İbrahim Karagül
Fırat’ın Doğu’su için geri sayım başlamıştır * Ana savunma hattımız Halep-Musul çizgisidir * Üç bölgeye müdahale, o harita parçalanacak..
Fırat’ın Doğu’su için Türkiye’de en fazla yazı yazan kişiyim. Daha kimsenin gündeminde bile değilken “Terör Koridoru” kavramını kullanan, onlarca yazı yazıp dikkat çekmeye çalışan benim.
Suriye savaşının mahiyetini, geldiği noktayı, “Türkiye Cephesi” projesini ve bunun bir kuşatma planı olduğunu, yüz yıl sonra yeni harita planlarında Türkiye’nin parçalanmasının ilk adımı olduğunu vurgulayan kişiyim.
İşte o yazılar yüzünden hedef haline getirildim..
Savaş çığırtkanlığı yapmakla, Türkiye’yi savaşa sokmaya çalışmakla suçlanmak bir tarafa, bu yüzden hedef haline getirilmek bir tarafa, örtülü bir ambargoya maruz bırakıldığımı biliyorum.
Bunu kimlerin yaptığını, bu yazıların kimlerin örtülü hesaplarını hedef aldığını, aslında gizli ajandalarının ne olduğunu, siyasi aklı bulandırarak başka başka teklifler hazırladıklarını, bütün bu tekliflerle “terör koridoru” ve “Fırat’ın Doğu’su” projelerinin hangi noktalarda buluştuğunu, bu trafiğin 15 Temmuz çokuluslu müdahalesi ile nasıl bağlantılı olduğunu, Türkiye Fırat’ın Doğu’suna müdahale etmesin diye şimdilerle ne tür angajmanlarla hareket edildiğini izleyen, anlayan, bu konuda zihni gayet net olan biriyim.
Türkiye Ekseni hedefi: Aldığımız pozisyon kimlik ve kişiliğimizdir.
Şahsen; Türkiye’nin milli çıkarlarının, bu vatan ve milletin coğrafyamızdaki bin yıllık tarih yürüyüşünün, yüz yıl sonra bugün bu yönde verilen mücadelenin ötesinde siyasi bir kimlik ve taraf seçmenin ahlaksızca olduğuna inandım. Hiçbir ajandayı, hiçbir hesabı, hiçbir gelecek düşüncesini bunun üstünde tutmadım, tutmam da. Çünkü diğer bütün siyasi kimliklerin, bu büyük hesaplaşmanın neresinde yar aldığını gördüm, içeride olanı da, yabancı olanı da gördüm.
Öyleyse bütün hesapların üstündeki tek hesabımız “Türkiye Ekseni” mücadelesidir. Vatan, coğrafya, tarih, gelecek, dünya algımız buna göre biçimlenmek zorundadır. Tarihin en keskin kavşaklarından birini yaşarken aldığımız pozisyon kimliğimiz ve kişiliğimizdir.
Yerlilik ve dışarıdanlık: Bu müdahale milli mücadeledir
Diğer ideolojik kimliklerin bu pozisyonu belirlemesinde “yerlilik” ve “dışarıdanlık” ölçütlerinin çok belirleyici olduğuna, muhafazakarlık ve İslamcılık kavramlarının bile bu çerçevede sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu kimliklerin ağırlıklı bölümünün çokuluslu müdahaleler için “operasyonel alanlar” olarak kullanılabildiğini fark ettim.
“Terör Koridoru” da, “Fırat’ın Doğu’su” da mili bir meseledir, milli mücadeledir, İstiklal Savaşı gibidir. Çünkü bir dış müdahaledir, işgaldir ve müdahale doğrudan Türkiye’yi hedef almaktadır. Bölgedeki ABD-PKK-İsrail ekseni bir cephe inşasıdır. Irak işgali öncesi gibi, Suriye savaşı öncesi gibi bir büyük projenin ön çalışmasıdır ve o proje Türkiye’dir.
