Mustafa PAÇAL
Hepimiz bir demokrasi sınavından daha başarı ile çıkamadık herhalde.
Herhalde diyorum çünkü başarılı olmak için henüz zaman tükenmiş değil, istersek yeniden birbirimizi dinlemeyi ve anlamayı deneyebiliriz.
Denemeliyiz, çünkü günümüzde bütün gelişmiş demokrasiler bu tür fırsatları iyi değerlendirdiği için, daha güçlü iletişim ve etkileşim ortamları sağladıkları için, demokrasi kalitelerini yükselterek, örnek demokrasi durumuna gelmeye çalıştılar ve hâlâ çalışıyorlar.
Oysa Gezi eylemleri de bize pek çok açıdan demokrasi deneyimi için çeşitli iletişim ve etkileşim olanakları sundu.
Bunu anlayamadık...
Anlayamadık çünkü, demokrasi kültürümüz anlamamıza yardımcı olacak kadar gelişmiş değildi.
Gezi eylemlerinden çıkarılacak oldukça önemli demokrasi dersleri oldu ve bu durum hâlâ devam ediyor.
Öncelikle şehirlerde yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinin, çoğulcu ve katılımcı yöntemlerle nasıl olabileceği konusunda, Gezi eylemleri parmağını gözümüze sokan örneklerle dolu olduğunu, yerel yönetimler olarak göremedik.
Göremedik ve kentine, çevresine, parkına sahip çıkmak isteyen sorumlu yurttaşların üzerine iletişim araçları ile değil, toplumsal müdahale araçları ile gittik.
Neden, çünkü devlet/ hükümet, sorunu bir komplo ve dolayısıyla bir güvenlik sorunu olarak algıladı.
Bu şuna tekabül ediyor: tarih boyunca “üç kişi birarada ise” güvenlik sorunu oluşmuştur diyen, bir devlet zihniyetinin hâlen geçerli olduğu demektir.
Bu arada ben olsam, validen İçişleri bakanı yapmam, psikoloji eğitimi almış bir uzmandan yaparım.
Niye, çünkü günümüz dünyasında yaşanan toplumsal olayların hemen çoğu, kitlelere güvenlik öncelikli tedbirlerle yaklaşmaktan kaynaklanıyor. Halbuki işin psikolojik yanı dikkate alınsa, örneğin etkili iletişim kurulsa, güvenlik tedbirlerine çoğu zaman ihtiyaç kalmayabilir diye düşünüyorum.
Devam edelim; Gezi Parkı’ndan çıkan olaylar giderek çevreci bir eylem olmasının yanı sıra, polisin orantısı hesaplanamayan aşırı gazlı güç kullanması sonucu, Başbakan Erdoğan ve hükümete karşı protesto eylemlerine dönüştü.
Bu arada bazı kişi ve grupların saldırgan tavrına karşı polisin gerekli önlemleri almasını, aklıselim sahibi herkes kabul etti.
Ancak polis yine de burada vandallarla, göstericileri karıştıran bir görüntü çizdi.
Bu görüntüler medya tarafından tüm dünyaya aktarıldı.
Bu ülkede bu polisin aşırı şiddet kullanması bir ilk değil,1 Mayıslardan ve diğerlerinden bunları anımsıyoruz.
Burada kritik olan durum şu; polis, olayların ve kişilerin üzerlerine giderken elindeki gücünü hangi oranda kullanıyorsa, bu onun amirlerinden aldığı emrin tonunu yansıtıyor demektir.
Güvenlik güçlerinin toplumsal müdahalelerde değiştirmesi gereken yanı da bu bence...
Amire, müdüre göre müdahale değil, insan haklarına uygun standartlarda müdahale yapılması, Gezi olaylarının öğrettiği başka bir konu oldu.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjon Jagland Gezi eylemlerini değerlendirirken “İnsan hakları ihlali hiçbir ülkenin iç sorunu olamaz” dedi. Avrupa Parlamentosu (AP) Gezi eylemleri nedeniyle Türkiye’yi kınayan bir karar aldı.
Başbakan AP kararını tanımıyoruz diyerek rest çekti. Avrupa- Türkiye ilişkileri tam da yeni diyalog başlangıçları ve AB müzakerelerinde adım atılacağı sırada iyice gerildi.
Bu durumun etkilerini iki şekilde görmek lazım, birincisi Başbakan yeni anayasa ve demokratikleşme sürecini askıya alıyor demektir ki bu, doğrudan barış sürecini de olumsuz etkileyecek bir gelişme olacaktır ; diğeri ise, ekonomiye bu siyasi tavrın etkileri olumsuz yansıyacak demektir. Zaten büyüme oranlarında belli bir süredir devam eden durağanlaşma, “duran adam ekonomisi” olabilme riski taşıyabilir.
Halbuki Gezi eylemlerinin yarattığı kasvetli havayı dağıtmak için, Sayın Başbakan’ın “Bana komplo kurdular, faiz lobisi saldırıyor, Batılı güçlerin oyunu” gibi vehimlerden hızla sıyrılarak ve yedi düvelle kavgalı görüntüsünden çıkarak, Türkiye’nin gerçek gündemine geri dönmesi herkes tarafından beklenen doğru bir siyasi tavır olarak görülüyor.
Sayın Başbakan’ın Türkiye’nin gerçek gündemi olan, barış ve demokratikleşme ile ekonomide istikrarlı büyümenin sürdürülmesi konularına dönmesi elzem görünüyor.
Yeni anayasa süreci neredeyse gündemden düştü, Anayasa Uzlaşma Komisyonu fiilen görevine son vermiş durumda gözüküyor. Diğer yandan barış ve çözüm süreci konusunda özellikle BDP sürece ilişkin artan kaygılarını, bir an önce demokratikleşmede özellikle kültürel haklar ve özgürlükler alanında adımların atılmasını istiyor.
Artık Gezi Parkı bir memleket meselesi de olmaktan çıktı, dünyanın meselesi oldu. Gerek Gezi’ye Topçu Kışlası yapılması, gerek AKM’nin yıkılması bundan sonra “ben yaptım olacak” demekle olacak işler değil, artık bunları yargıya ve halka bırakalım.
Gezi eylemleri hepimize demokrasi dersleri verdi. Şimdi hepimiz için demokrasi ödevlerimizi yerine getirme zamanı...
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020