Ömer F. Gergerlioğlu
Charlie Hebdo saldırısı, Avrupa'nın kalbinde yapılmış bir saldırı ve dine mesafeli bir laiklik anlayışının olduğu Fransa'da büyük bir şok oluşturdu. Bu şok dalga dalga yayılarak Batı'nın tüm ülkelerinde derin bir travma oluşturdu.
Bu olay sonrası ne olur? Avrupa'nın 11 Eylül'ü denen bu katliamla ilgili olarak dünya nereye sürükleniyor. Farklı dinden, ideolojiden insanlar nasıl mevzileşecek? Dünya daha kötü bir yer mi olacak, yoksa bu toplumsal yarılmayı aşabilecek miyiz?
Görüntü iyi değil, şu ana kadar olanlar daha kötü bir yere doğru gittiğimize dair karamsarlığımızı arttırıyor. İslamcılarımızın çoğu yine savunma, komplo, refleksine sarıldılar. Olayın failinin "derin, karanlık güçler" olduğu, "gündem saptırmak için yapıldığını" ileri sürerek dindarların zarar görmemesini sağlamaya çalışıyorlar. Bir kısmı da olayı sahiplenerek İslami kaynaklarda yeri olduğunu düşünerek başka yayın organlarına da tehdit yolluyorlar.
Laik kesimde ise yine bir başka telaş yaşanıyor ve "evet gerçekten İslam bu, bu İslam anlayışından uzaklaşalım, dine daha mesafeli olalım, bağnaz bir anlayışın neresiyle artık olabiliriz ki?" şeklinde bir tepki var. Saldırının Batı değerlerine yapıldığını düşünen, topyekün bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu düşünen bir kesim var. Bu da yanlış.
Batı, İslam dünyasının ruh halini hiç önemsemiyor. Halihazırda hem nüfus olarak artan hem de ezilmişliğin arttırdığı bir öfke patlaması yaşayan İslam dünyası var. Batı'daki öfkeli olanlara kalsa, İslam dünyasını topraklarından sürmek gerekecek, az gelişmiş bu mahlukları mümkünse hiç görmemek gerekecek, onlara yapılacak her türlü zulüm yerindedir, meşrudur. Bu mantığı biz 11 Eylül saldırılarından sonra Afganistan'a, Irak'a saldıran ABD'de gördük. Bu mantığın hiçbir işe yaramadığını, daha öfkeli bir tepkisellik ürettiğini, yeni şiddet örgütleri oluşturduğunu gördük. Demek ki şiddete karşı olan tepki, şiddetin nedenini, kaynağını bilmeden hareket ediyorsa ateşin üzerine benzin dökmekten başka bir şeye hizmet etmemektedir.
Bu saldırıyı sadece ve sadece düşünce özgürlüğüne yönelik olarak algılamak ve yansıtmak yanlış olur. Hakareti ifade özgürlüğü olarak görmek ifade özgürlüğünü katleder. İnsanlığın gelişimi, insanı insan yapan düşünceyi ifadenin önünün açılmasıyla olmuş ve olacaktır. Ancak sınırsız ifade özgürlüğü ve hakarete varan "tabuyu eleştiri isteği" ise dünyayı gelişime değil kaosa iter. Her iki kesim de diğerinin hassasiyetini anlayamıyor. Biri sınırsız ifade özgürlüğünü "olmazsa olmaz" görürken diğeri kutsala dokunmayı "hakaret" sayıyor. İnançlar dünyasındakilerle, tabulara dokunma isteği konusunda sınırsız özgürlük isteyenlerin sınırları birbiriyle aynı olmuyor. Bu sınırların farklı din ve anlayışlara göre farklı, flu olması bir realite, tahammül edilmesi, geliştirilmesi gereken olgudur ancak sınırsızlık isteği normaliteyle bağdaşmamaktadır.
Fransa Dışişleri Bakanı Laurernt Fabius'un Hz. Muhammed'i çıplak resmettikleri karikatür sonrası Charb'a "ateşin üzerine benzin dökmek cidden mantıklı ve akılıca bir fikir mi" diye sorduğunu unutmayalım. Kendisini eleştirenlerin protesto gösterisinin yasaklanmasını ifade özgürlüğünün kısıtlanması olarak eleştirse de Charb'ın kutsalı sınırsız eleştirmenin inciticiliğini anladığını düşünmüyorum.
Sınırsız özgürlük isteyenler Müslümanların buna boyun eğmesini beklerken yanılıyorlarsa, Müslümanlar da ancak yüzyıl sürecek iç muhasebelerini yapma ve kendilerini değiştirme, asla döndürme, dünyaya örnek olma gereğini ön plana almadan hemen "İslamofobi" söyleminde yanılıyorlar. Karşılıklı birbirini anlamama, sonunda artan nefreti doğurur. Hiç kimsenin kesinlikle yanlış da olsa çizdiğiyle ölümü hak etmeyeceği ve ifadenin hakaret sınırını geçmeden beyan edilmesi konusunda farklı toplum kesimleri mutabık kalsa ilk adımı atacağız aslında.
Batı'nın ve İslam'a pek sıcak bakmayan aydınlarımızın İslamofobiyi de gündeme getiren her dindarı IŞİD'çi katillerle aynı kefeye koyması büyük hatadır. Batı, yaptığı çifte standartlara yönelik haklı itirazların muhasebesini yapmadıkça kısır döngüyü bozamayacaktır. İki dünya arasındaki uçurum ve nefret artacaktır. Dindarlar da kendi özeleştirilerini hiçbir komplekse kapılmadan yapabilmeliler. Bazıları dindarların İslami geleneği tartışmasını bile "İslam'ı temize çıkarma" olarak görürken, bazı dindarlar da bunu kompleks sanıyor.
Karşılıklı birbirimizi anlamadığımız müddetçe nefret ve kavganın artışı kaçınılmaz. CNN TÜRK tv'de Şirin Payzın'ın programında bunları anlatmaya çalıştıkça bazı konukların Batı'nın ve İslam'ın sorunlarını beraber konuşma gayretini "klasik Müslüman savunmacılığı" olarak gösterme gayreti, toptancılık hastalıkları umut kırıcıdır. İstemesem de gelecekteki dünyanın bundan sonra daha karamsar bir yer olacağı yüksek bir ihtimal dairesindedir.
Biraz da Hasan Cemal'in dünkü önemli yazısına atıf yapayım. Şu an Frantz Fanon'u haklı bulan Müslüman dünyanın öfkeli gençlerini söylediklerimizle daha mı radikalleştirelim yoksa olgun ve kuşbakışı tarafsız değerlendirmelerle dünyayı uçurumun kenarından biz mi alalım?, mesele budur. Entellektüllerimizin bu bilinç ve soğukkanlılık içerisinde olması gerekir. Bu ikilemi tespite bile "savunmacı İslam" dersek bu sorunu hiç anlayamayız. Entellektüellerimiz, kendi dönüşümlerini hatırlayıp güncel durum için aceleci olmayan daha derin analizler yapmalılar. Aslında mesele her iki tarafın ideoloji farkında değil, kutuplaşma isteyenleriyle istemeyenleri arasında. Öfkeden kurtulup bu kurtuluş reçetesini herkes bir görebilse... Liderlerin yaptığından ziyade aydınların toplumu dönüştürme gücünün yüksek olduğunu dünya tarihine bakarak hiç unutmayalım ve umudu koruyalım.
www.omerfarukgergerlioglu.com
Karşılıklı birbirimizi anlamadığımız müddetçe nefret ve kavganın artışı kaçınılmaz.
.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018