi köşesinde aldığı bir kararla bozulması, herhalde hiçbirimize inandırıcı gelmez. Ortada daha yüksek bir irade, daha geniş bir siyasi perspektif ve hesap olduğunu düşünürüz. Sonuçta gelişmeleri, iktidarın seçimlere giderken başvurduğu politik manevra olarak değerlendirmek mümkün olabilir. “İktidar” derken bile açılması gereken bir kavramdan, daha net adreslerden bahsedilmesi gerektiğinin farkındayım.
Ancak bu tartışmayı muhalefet kazanamaz. Neden mi? Bunca yıldan sonra gelinen bu noktada hala silahı elinde tutmaktan vazgeçmeyip, ondan fayda ummayı meşru sayarken; iktidarın elinizdeki silahın varlığını topluma hatırlatmaktan yarar ummasını gayrı meşru ilan ederseniz kimse sizi dinlemez de ondan.
Kürt siyasetine yön verenlerden, iktidarın en tepelerinde oturanlara; medyanın “her yolu bilen”kaşarlanmışlarından, iş dünyasının “ steril” kravatlılarına kadar; bu ülkede siyasetin tertemiz kürsülerden başka bir araç kullanmadığına inanan kimseyi bulamayız. “Koz” olarak masaya sürülecek hamlelerin meşruiyet sınırlarının “genişliği” hakkında tüm aktörlerin sağlam fikirleri vardır. 90’ların başında barışın eşiğinde silahsız 33 erin katledildiği, bir başka dönemeçte Silvan’ın yaşandığı, en sonuncusunda Paris’te kadınların vurulduğu bir tarihten geliyoruz. Uludere basiretsizlik sonucu yaşanan bir kaza mıydı yoksa büyük bir tuzak mı? Bunun cevabını da henüz öğrenemedik. Böyle bir ülkede, elinizdeki silahı bırakmaya yanaşmadığınızda, birileri de size “hem elinde silah tutacaksın hem de seçim kazanacaksın, o kadar da değil” diyebilir. Elindeki silahla, seçimlerde meşruiyet arama çabasının çeliştiğini toplumun gözüne sokabilir. Sen de, “iki yıldır bu dağlarda elde silah duruyorduk, tam seçimlere giderken bu askerler nereden çıktı” diyemezsin.“Bizi halkın gözünden düşürmek istiyorlar tuzak kuruyorlar” da diyemezsin… Dersen de dinleyen bulamazsın…
Öcalan, uzun yıllardan sonra Türkiye’de silahlı mücadele döneminin kapandığını net ifadelerle açıklarken, şiddetin Kürt hareketinin geleceği ve Türkiye demokrasisi yolunda bir kambur; taşınması imkânsızlaşan bir bagaj olduğunu gördü.
Bugünün Türkiye’sinde siyasi amaçlar için elinde silah tutanın, mağduriyet üzerinden sağlayabileceği bir meşruiyet kalmadı. Silah, mağduriyetin mecbur kıldığı bir “çare” değil, kendisi mağduriyet yaratan haksız bir araca dönüştü.
Onun için HDP eksenli muhalefet, iktidara yönelttiği provokasyon suçlamasına karşı, “o silahlı gücün orada ne işi vardı?” sorusuna hiçbir tatmin edici cevap veremiyor. Kürtçe yasaklanır, köylülere dışkı yedirilir, köyler boşaltılır, ormanlar yakılır, sokak ortasında infazlar yaşanır, toplu mezarlar kazılır, OHAL valiliği, JİTEM ortalığı kasıp kavururken “o silahın ne işi var?” sorusunun kabul edilir bir cevabı vardı belki. Ama artık yok.
“Silahı taşıyan sonuçlarına katlanır; siyasette kaybeder” günlerine geldik.
Yaşadığımız seçim süreci ve Ağrı olayları da bunu bize anlatmıyorsa hiçbir şey anlatmaz.
Yaşanılanı “Ankara tuzakları” olarak niteleyenlerin bir kısmı, AKP iktidarından kurtulmak için en ahlaksız tuzaklara destek vermekten çekinmeyenlerden; en kirli yapılarla kucak kucağa siyaset yapanlardan oluşuyor. Buralardan yükselen “siyasi ahlak” gösterilerinin kendi mahalleleri dışında yankı bulmasına imkân yok.
Onlar, iktidarla olan hesaplarını Kürtler üzerinden görmek için çok çabaladılar. Kürtlere, bıkmadan usanmadan elinizi tetikten çekmeyin telkininde bulundular.
Şimdi eller tetikte görüntü verilince tuzaklardan yakınıyorlar. O cephede yüzsüzlüğün sınırı yok.
Fakat bu arada olan Kürt hareketine oluyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023