Kemal CAN
• Cumhur İttifakı’nda derin bir çatlak var mı?
Fitili yine Bahçeli ateşledi, af tartışması açıp Çakıcı’yı ziyaret etti. AKP’den gelen itirazlara rağmen tartışmayı uzattı. Bu ısrarın Demirtaş’ın tahliyesi üzerine yoğunlaşan gündemi bozmak kadar, AKP’yle başlayan itişmeyle de ilgisi olduğu kısa sürede anlaşıldı. Dolaylı cevap Tuğrul Türkeş’ten geldi: “Seçimden sonra ittifak bitebilir” dedi. Bu sözlerin “kişisel görüş” olmadığı, bir arka planı olduğu, AKP’nin MHP’nin oy desteğini yakın takibe aldığı Cumhuriyet gazetesinin haberleriyle ortaya çıktı.
AKP’de Cumhur İttifakı ile ilgili sıkıntının varlığı bir sır değil ama birden bu kadar görünür olması raslantı gibi durmuyor. Bahçeli isim vermeden Türkeş’i muhatap alarak “Saat ayarlı alçaklar” gibi çok sert karşılık verirken, “Bizi dışlamaya kimsenin gücü yetmez” dedi. Bu söz, birilerinin MHP’yi dışlamaya çalıştığını, en azından Bahçeli’nin böyle sezdiğini ve konuyu tepede sessizce çözemediğini gösteriyor. MHP Gaziantep adayı Sermet Atay’ın, “AKP alanda aleyhimize çalışıyor” sözleri de, meselenin yaygınlığını gösteriyor.
• İttifak çatlağı ve sistem krizi ne yöne ilerliyor?
Cumhur İttifakı’nın yaşadığı kriz, tarafların istediklerini aldıkları için yolları ayırma isteğinden çok, ittifaktan beklediklerini sağlayamama endişesinden kaynaklanıyor. Yani, herkesin kazanacağı bir formül olarak ortaya çıkan ittifakın, her parçası ayrı ayrı ve birlikte kaybetme korkusu yaşıyor. AKP alışık olduğu üzere, yeni ittifaklar için zemin, eski ittifaklar için tasfiye seçeneklerini çeşitlendiriyor. Bahçeli ise politik macerasını belirleyen dışlanma paranoyasının içine yeniden çekiliyor.
Sadece kazanıldığında mükemmel olan sistem ve sadece kazanmaya yaradığında anlamlı olan ittifak kurunca, tersi ihtimaller bütün ayarları bozuyor. Otomatik istikrar sağlayacağı iddia edilen sistemin büyük bir kriz üreteceği, daha ilk seçimi göremeden açığa çıktı. İktidar sözcüleri feryat figan “Aman ha valla kriz olur, seçim yenilenir” diyor. “Milletin Aklı” diye sunulan yerli, milli Cumhur İttifakı, ilk zorlanmada dökülmeye başladı. Ülkenin bekasını değil, kendi bekasını bile koruyabileceği kuşkulu hale geldi.
• Bu krizler seçim sonuçlarını ve sonrasını nasıl etkiler?
Seçim sonuçlarının bir taraftan çok açık, bir taraftan çok gizli birtakım sürprizlere gebe olduğu inancı giderek yerleşiyor. Çok kısa bir süre kalmış olması dolayısıyla, seçim sonuçlarını ittifaklar arasındaki oy hareketlerinden çok, ittifakların iç konsolidasyon yetenekleri belirleyecek. Böyle olunca da, her iki ittifak için de, yapabilirlik ve sürdürülebilirlik son derece önemli. Gelenden çok gideni görme, umuttan önce sorunu hissetme konusunda hassas seçmen süreci dikkatle izliyor.
Cumhur İttifakı’nda baş gösteren sıkıntılar, yönetememe krizleri, hikâye ve iddia kurma zafiyeti, Erdoğan’ın şahsında kristalize olan dağınıklık ve yaklaşan sert konjonktür ile birleşince zafer tablosu vaat etmiyor. Ya da, kazanılan bir seçimin zafer olarak adlandırılmasını imkânsızlaştıran bir sakatlanma öne taşınıyor. İktidar, krizin kendi içinden kaynaklandığını ve ittifakın içine doğru çökmekte olduğunu gösterdi. Destekleyicileri için daha az güven yaratabilir hale geldi.
• Millet İttifakı’nda seçmeni etkileyebilecek bir uyum ve yenilik var mı?
İktidar, ittfak yasasıyla tıpkı “T A M A M” sloganını hediye etttiği gibi, muhalefete bir imkân bağışladı. Hesap, zaten yürürlükte olan kendi ittifakının gücünü artırırken, yan yana durma fobisiyle muhalefeti sıkıştırmaktı ama tam tersi oldu. Cumhur İttifakı zorlanırken, muhalefet mecburiyetlerin sürüklemesiyle ve kamuoyunun desteğiyle farklı bir zemin oluşturdu. İçeriden ve dışarıdan gelen zorlamalara rağmen dağılma görüntüsü vermedi.
Başlangıçta ayrı baş çekme ve Cumhurbaşkanlığı seçimi odaklı bir zorlama içinde olan Meral Akşener, Muharrem İnce’nin adaylığının açıklanması sonrasında yaşananlarla, “ne olacak bizim restorasyon programı” demeye başladı. Ancak, yine de kaygılar eşliğinde yaşanan görüşme trafiği bir çatlak olarak değil, uyumlu bir işbirliği olarak yansıtılabildi. Hatta ittifak dışında tutulan HDP’nin de dahil olduğu bir anayasal çalışmada mutabakat sağlandı.
• Muhalefetin performansı uzun soluklu olabilir mi?
Seçmenin 24 Haziran kararı, büyük ölçüde iktidarın sorun çözme ve kriz üretme kapasitesi arasındaki makasa göre verilecek. Fakat, muhalefet blokunun birlikte davranabilme becerisi ve uyum ihtimali de ikinci en önemli faktör olmaya devam ediyor. Muhalefet İttifakı, seçim güvenliği meselesinde ve restorasyon programının zeminini oluşturacak anayasa uzlaşısı konusunda önemli bir mesafe almış durumda. Ortak sorunları konuşabilir olmalarıyla da daha normal ve yeni bir seçenek umudunu gösteriyor.
Muharrem İnce’nin “Rakibim beyaz Türk, ben zenci” çıkışı, iktidarın kimlik siyasetine sınıfsal bir perspektiften muhalefet etmenin işaretini veriyor. AKP’nin yıllardır dışarıda bırakılmış çoğunluğun temsilcisi gibi davranmasını ve muhalefeti “avantajlarını kaybetmekte olanlar” olarak etiketlemesini tersine çevirmeyi hedefliyor. İktidarı “memnunları” temsil etmekle suçlayarak, çizgiyi başka bir yerden çiziyor. Muhalefet için yeni bir ekonomik tercih penceresi açıyor, destek kümelerinin tanımlarını değiştirmeyi deniyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2026
5.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
15.12.2025
1.12.2025
23.11.2025
16.11.2025
3.11.2025
26.10.2025