Ana savunma hattımız Halep-Musul çizgisidir..
Öyleyse savuma hatlarımız sınırlarımızın sıfır noktasında değil, Halep-Musul çizgisinin üstü olan her yerdir. Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonundan sonra Münbiç ve Fırat’ın Doğu’sundan İran sınırına kadar olan kuşak, hiçbir şekilde bir örgütün ya da bölge dışı bir devletin hakimiyetine girmemelidir, giremez.
Gözümüzün önünde yüzlerce kilometrelik Türkiye cephesi açılmasına hiçbir siyasi akıl müsaade etmemelidir, edemez. Türkiye ile Arap dünyasını birbirinden koparacak coğrafyanın en keskin harita projelerinden birine sessiz kalınmamalıdır, kalınamaz. Bu bir Kürt meselesi ya da terör meselesi değildir, bu bir Batılı istiladır, Haçlı işgalleri ödemindeki parçalama planlarının aynısıdır.
Yüzlerce yıllık bilgelik ve akıl müdahale edecektir
“Bedeli ne olursa olsun, intihar anlamına gelse bile müdahale edilmelidir” dememin nedeni budur. Bugünün değil yarının coğrafyası inşa ediliyorsa, Türkiye ve bölgenin dinamikleri kendi coğrafya tasarımlarını dinç tutmalı, yüz yıl önceki çöküşü bir kez daha yaşamamak için aklını başına almalıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son günlerde ardı ardına “Fırat’ın Doğu’su” vurgusu yapması Türkiye’nin siyasi aklının yüzlerce yıl derinden gelen bilgeliğidir. Hesap anlaşılmıştır, oyun görülmüştür, duruş belirlenmiştir, müdahale edilecektir. Bu müdahale Türkiye’nin asla vazgeçemeyeceği bir sorumluluktur. Gelecek nesillere, Anadolu’ya, coğrafyamıza, tarihe karşı sorumluluktur.
Üç bölgeye müdahale, o harita parçalanacak..
Öyle görünüyor ki, “ansızın” bir süreç başlayacak ve o bölgedeki çokuluslu planlar altüst olacaktır. Kimsenin PKK üzerinden, DEAŞ üzerinden, ülkemiz içindeki etki çevreleri üzerinden bu ülkeyi oyunun dışına itme çabaları sonuç vermeyecektir.
“Zor oyunu bozar” dönemindeyiz. Sahada olma dönemindeyiz. Elini uzattığın yere kadar ulaşabildiğin dönemdeyiz. Öyleyse bu oyun bozulacaktır. Türkiye Akdeniz kapısını kapattığı harita projesinin, Doğu kapısını engellediği projenin belini kırmak zorundadır. Bu da Tel Abyad, Ayn el Arap ve Sincar gibi üç bölgeden söz konusu uğursuz harita tasarımını paramparça etmekle mümkündür.
Kimse endişelenmesin, hiç bir ülke Türkiye’nin bu müdahalelerine açıktan tavır alamayacaktır. ABD ya da İsrail veya bir bölge ülkesi buna cesaret edemeyecektir. Bölgesel ve küresel konjonktür onların bu cesaretini yok etmiştir.
Siz o zaman içerideki ‘ikame yapıları’ izleyin, neler göreceksiniz!
Evet, hazırlıklar tamamlanmıştır ve bu müdahale yapılacaktır. Bu coğrafyada kimlerin tarih yaptığını, coğrafya inşa ettiğini, harita çizme gücüne sahip olduğunu bir kez daha gösterme vakti gelmiştir.
Siz sadece, Fırat’ın Doğu’suna müdahale başladıktan sonra “içeride” kimlerin nasıl pozisyon değiştirdiğini, kimlerin gizli ajandası için harekete geçtiğini izleyin. Kendilerini gizleyemeyeceklerdir. İşte o zaman, 15 Temmuz sonrası FETÖ’den kalan boşluğa kimleri ikame ettiklerini çok daha net göreceksiniz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021