Mithat SANCAR
En insanî hallerimizdendir: Durup dururken bir ezgi dolanır dilimize, olur olmaz mırıldanırız, bazen fısıltıyla, çoğu kez sessizce, kelimesizce.
Bazen de bir film sahnesi, bir roman cümlesi, bir şiir dizesi çakılır zihnimize. Zamanı belirsiz dalgınlık anlarımızda, kaybolur gideriz o sahnenin, o cümlenin, o dizenin kıyısız denizlerinde.
Geçen gün bir kitapçıda rafları karıştırırken, biri yanaştı yanıma. Kısa bir sohbet geçti aramızda. Edebiyat öğretmeni olduğunu, yazılarımı takip ettiğini söyledikten sonra, sıcak bir sitemde bulundu, yazılarımda uzun süredir edebiyata yer vermediğimi hatırlattı dostça. “Gerçeklik fena kuşattı bizleri, akılcı yazılardan fırsat kalmıyor” gibisinden aptalca sözler sıraladım ben de.
O gitti, ben de uzun bir yürüyüş yaptım. O haklıydı, ben ise saçmalamıştım. Oysa biliyordum gerçeklik ile hakikatin aynı şey olmadığını. Bir şeyin gerçekliğini anlamanın, onun hakikatine varmak demek olmadığını... Gerçekliğin bile sadece “akıl”la kavranamayacağını, hele hakikatin soğuk mantığa dayalı düz cümlelerle hiç anlatılamayacağını...
En acımasız gerçekliğimiz olan savaşı ve hakikatimizle buluşmanın büyülü ışığını vaat eden barışı yazmaya çalışıyorum haftalardır, ama akılla ve mantıklı tahlillerle. Bulunduğum yerin çorak yanlarını bana gösteren o kısa sohbetten sonra, aslında savaşı ve barışı en iyi anlatanların hep edebiyatçılar ve sanatçılar olduğunu yeniden hatırladım. Bunu unutmuş olmak bile, ne aptallık, değil mi?
O günden sonra, kütüphanemin edebiyat kısmını daha sık ziyaret etmeye başladım. Daha önce okuduğum kitapların sayfalarını hızlı hızlı çevirdim, okumadıklarımı elden geçirdim. İzlediğim veya izlemek üzere not ettiğim filmleri yokladım.
Bir film
Nicedir yeniden izlemek için ayırdığım filmlerden biri de Cennette Beş Dakika’ydı. Alman sinemasının yeni kuşak ustalarından Oliver Hirschbiegel’in yönettiği film, Kuzey İrlanda’daki savaşın ve barışın hakikatinden bir boyutu anlatıyor. Yıl 1975, savaşın en dizginsiz zamanları. Protestan bir ailenin çoğu olan 17 yaşındaki Alistair, Ulster Gönüllüleri’ne katılır. Öldürmenin olağanlaştığı bir ortamda Katoliklere karşı kin ve nefretle yetişen Alistair, bir “düşman” öldürmek istediğini örgüt sorumlusuna söyler, gerekli onayı alır ve üç arkadaşıyla birlikte 19 yaşındaki Katolik Jim’in evine gider. Hava kararmıştır, Jim’in 11 yaşındaki kardeşi Joe, evin önünde top oynamaktadır. Kar maskeli Alistair, pencereye yaklaşır, silahını Jim’e doğrultur ve tereddütsüz ateş eder. Jim o anda ölmüştür, Alistair soğukkanlı bir şekilde döner ve 11 yaşındaki Joe’yla göz göze gelir. Joe donmuş gibidir. İkisinin de hayatının kalan bölümünü esir alacak bir andır bu.
Alistair, yakalanır, 12 yıl hapis yatar. Joe ise, başta annesi olmak üzere çevresi tarafından cinayetin müsebbibi olmakla suçlanır. İkisinin de hayatı darmadağın olmuştur. Alistair, katil olma duygusuyla baş edemez bir türlü. Joe ise, Alistair’i öldürmekten başka bir şey düşünmez. “Beş dakika” süreceğini düşündüğü bu ânın hayaliyle yaşar. O beş dakika, kendisi için yegâne cennettir. Alistair ise, Joe’yle yüzleşip affedileceği ânı bekler durur. Kendisinin cehennemi de o “beş dakika” sayesinde son bulacaktır.
Yıl 2008, yüzleşme vakti... Sonrasını anlatmayayım artık.
Bir şair
Bu filmi izlerken, savaşın açtığı görünür yaralardan çok daha fazlasının saklı kaldığını, yüzbinlerce insanın ve dahi bütün toplumunun hakikatinin bu yaralarda yattığını düşündüm. Aklıma İsmet Özel’in muhteşem şiirlerinden olan “Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü”nün o muhteşem dizesi geldi:
“Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda...”
Savaşın açtığı yaraları kapatmak hiç kolay değil, ama savaş bitmeden o yaralarla yüzleşmek de mümkün değil. Yani savaşın yaralarını savaşla kapatamayız, sadece barış bize bu şansı verebilir. Şimdi bu şans ayağımıza gelmiş. “Öyle olmaz, böyle olmaz” deyip deyip yaralara tuz savurmak da ne oluyor Allah aşkına?
Hayata dışarıdan, hele de tepeden bakanlar, hayatı anlayamazlar, değiştirmeleri ise hiç mümkün değil. Hayat denen şey, o süslü ve güya lekesiz şablonlara hiç uymaz.
Bir yazar
Hayattan uzaklaşmanın garantili yolları vardır. Bu yollardan biri, “ne o, ne bu” kolaycılığı; bir diğeri de “ya o, ya bu” indirgemeciliğidir. Oysa hayatımın ustası bellediğim yazarlardan olan Marguerite Yourcenar’ın dediği gibi;
“Hayat olası bütün tanımlardan daha karmaşıktır; basite indirgenmiş her imge, kaba olma riskini taşır her zaman. Şairlerin kesin terimlerden kaçınmasını onayladığımı da sanmayın, onlar sadece düşlerini bilirler; şairlerin düşlerinde hakikat payı çoktur, fakat hayat bu düşlerden ibaret değildir. Hayat şiirden daha fazla bir şeydir; fizyolojiden daha fazla bir şeydir, hatta o kadar uzun zaman inandığım ahlâktan da. Hayat bunların hepsidir: hayat, hayattır. Tek servetimiz ve tek lanetimizdir.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2015
22.03.2015
12.02.2015
5.02.2015
27.01.2015
20.01.2015
13.01.2015
6.01.2015
29.12.2014
23.12.2014