Murat BELGE
Haziran’a, yani seçime yFaklaşırken, iktidar partisi en yetkili ağızlardan, HDP’ye yüklenmeye başladı. Yalnız HDP ile de yetinmiyor ve sorunu kişiselleştirip Selahattin Demirtaş’ı hedef alıyorlar. Cumhurbaşkanı soluklanırken Başbakan, o dinlenirken Bülent Arınç, endaht atışı kesilmiyor.
Derken beklenmedik bir takviye olarak CHP ve Kılıçdaroğlu da ilân edilen seferberliğe katıldı. O da değişik bir nağme çalıyor ve AKP ile HDP’nin aynı oyunun iki “oyuncusu” olduğunu söylüyor. Oyun aynı oyunsa, niçin ve nasıl bu iki parti birbirinin böylesine aleyhinde konuşuyor? Kılıçdaroğlu’nun buna somut bir cevabı yok –oyunun çok kurnazca oynandığını belirtmek dışında.
Ancak, HDP’ye ve Selahattin Demirtaş’a “saldırma” fiilini ele alarak baktığımızda, bu sefer AKP ile CHP de aynı safta görünüyorlar. Demek böyle “görünmek” temelinden yorum yapmaya başladığımızda, saflar falan karışıyor.
Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı silâhlı bir hareket olarak PKK savaş verirken, bu hareket içinde nihaî kararı kimin verdiği sorusu, Türk tarafını fazla ilgilendirmiyordu. Çözümün “barışçı” olması gündeme gelince, “o taraf”ta bu kararı kimin vereceği, olağanüstü önem kazandı: “metonimik” adlandırmalarla “Kandil” ve “İmralı” diyoruz. Çok kıyı bucak gitmeye meraklıysak, bir de “Brüksel” diyebiliriz. HDP’ye böyle “yer adı” veremiyoruz; HDP, HDP’den ibaret.
CHP, özellikle bu “barışçı çözüm” imkânı belirlediğinden beri, “Çözüm yeri Parlamento’dur” dedi. İmralı’da, Öcalan’la görüşme yapılmasını onaylamadı. Bu, doğru bir karar gibi görünebilir: mademki “barışçı”, dolayısıyla “yasal” bir çözümden yanayız, Kürt halkının yasal temsilcilerinden biri olarak görünen HDP’yi “muhatap” saymak düşünülebilir. Birleşik Krallık müzakereyi IRA ile yapmıyor; “sivil kanat” devreye girdi.
Ama hiçbir şeyin simetrisi tutmayan Türkiye’de durum böyle değil. HDP’ye ne zaman bir şey sorulsa, “İmralı’yla görüşün” ya da bazen “Kandil’le görüşün” diyor. “Yasal görünen benim ama,” demek oluyor bu, “karar verme otoritesi orada”.
CHP’nin de bu durumu gördüğü için, “Parlamento” ve “HDP” diyor olması muhtemeldir, düşünülebilir –yani, orada olmayacağını bildiği için “çözüm orada” diye ısrar ettiği. Çünkü ben CHP’nin bu sorunu Türk milliyetçilerini mutlu etmeyecek bir çözüme götürmek istedikleri kanısında değilim. Böyle bir işaret de almadım.
Peki, AKP ne yapıyor? –ortada bir tane AKP varsa? Bu sorun sözkonusu olduğunda sanırım bir tane AKP var. Üç Kürt merkezinin karşısında.
Bu üç merkez arasında, bir anlamda, en zayıf konumda olan “İmralı” metonimisiyle andığımız Öcalan. Kürt halkı açısından “en yetkili” kabul edildiği için güçlü, İmralı’da olduğu için zayıf. “Kandil” en illegal, çünkü silah onun –elinde– gücün nihaî kaynağı. Aynı nedenle en legal HDP, bunların arasında daha zayıf olanı.
Öyleyse niçin AKP her kademesini HDP’ye ve özellikle Selahattin Demirtaş’a vurmak üzere seferber etmiş durumda?
Çünkü, AKP’nin kendi başlattığı (ne iyi etti de başlattı sözünü de esirgemeyeceğim) “barışçı çözüm”, bütün işaret levhalarının oklarını demokrasiye, demokrasinin kurumlarına, Parlamento’ya vb. doğru yöneltti. O yönde ilerlemenin araçları da HDP’nin elinde. Bu arada cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası ilginç imkânlara işaret etti ve doruktan aşağı inişe geçen AKP’de –daha doğrusu Erdoğan’da– Demirtaş kişiliğine ilişkin endişeler yarattı.
“Barışçı” sıfatını aklı başında herkes tutuyor. Tutmayan MHP vb. de pratik düzeyde ortalığı karıştırmaktan (“karıştıran” olarak tanınmaktan) kaçınıyor. Onun için Erdoğan “Barışı ben getirdim” pankartını elinden bırakmaya niyetli değil. Ama barış getirmenin oy avantajını da kendisiyle oy yarışına girecek biriyle paylaşmak istemiyor.
Dolayısıyla barışı bu şimdiki somut yarışta bir oy hesabı olmayacak biriyle paylaşmalı. Bu da, “Kandil” değil “İmralı” olur elbette. Hani ünlü “iyi polis/ kötü polis” hikâyesi vardır. Şimdi, bu hesaplar ortasında AKP ve Erdoğan açısından “İyi Kürt” olmak Abdullah Öcalan’a, “Kötü Kürt” olmak da Selahattin Demirtaş’a nasip oldu.
AKP ile CHP’nin nişan tahtasında ortasına Selahattin Demirtaş’ı yerleştirmesine MHP de itiraz etmeyecektir. Bu da bir “Milli Koalisyon” sayılır.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025